Dünya Biyoçeşitlilik Günü
Her yıl 22 Mayıs’ta tüm Dünya’da kutlanan Biyoçeşitlilik günü bu yıl adaların doğal zenginliklerin korunması ve tanıtması temasıyla yola çıktı.
Adalar ve çevresindeki kıyıya yakın deniz alanları genellikle endemik (dünyada başka yerde olmayan) birçok bitki ve hayvan türlerini kapsayan benzersiz ekosistemleri oluşturur.
Dünya nüfusunun hızla artması, alternatif turizm yeni doğal alanlar arayışı, adaların üzerinde ki doğal zenginliği tehdit etmektedir. Son 400 yılda kayıt altına alınmış 724 ada tür yok olmuştur. Günümüzde ise iklim değişikliği ile bu sayı hızla artmaktadır.
Ülkemiz de uzunluğu 1 km geçen 159 ada vardır. Bu adaların %75 turizm açık adalardır. Ülkemizde ne yazık ki adaların özelinde yapılmış bilimsel araştırma çalışmaları yeterli sayıda değildir. Bu sayının artması, adaların doğal güzelliklerinin korunması ve tanıtılması için çok önemlidir.
KuzeyDoğa Derneği 2006 yılından beri birçok etkinlikle Dünya Biyoçeşitlilik gününü kutlandı. Bu yıl ki kutlamaya bir bozayı da katıldı. Sarıkamış Ormanının ve ülkemizin bayrak türü olan bozayı, sağlık doğal alanların bir göstergesi. KuzeyDoğa Derneği, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile Doğa Anadolu Bölgesinde Yaban Hayatın Korunması Protokolü kapsamında 22 Mayıs Biyoçeşitlilik gününde 16. bozayıyı yakalayarak uydu vericisi takmayı başardı.
KuzeyDoğa Derneği Başkanı Doç. Dr. Çağan H. Şekercioğlu konu ile ilgili şunları söyledi.
KuzeyDoğa Derneği olarak Orman ve Su İşleri Bakanlığının desteği ile ve UTAH Boğaziçi Kafkas ve Zürih üniversiteleri ile işbirliği içinde bölgenin yaban hayatını vericilerle takip ediyoruz. KuzeyDoğa Derneği 2011 yılında Türkiye ilk defa kurtlara uydu vericisi takıp takip etti. Şimdiye kadar toplam 10 kurda verici taktık. 3’ü radyo vericisi. Ve bunun dışında 16 ayıya da GSM vericisi taktık. National Geographic ile işbirliği içinde Türkiye’de ilk kez bir National Geographic yaban hayatı kameraları taktık. 5 boz ayıya National Geographic ve ayının gözünden dünyayı çeken yüksek çözünürlü kameralar taktık. Ayının boynunda bir hafta duruyor. Her saat başı 20 dk çekim yapıp düşüyor. Bu sayede ayıların yediklerini yaşadıkları yerleri hatta bir dişi ayının güneşin doğuşunu seyretmesini ve maalesef Sarıkamış çöplüğünde beslenmesini bir kurtla bir yaban domuzuyla karşı karşıya gelmesini ayının gözünden görüntüledik. Bunlar dünya çapında önemli çalışmalar. Bu şekilde bir kurdun bir yılda 5400 kilometre yani İstanbul ilinden daha büyük bir alanı kullandığını tespit ettik. Boz ayıların bizim önerdiğimiz Türkiye’nin ilk yaban hayatı koridorunu kullanarak Kars’tan Ardahan üzerinden Artvin Şavşat’ın ormanlığını gidip döndüklerini gördük. Ve bu şekilde Türkiye’nin ilk yaban hayatı koridorunun bir an önce ağaçlandırılmasının da ne kadar önemli olduğunu anladık. Bu benim 2008 yılında Bakanlığa önerdiğimi bir projeydi. Orman Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu 2012 yılında Mecliste duyurdu. İhalesi verildi. Bu Türkiye’nin en büyük aktif doğa koruma projesi olacak. 28 bin 543 hektarlık bir alan Türkiye’nin ilk yaban hayatı koridoru muhafaza ormanı olarak korunacak. Ve 51 bin hektarlık ormanları birbirlerine ve Kafkas ile Karadeniz’in büyük ormanlarına bağlayacak. Aynı zamanda Orman Müdürlüğü 2500 hektarlık alanı 4 buçuk milyon fidanla buluşturacak. Ağaçlandıracak. Ve diğer müdürlüklerle Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü Ağaçlandırma Erozyon Genel Müdürlüğü ile beraber bu alanın korunması ve ağaçlandırması sayesinde Sarıkamış ormanları artık kuzeyin büyük ormanlarına bağlanmış olacak. Ve buradaki yaban hayatı içinde yeni yaşama alanlarına ulaşma imkânı doğacak.” kha