'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" duruşmasının 54. oturumunda tutuklu sanık Güldem Şık savunma yaptı. Cumhuriyet savcısının "Birden fazla beyan var sizinle ilgili. Bunlar birbirinden bağımsız kişiler. Niye benzer beyanlar vermiş olabilir sizinle ilgili?" şeklindeki sorusuna sanık Şık, "Etkin pişmanlıkçı onlar. Sosyal medyada görmüşler Güldem diye" yanıtını verdi.
'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasının ilk duruşmasının 54. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık Barış Kılıç savunma yaptı. Kılıç hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede, Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmasından sonra Kültür A.Ş.'de müdür olduğu belirtilmişti. Kılıç'ın İBB ve iştiraklerinde hiçbir resmi görevi olmayan suç örgütü üyesi Emrah Bağdatlı ve Güldem Şık'ın organize ettiği usulsüz ihalelerin düzenlenmesinde etkin rol oynadığı da iddianamede yer almıştı.
"Katıldığım faaliyet alanıyla ilgili olan ihalelerde hiçbir usulsüzlüğe şahit olmadım"
Tutuklu sanık Kılıç savunmasında, "Girdiğim mülakatlar sonucu 2019 yılının Eylül-Ekim aylarında Kültür A.Ş.'de işe başladım. 2020 yılında bağlı olduğum müdürün başka bir müdürlüğe geçmesiyle Plan ve Organizasyon Müdürlüğü'ne vekalet etmeye başladım. Kültür A.Ş. Plan ve Organizasyon Müdürlüğü'nün sorumluluk alanı, etkinlik ve organizasyonların İBB Daire Başkanlığı'ndan gelen iş talimatları doğrultusunda talep edilen iş kalemlerinin sahadaki teknik şartnamelere ve miktarsal değerlere uygunluğunun denetimini yapmak, iş bütünlüğünü sağlamaktır. Katıldığım faaliyet alanıyla ilgili olan ihalelerde hiçbir usulsüzlüğe şahit olmadım" dedi.
"Suçlamaları tümüyle reddediyorum"
Kılıç, "Alınacak ihalelere ben karar vermem. Alınan ihalenin Kültür A.Ş. içerisindeki satın alma ihale yöntemine ben karar vermem. İhaleye girecek firmalara da ben karar vermem. Görevde olduğumuz sürede "biz ihaleye katılmak istiyoruz, ihaleye girmek istiyoruz, biz bu işleri yapmak istiyoruz, bizi davet etmediler veya da bizi engellediler" diyebilecek tek bir şikayet bile olmamıştır. Ben eylemlerdeki ihalelerin hiçbirine katılmadım ve işin icrasındaki kontrol teşkilatında de görev almadım. Hiçbir Sayıştay denetçisi bu zamana kadar yaptığımız işlerle alakalı ne Kültür A.Ş.'yi ne de idari makam olan Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı'nı veya Kültür Daire Başkanlığı'nı suçlamamıştır. Aleyhime olumsuz bir Sayıştay raporu da bulunmadığından ve dosyanın somut olmayan delilsiz ve düzmece ifadelerden oluşmasından dolayı suçlamaları tümüyle reddediyorum. Medya A.Ş.'de danışmanlık yaptığı işlerden dolayı Emrah Bağdatlı'yı tanırım. Murat Bey ile olan arkadaşlığını da bilirim. Herhangi bir hiyerarşik bağım asla yoktur, ticari bir bağım da yoktur" dedi.
Ardından tutuklu sanık Güldem Şık'ın savunmasına geçildi. Sanık Şık hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede, İBB'de hiçbir resmi görevi olmamasına rağmen İBB çalışanı olarak bilindiği belirtilmişti. Şık'ın firari sanık Emrah Bağdatlı'nın kurduğu organizasyonda iş verilecek şirketleri organize ettiği, kendisini kamu çalışanı olarak tanıtarak Medya A.Ş. ve Kültür A.Ş.'de usulsüz yöntemler ile düzenlenen ihalelere katılacak firmalar ile irtibata geçtiği iddianamede ifade edilmişti. Güldem Şık'ın örgüt yöneticisi Murat Ongun'un talimatları doğrultusunda hareket ettiği de iddianamede kaydedilmişti.
