Engellilerde Rehabilitasyon

Dolunay derneği Başkan Yardımcısı ve Engelliler Birim Başkanı Faruk Ocak, “Engellilerde Rehabilitasyon”un önemsenmesi gerektiğini söyledi.

Dolunay derneği Başkan Yardımcısı ve Engelliler Birim Başkanı Faruk Ocak, “Engellilerde Rehabilitasyon”un önemsenmesi gerektiğini söyledi. Ocak, Rehabilitasyon ve araç-gereç gereksiniminin yeterince karşılanamaması da engellilerin toplumla bütünleştirilmesinin önündeki en büyük engellerden birisi olduğunu belirtti. Rehabilitasyonun çok genel olarak, yitirilen bir yeteneğin yeniden kazandırılması, yerine başka bir yeteneğin “ikame edilmesi” demek olduğunu ifade eden Ocak, “Her hangi bir sebeple engelli hale gelen birey önceden var olan işini artık yapamıyorsa ya o işi yapabilmek için “yeniden yeteneklendirilmesi yani rehabilite edilmesi” gerekmektedir ya da bu İşi yapmak artık olanaklı değilse, yapabileceği yeni bir iş için beceri kazanması (eğitilmesi) gerekmektedir. Böyle bir rehabilitasyon sürecinden geçmemiş olan birey, topluma ve içinde yaşadığı aileye yük olmaktan kurtulamayacaktır. Engellilerin engelleriyle bağlantılı bir eğitim ve rehabilitasyon olanağından yararlanması, onları toplumsal yaşamla bütünleştiren en önemli etkendir. Oysa bu gün, ülkemizin gelişmişlik düzeyine göre az çok fark etse de, engellilerin ezici bir çoğunluğu bu olanaklardan yararlanamamaktadır.” dedi. Standart kurallara göre engelliler için geliştirilecek rehabilitasyon programlarına katılım konusunda da eşitlik ilkesinin en önemli rehber durumunda olduğunu vurgulayan Ocak, “Programlar engellilerin, ailelerinin ve örgütlenmelerinin katılımı ile geliştirilmeli; nitelik ve nicelik yönden engellilerin gereksinimlerini karşılayacak yeterlikte olmasına özen gösterilmelidir. Eşitlik ilkesi gereği, birden çok engeli bulunanlar ihmal edilmemelidir. Rehabilitasyon programının kapsamında eğitim, danışmanlık, bireysel kapasitenin arttırılması, değerlendirme, rehberlik gibi konular yer almaktadır. Hedef kitlesi ise engellilerin yanı sıra aileleri, ilgili kuruluşların çalışanları, toplum, ilgili meslek elemanları ve medya yer almaktadır. Rehabilitasyon başlıca bölümlerini sıralayacak olursak; Koruyucu Rehabilitasyon: Sağlık Eğitimi verilerek, oluşmuş olan engellilik durumunun durdurularak başka rahatsızlıklara yol açmasını engellemek ve tedavi sürecine adaptasyonunu sağlamak. Tıbbi Rehabilitasyon: Hastalığın tanımlanması, değerlendirilmesi ve tedavi aşamalarından oluşur. Mesleki rehabilitasyon: Kişinin kaybettiği işine dönüşü veya hiç kazanamamış olduğu mesleğin engel grubuna ve yeteneğine uygun kazandırılması ve istihdam sürecinden oluşmasıdır. Psikososyal rehabilitasyon: Engelli bireyin aile, arkadaş ve toplum ilişkilerine sağlıklı bir şekilde uyumlandırma aşamasıdır. Ev Rehabilitasyonu: Engellinin tedavi tekniklerinin dikkatle planlanıp, aileye bu konuların izah edilerek, tedavi sürecine katkı sağlamaları aşamasıdır. Değerli büyüklerim yukarıda belirttiğim rehabilitasyon bölümlerinden geçmiş olan engelli bireylerimiz topluma kazandırılarak üretken ve kendi yaşamlarını tek başına idame ettirebileceklerdir. Uygulanan rehabilitasyon programlarının değerlendirilmesinde engellilerin, ailelerinin ve örgütlerinin görüşlerine önem verilmelidir. Böyle bir rehabilitasyon sürecinden geçmemiş olan engelli bireyler ise, topluma ve içinde yaşadığı aileye yük olmaktan kurtulamayacaktır.” diye konuştu. Ocak daha sonra şunları söyledi:“Engelli bireylerimize verilecek olan, rehabilitasyon hizmetlerinin verimli ve istenilen amaca ulaşabilmesi için, yasalar ile desteklenen engellilerimize verilen rehabilitasyon ilgili kurumlarca mutlaka gözden geçirilerek günün koşullarına göre gerekli artışın yaptırılması bunun yanında ise rehabilitasyon merkezleri ise sıradan personel yerine, engellilere yönelik uzman kişilerce gerekli tedbirlerin alınması ve engelli ailelerin ise, bu konunun üzerinde titizlikle durması gerektiğinde yeterli eğitimin verileceği kanısındayım. Aksi takdirde verilen eğitiminden gerekli verimin alınamayacağı kuşkusuzdur. Her engel kümesinde yer alan bireylerin gereksinim duydukları kimi araç gereçler vardır ki bunlar engelliler için son derece önemlidir, yaşamlarının adeta bir parçası gibidir. Bu araç gereçler engellinin hareket yeteneğini artırıcı özelliklere sahiptir. Bu da toplumla daha çok bütünleşme demektir. Yoksulluk ve işsizliğin en yaygın olduğu toplumsal kesimin engelliler olduğu düşünülürse, özellikle sosyal güvenlik ve sosyal refah hizmetlerinin yetersiz olduğu ülkemizde engellinin bu tip araç gereçlere kolaylıkla ulaşması beklenemez. Belirli oranda görme engeli olan bir insanın bir gözlük desteği ile bu sorununu çözülecekse ya da yürüme güçlüğü çeken bir insana sağladığınız bir araçla (bir koltuk değneği veya tekerlekli sandalye ile) onun hayatı önemli ölçüde kolaylaşacaksa bu tür araç gereçlere verilen katkı payları artırılmalıdır, böylece engelli karşı karşıya olduğu sınırlanmanın, kısıtlılığın dışına çıkabilecekse, bu onun İçin vazgeçilmez bir şeydir. Bu sağlanamadığında engellinin topluma katılmasının önünde ciddi bir engel oluşmuş demektir. Engellilerin onurlu bir yaşam sürebilmeleri için kendi kendilerine yeten bireyler olmalarının önemine değinilmişti özürlüler yasasında. Bu bağlamda kamusal yardımlardan yararlanmak konusunda tam bir eşitlik olmalıdır. Engellilere gereksinim duydukları araçlar, ücretsiz ya da çok ucuza verilmelidir. Engellilerin gereksinim duydukları özel araçların geliştirilmesi konusunda araçların üretimi ve ithalinde kolaylıklar sağlanması gerekir. En önemlisi engellilerin bu araçlara kolaylıkla ulaşabilir olması sağlanmalıdır. Bu araçların üretimi ve dağıtımında tüm engel kümelerinin ve her engelli bireyin gereksinimleri özel olarak dikkate alınmalıdır. Engellilerin yaşamlarını kolaylaştırmak üzere tasarlanmış bu araçlar, onların toplumsal yaşama katılmalarını maksimize edecektir.(BA-BA-S) KARS (KHA)

Kars Haber Haberleri