DEM Parti Genel Başkanı Tulay Hatımoğulları Oruç, "İşçilerin haklarını gasp eden Yıldızlar Holding'e bir uyarıyı da biz buradan bir kez daha yapıyoruz. Amasız, fakatsız, eksiksiz ve zaman geçirmeden işçilerin haklarını tanıyın" dedi.
Oruç, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Oruç, gözaltı ve operasyon furyasına uyandıklarını belirterek, dün Kazancı Yokuşu'nda 1977 1 Mayıs'ında katledilenleri anmak için oraya karanfil bırakmak için gidenlerin gözaltına alındığını ifade etti. Oruç, "Bugün bizler barışı konuştuğumuz bu süreçte bugün Türkiye'nin demokratikleşmesinin ne kadar önemli olduğunu konuştuğumuz bu süreçte hala klasik bir biçimde baskıların devam ediyor olması hala bildik, tanıdık, on yıllardır devam eden gözaltı ve operasyonların yine bu şekilde devam ediyor olmasını kabul etmek mümkün değil. Bu sürecinde asla doğasıyla uygun bir durumda değildir. Buradan bir kez daha ifade ediyoruz ki bir Mayıs engellenemez. Ezilenlerin ve sömürülenlerin haklarını savunanlar gözaltına alınamaz, tutuklanamaz" ifadelerini kullandı.
Oruç, konuşmasında iş kazalarına değinerek, "Biz bunu iş kazası olarak görmüyoruz. Bu bir iş cinayetidir. Neden mi? Bakın patronlar üç işçinin yapması gereken işi şayet az ücret ödemek için bir işçiye yaptırıyorsa ve bunun sonucunda o işçi yaşamını kaybediyorsa bu bir iş cinayetidir. Patronlar ve devlet işçilerin temel yasal haklarını dahi yok sayıyor. Koruma mekanizmaları eksik. Ayrıca var olanlar da çalıştırılmıyor. Bu nedenle de iş cinayetidir. Bakın sadece geçen yıldan bugüne kadar en az 2 bin 500 yüz eve karanlık haber gitti. Mesela soruyorum. Ökkeş Erol'u tanıyor musunuz? Ökkeş Erol 74 yaşında. Ve bu yaşında geçinemediği için çalışmak zorunda kalan bir işçi. Tekirdağ Malkara'da fiber optik kablo döşemede çalışırken yaşamını yitirdi" şeklinde konuştu.
Oruç, Doruk Madencilik'te çalışan işçiler günlerdir Ankara'da eylemde olduklarını hatırlatarak, "Onları ziyaret ettim. DEM Parti vekilleri her daim yanlarında muhalefetin milletvekilleri sürekli onlarla dayanışma içinde. Bu çok kıymetli, çok önemli. Açız, yoksuluz, çıplağız diyerek açlık grevine giren işçiler bugün açlık grevlerinin 9. günündeler. Ve işçilerin direnişleri kısmi bir kazanımla devam ediyor. Neden kısmi diyorum? Şunun için. Çalışma Bakanlığı maaşlarının bir kısmının ödendiğini söylese de edindiğimiz bilgilere göre bu ödenen kısım son derece cüziymiş. Madenciler tüm alacaklarını ve haklarını alana kadar grevi devam ettireceklerini söylüyorlar. Bakın biz maden işçilerini ziyaret ettiğimizde bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyordu. Ve işçiler orada o yağmurun altında direniyorlar. Niye? Aç kalmamak için. Niye? Maaşları ödensin diye. Niye? Mahrum edildikleri analarının ak sütü kadar helal olan haklarını alabilmek için yapıyorlar. Aşağıda metan gazı yukarıda biber gazı bize reva görülen bu diyor işçi. Gözaltına alınıyorlar. Gaz sıkılıyor işçiye. İnanılır gibi değil. Esas gözaltına alınması gereken esas hakkında işlem yapılması gereken o işçilerin hakkı olan maaşlara çöken patronken o patrona karşı hakkını müdafaa etmek için alana meydana çıkan işçilere gazlı, joplu saldırılar düzenleniyor ve işçiler gözaltına alınıyor. Bakın mecliste bir kaç yüz metre ileride Kurtuluş Parkı'nda eylemlerini devam ettiriyor bu işçiler. Ve doymak bilmez Yıldızlar Holding'e aynen şu mesajı veriyorlar. Yıldızlar da kayar. Durmaz yerinde. Evet. İşçilerin haklarını gasp eden Yıldızlar Holding'e bir uyarıyı da biz buradan bir kez daha yapıyoruz. Amasız, fakatsız, eksiksiz ve zaman geçirmeden işçilerin haklarını tanıyın" dedi.
