Kars Kafkas Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Geleneksel Türk Müziği Bölümü Türk Halk Müziği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sibel Polat’ın, Kars’ta âşıklar ve mahallî sanatçıların turistik programlardaki sahne pratikleri ve sunum biçimlerini ele alan bilimsel çalışmaları yayımlandı.
Polat’ın “Kars’ta Âşıkların ve Mahalli Sanatçıların Turistik Programlardaki Sahneleme Pratikleri ve Sunum Biçimleri Üzerine Bir İnceleme” başlıklı çalışması, Müzik Kültürüne Dair Çeşitli Görüşler – 18 adlı kitapta yer aldı. Kitabın editörlüğünü Prof. Haluk Yücel, Prof. Dr. Serda Türkel Oter ve Prof. Dr. Nilgün Sazak üstlendi.
Ayrıca Polat’ın “Kars’ta Âşıkların ve Mahalli Sanatçıların Turizme Entegrasyon Sürecine Yönelik Nitel Bir Araştırma” başlıklı makalesi, İnönü Üniversitesi Kültür ve Sanat Dergisi’nin Cilt 11, Sayı 2 sayısında yayımlanarak okurla buluştu.
Araştırmalar, Kars’ın köklü müzik kültürünün taşıyıcıları olan âşıklar ve mahallî sanatçıların, son yıllarda artan kültürel turizm faaliyetleriyle birlikte turistik programların vazgeçilmez unsurları hâline geldiğini ortaya koyuyor. Kafe, restoran ve otellerde gerçekleştirilen âşık dinletileri ve yöresel müzik icralarının yalnızca bir eğlence unsuru değil, aynı zamanda kültürel mirasın korunması ve tanıtılması açısından önemli bir işlev üstlendiği vurgulanıyor.
Her iki çalışmanın evrenini Kars il merkezi oluştururken, turistik programlarda aktif olarak sahne alan 7 âşık ve 2 mahallî sanatçı olmak üzere toplam 9 sanatçıyla yarı yapılandırılmış görüşmeler yapıldı. Çalışmaya katkı sunan isimler arasında Âşık Bahattin Yıldızoğlu, Âşık Mahmut Karadaş, Âşık Ensar Şahbazoğlu, Âşık Sabri Yokuş, Âşık Bilal Ersarı, Âşık Gültekin Bulutoğlu, Âşık Arif Gülcanı ile mahallî sanatçılar Burak Ulubey ve Kadir Salduz yer aldı. Elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle değerlendirildi.
Araştırmaya göre âşıkların turizmle ilk teması 1975 yılında Âşık Murat Çobanoğlu’nun kahvehanesinde gerçekleşirken, özellikle 2000’li yıllarla birlikte artan turizm hareketliliği sanatçıların turistik mekânlarda daha görünür olmasını sağladı. 2024 yılına kadar devam eden bu süreç, kültürel performanslara olan ilginin sürdüğünü ve yerel sanatçıların turizmle ilişkilerinin giderek güçlendiğini ortaya koydu.
Doç. Dr. Polat, turistik programların süre açısından sınırlı olmasının, âşıkların uzun hikâyeler yerine daha kısa ve hareketli eserlere yönelmesine neden olduğuna dikkat çekerek, bunun âşıklık geleneğinin anlatı derinliğini zayıflatma riski taşıdığını belirtti. Geleneğin yalnızca ticari mekânlarla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Polat, âşıklık geleneği ve yöresel müziğin turistik rotalara dâhil edilmesiyle daha nitelikli kültürel deneyim alanları oluşturulabileceğini ifade etti.
Polat ayrıca, Bedesten bölgesinde atıl durumda bulunan iki katlı taş binanın, âşık programlarının icra edildiği ve çırakların yetiştirildiği bir kültür ve sanat merkezine dönüştürülmesini önerdi. Merkeze “Âşık Şenlik Kültür ve Sanat Evi” adının verilmesinin geleneğe yeni bir canlılık kazandıracağı değerlendirildi.
Araştırma sonuçları, âşıklar ve mahallî sanatçıların yalnızca müzikal icracılar değil, Kars’ın tarihini, kültürel kimliğini ve toplumsal hafızasını yerli ve yabancı ziyaretçilere aktaran kültürel elçiler olduğunu ortaya koyuyor. Doç. Dr. Sibel Polat, sürdürülebilir kültür turizmi için sanatçı emeğinin korunması gerektiğini vurgulayarak, sahne emeklerinin yalnızca bahşiş sistemiyle karşılanmasının sanatın değerini zedelediğini ve sabit sahne ücreti uygulamasının yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.