Etkili iletişim nasıl sağlanır

Milli Eğitim Bakanlığı'nın “Yönetici Eğitim Semireri” programı kapsamında Kars İl Milli Eğitim Müdürlüğü, 7 hafta sürecek eğitim zincirlerini başlattı. Kars'ta ilk defa İl genelindeki tüm yöneticilerin bir araya geldiği program Halk Eğitim Merkezi Konfera

 

Programa Milli Eğitim Şube Müdürleri Osman Urlunç, Gökhan Altun, Mehmet Tüzen, Cemalettin Güven, İlçe Milli Eğitim Müdürleri, Şube Müdürleri, İl genelindeki tüm ilk ve ortaöğretim okul müdürleri, Öğretmenevi ile Halk Eğitim Kurum müdürleri katıldı.
 
Her Cuma 14.00-17.00 saatleri arasında Halk Eğitim Merkezi’nde devam edecek olan 7 haftalık eğitimlerin ardından 11 Mayıs’ta yönetici sertifikası verilecek.
 
İletişim, protokol kuralları, yönetimde iletişim gibi ana konuların ele alınacağı eğitim seminerlerini de Kars Kafkas Üniversitesi’nden uzmanlar ve akademisyenler verecek.
 
BİRLİKTEN KUVVET DOĞAR
Eğitim seminerlerinin ilk gününde konuşan İl Milli Eğitim Şube Müdürü Osman Urlunç, amaçlarının yöneticiler arasında kaynaşmayı sağlamak olduğunu söyledi. İlk kez Kars’ta Milli Eğitim Müdürlüğü olarak tüm yöneticileri bir araya getirdiklerini de belirten Urlunç. bir kurumun başarısının göstergesinin problemin olup olmadığı değil, problemin öncekinin bir devamı mı yoksa devamı olmadığının belirlenmesi olduğunu belirtti. Asıl problemin bu olduğunun altını çizen Urlunç, bu problemin çözümünün sağlıklı başarılar getireceğine işaret ederek, “Birlikten kuvvet doğar. Kars halkı olarak, yöneticiler olarak, okul müdürleri ve tüm çalışanlar bir araya gelerek ortak bir müessese oluşturursak Kars Milli Eğitim Müdürlüğünde çok önemli gelişimler sağlanacağına inanıyoruz.” dedi.
 
KARS’TA 3 BİN 600 KADROLU ÖĞRETMEN BULUNUYOR
Urlunç. Kars’ta yaklaşık 3 bin 600 kadrolu öğretmen, 300 ücretli öğretmen bulunduğunu, 486 kurumdan birçok yöneticiyle birlikte çalıştıklarını da hatırlatan Urlunç, “En önemli görevimiz; düşünen ve öğrenen bir nesil yetiştirmektir. Milli Eğitim Müdürlüğü olarak 3T formülünü uyguluyoruz. Temizlik, Tertip, Takip. Kurumlarımız temiz, tertipli ve belirli düzen halinde çalışıyor. Sorunlar iddialı, kararlı yöneticiler tarafından basit görülür. Bizlerin her zaman çözüm önerileri vardır. Bahaneler bizim etkimiz dışındadır. Görevimiz milletimize hizmetten ziyade hizmete sevgimizi, şefkatimizi, sadakatimizi katmak, güleryüz göstermektir. 7 hafta sürecek eğitim seminerin herkese başarı getirmesini dilerim.” diye konuştu.
 
SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİNİN ALGILAYABİLECEĞİ KADARDIR
Kafkas Üniversitesi (KAÜ) Yrd. Doç. Dr. Devrim Erginsoy Osmanoğlu da “Etkili İletişim Nasıl Sağlanır” konulu seminer verdi.
Etkili iletişimde ana unsurun daha çok dikkati çeken jest ve mimiklerde toplandığını vurgulayan Osmanoğlu, “Genelde konuştuğumuz yada biriyle diyalog kurduğumuzda bazen bir gülümseme, karşımızdakini etkilememizi sağlıyor. Bir sorunla karşılaştığımızda nedense hep yakınımızda hissettiğimiz biriyle konuşmayı tercih ediyoruz. Bunun altından yatan unsurlar çeşitlidir. Ancak en önemli detay karşımızdaki ile samimi ilişkiler kurmamızdır. Kendimizi ifade gücü çok önemlidir. İletişimi engelleyen yegane etmen karşımızdakine kullandığımız emir cümleler. Bunlar özellikle iletişimi olumsuz etkiler. Sevgi, saygı konuşmada temel önemli iki husustur. Ahlak dersi vermek, nutuk çekmek de karşımızdakini inciten, kıran önemli etmenler arasındadır. Yargılamak, eleştirmek, suçlamak bunlar iletişimde özellikle dikkat edilmesi gereken kaidelerdir. İyi niyetle söylenen bir söz farklı açıdan algılanabilir. Söylediklerin karşındakinin algılayabileceği kadardır. Bu gerçekten doğru bir kullanım. Çünkü bazen ne söylerseniz söyleyin karşınızdaki anlamıyorsa bir şey ifade etmez.” diye konuştu.  
 