Oruç, Gülistan Doku dosyasının yeniden açılmasının önemine işaret ederek, "Gülistan'ın arkadaşı Rojvelat Kızmaz ölümü mutlaka araştırılmalıdır. Rojin Kabaiş başta babası ailesi olmak üzere kadın hareketinin aylardır gündemden düşürmediği konu ve Rojin Kabaiş için adalet talebi mutlaka sağlanmalı. Dağ fare doğurmamalı. Faili meçhul dediğiniz şey gökten inen bir karanlık değil. Bu sistemin ürettiği koruduğu sakladığı karanlığın ta kendisidir. Bakın Mehmet Sincar, Uğur Mumcu, Ceylan Önkol, Deniz Poyraz, Hrant Dink, Berkin Elvan, Gar Keçi davası, 10 Ekim Gar Faili meçhuller. Bunları biz saysak inanın günler yetmez bize. Günler yetmez. Bu kadar uzun bir liste ve bu kadar uzun karartılmış hayatlar var. Cumartesi anneleri bir ömürdür kayıplarını arıyor. Tüm faili belli davalar için gereken adımlar acilen atılmalı evet ama bu adımlar sahici ve sonuç alıcı adımlar olmalı"
Oruç, 27 Şubat'ta Abdullah Öcalan'ın yaptığı açıklamaya değinerek, Öcalan'ın Türkiye'nin önüne tarihsel bir eşik koyduğunu ifade etti. Oruç, "Çatışma çözümleri deneyimlerine baktığımızda örgütlerin on yıllar boyunca atabildiği adımlar Türkiye'de bir yılda atıldı. Bakın bu çok önemli. Ve inanın bununla ilgili ileriki zamanlarda çatışma ve çözüm çalışacak olan akademisyenler bunu önemli inceleyecekler. PKK silahlara veda ettiğini örgütsel yapısını laf ettiğini dünyaya ilan etti. Bunu gerçekleştirerek de tarihi bir hamle yapmış oldu. Bu 100 yıllık Cumhuriyet tarihinin en önemli gelişmelerinden birisi değerli arkadaşlar. Bu adımın gereklilikleri yapılırsa Türkiye sadece prangalarından kurtulmayacak. Toplumsal kutuplaşma son bulacak. Demokratikleşmenin zemini büyüyecek. Önümüzde bu kadar aydınlık bir tablo varken barışa bu kadar yaklaşmışken barışı ve demokratikleşmeyi bu kadar konuşuyorken barış menziline koşar bir adımla gidilmesi gerekirken iktidar ne yapıyor? İktidar aksak, ürkek ve oyalayıcı bir tutum içinde. Altını tekrar çiziyoruz. Barış sürecinde iktidarın adım atmadığı her an süreç karşıtlarının hile ve hurdayla dolu provokatif tutumları geliştirmesinin önünü açar. Bakın bu kadar fırsat ve risk denklemi söz konusuyken iktidara şu soruları soruyoruz. Ekranlarda sürekli süreç tıkandı diyerek ortalığı bulandıran medya simsarlarının ellerini nasıl oluşturduklarını görmüyor musunuz? Bunu görmemek mümkün mü? Bu kesimler ve onlara çanak tutanlar şu sözümüzü iyi dinlesinler. Ne olursa olsun barış gemisini limana ulaştıracağız. Ve yine iktidara bir soru daha soruyoruz. Orta Doğu'daki istikrarsızlığı derinleştirmek isteyen güçler bekleme halinizden son derece memnunlar. Son derece. Bunu görmüyor musunuz gerçekten? Farkında değil misiniz bunun? Madem dış güçler diye bir tehdit algınız var. O zaman bu tehditleri ortadan kaldırmak için barıştan daha iyi bir yol yok. Bunun halkını defalarca kez çizdik. İktidar artık Nasreddin Hoca misali ipe un sermekten vazgeçmeli. Teyit tespit tekerlemesine sarılarak puslu bir hava üretmemeli. Meclis komisyonunun nihai raporunu eksik de olsa siyasi barışın yolunu açmak için bir rehber olarak kabul etmeli. Ve buradan ilerlenmeli. Artık Arif'e tarif gerekmiyor değerli halkımız. Adım atılsın ki ülke nefes alsın. Adım atılsın ki barış umudunun üstündeki kara bulutlar dağılsın. Adım atılsın ki bu ülkede onurlu bir barış sağlansın" dedi.