"Emrah Bağdatlı'nın güdümünde biri değilim"
İddianamede yer alan suçlamalara karşı savunma yapan Şık, "Ben hayatım boyunca hiç kimsenin adamı olmayıp, adam olmayı kendine düstur edinmiş, hiç kimsenin hakkını yememiş, yedirmemiş bir Türk kadınıyım. Tarafıma isnat edilen hiçbir suçu, atılan hiçbir iftirayı da kabul etmiyorum. Emrah Bağdatlı benim 2008-2009 yani bankada şube müdürlüğümden tanıdığım bir müşterim. O zamandan bu yana zaman zaman konuştuğum, etkinlik sektörüne geçince de fikir alışverişi yaptığım bir tanıdığım, bir arkadaşım. 2021 ortaları gibi herhalde, belediyenin önemli kutlamalarından birinde alanda karşılaştık. Arada da özel sektörde de yaptığı işlere tedarikçi ve ajans yönlendirdiğim, finansman için bankalara yönlendirdiğim de olmuştur. Ben, Emrah Bağdatlı'nın güdümünde biri değilim. Onun sayesinde herhangi bir koltuğa oturmuş da değilim" dedi.
"İBB'de ne resmi ne gayriresmi hiçbir görevim yok"
Güldem Şık savunmasının devamında, "2021 Şubat-Mart gibiydi, kızımın yurt dışında okuması için bankadan tanıdığım, okulların araştırmasını yapan bir danışmanlık firması olan arkadaşımla görüşürken belediyenin öğrencilere burs verdiğini, Murat Ongun'u tanıdığını, görüştürebileceğini söylemişti. Bunun üzerine Murat Bey'den randevu aldım ve kızımla görüşmeye gittim. Kendimden ve burs talebimden bahsettim, bakacağını söyledi. Sonra da sonucu ile ilgili birkaç kere daha rahatsız ettim. Devamında kızım Belçika'da devlet üniversitesinden burslu kabul aldı. Belediye bursuna gerek kalmadı. Ben Murat Ongun'un talimat verebileceği biri değilim, asla olmadım, olamam. İddianamede oluşturulmaya çalışılan algı gibi varlığından haberim olmayan bir örgütün, haberim olmayan yöneticisini bilmeden üyesi olsam, karşınızda böyle ne idüğü belirsiz biri gibi değil yetkili, etkili herkesin tanıdığı biri gibi olmam gerekmez miydi? İddianamedeki algı tanımına uyacak herhangi bir pozisyon ya da görevim yok. İBB'de ne resmi ne gayriresmi hiçbir görevim yok. Hiçbir firmanın muhasebecisi değilim, ben zaten muhasebeci değilim. Ben ihale süreçlerini, organizasyonunu, firmalarını bilebilecek ne resmi ne gayriresmi bir göreve ya da yetkiye sahibim" ifadelerini kullandı.
Sanık Şık'ın savunmasının ardından çapraz sorgusuna geçildi. Cumhuriyet savcısı sanık Şık'a, "Bir alışveriş merkezinde kullandığınız bir ofis var mıydı?" sorusunu sordu. Sanık Şık, "Var" yanıtını verdi. Cumhuriyet savcısının "Ofis kimin ofisiydi?" sorusu üzerine sanık "Benim" dedi. Savcının "Ofis hangi tarihte kapandı?" sorusuna sanık Şık "Tutukluyken, 2025 içinde" şeklinde cevap verdi. Ardından cumhuriyet savcısı sanığa "Cem Çelik'in bir beyanı var bunun hakkında. "Alışveriş merkezindeki ofisinde Güldem Şık'ı çıkarken gördüm. Beni görünce panik olup operasyondan 10 gün önce ofisi boşalttı. Tabelaları söktüler" şeklinde bir beyanı var" dedi. Sanık Şık, kendisi hakkında verilen beyan hakkında, "Yok sayın savcım, zaten kısmi kiralama diye size söylemiştim. Ben niye korkup kaçayım ki?" dedi. Savcının "Birden fazla beyan var sizinle ilgili. Bunlar birbirinden bağımsız kişiler. Niye benzer beyanlar vermiş olabilir sizinle ilgili?" sorusuna sanık Şık, "Etkin pişmanlıkçı onlar. Sosyal medyada görmüşler bir "Güldem" diye bir şey var" yanıtını verdi.
Duruşma, tutuklu sanık Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Doğan Hamit Doğruer'in savunması ile sürüyor.