DAVRANIŞ VE DUYGU BİRBİRİNDEN AYRILMAZ İKİ BAĞLAMDIR
Davranış ve duygunun birbirinden ayrılmaz iki bağlam olduğuna da değinen Osmanoğlu, “Yani biri olmadan diğeri eksik kalır. Hitap şekli çok önemlidir. En güzel hitap şekli karşımızdakine ismiyle hitap etmemizdir. Böylelikle kişinin özgüveni artar kendini önemli hisseder. Kişilikler çok önemlidir. Karşımızdakinin kişiliğini tanımadan onunla muhabbet edersek bu sağlıklı bir yaklaşım olmaz. Dünyaca yapılan incelemeler sonucunda beş değişik kişilik yapısına değinildi. Birincisi nevrotikler duygusal dengesizlikler yaşayanlar, ikincisi uyumlular, üçüncüsü dışa dönük yaşayanlar, dördüncüsü yaşantıları açık olanlar ve sonuncusu sorumluluk alanlardır. Nevrotikli bireyler endişeli kendine güveni olmayan sürekli olumsuz düşünen kişilik tipidir. Her insanda nevrotik davranışlar gösterebilir ancak bu aşırı olmamak kaydıyla olmalıdır. Uyumlular çevresine kolayca adapte olan tiplerdir kendileriyle barışıktırlar herkesi seven tiplerdir. Dışa dönük tipler daha çok neşeli, eğlenceyi seven, diğer insanlarla sosyal bağları kuvvetli tiplerdir. Çevresinde gördüğü olumsuzlukları bir süreliğine beyinlerinde bulundururlar daha sonra yine gülmeye çevrelerindeki insanları eğlendirmeye bakarlar. Sorumlu tipler tertipli temiz takip unsurları onların vazgeçilmez unsurlarıdır. Açık fikirli olan tipler geleneksellik bağını koparmış yeni düşünceler peşinde koşan tiplerdir. Hayalci ve tasarımcıdırlar. Otantik ve yenilik peşindedirler. Kişi dört tip ile uyum içinde olabilir ancak nevrotik tipler duygu yönü değişkendir her an farklı tepkide bulunabilir. Nevrotik tiplere karşı daha özenli davranmalıyız.” şeklinde konuştu.
 
KİŞİ ZAMANLA FARKLI PENCEREDEN BAKAR
Değişimin önemli olduğunu da kaydeden Osmanloğlu şunları söyledi:
“Değişim mümkün değil midir? Mümkündür çünkü kişi doğuştan ölüme kadar hep bir gelişim içindedir kişilikte bu oranda değişir. Geçken otoriter olan birey yaşlılık yada ileri zaman da daha yufka yürekli olabilir. Bu davranış değişikliğini ortaya koyar. Kişi zamanla farklı pencereden bakar. İletişimi sağlayan davranış biçimleri vardır. Üç tip davranış şekli vardır; Güvenli, saldırgan, pasif. Güvenli davranış aktif ve deli dolu insanlarda gözlenir. Doğal ve gerçekçidirler. Saygılı ve kazan kazana formülünü uygularlar duruşlarında bile güven unsuruna rastlanır. Mizah güçleri güçlüdür. Pasif davranış gösterenler çekimserdir. Başkalarının istekleri olan için kendilerinden önemlidir. Gergin ve sıkılgandırlar. Saldırgan tipler kendilerini herkesten üstün görürler. Yüzleri asık ve soğuktur ben duygusu onlara hakimdir. Bütün bu hususlar düşünüldüğünde karşımızdakini iyi dinlemeli empati gücünü kullanabilmeliyiz. Sevgi, saygı, anlayış vazgeçilmez kaideler olmalıdır.”
(BA-BA-S) KARS (KHA) – BEDİR ALTUNOK – YASEMİN ÖZCAN
 
 
 

Kars Haber Haberleri