Ford Otosan, Tohum Otizm Vakfı iş birliği ve İŞKUR desteğiyle hayata geçirdiği Destekli İstihdam Programı'nın Eskişehir Fabrikası'ndaki uygulamasını IMPACT2030 Türkiye üyeleri ve iş dünyasından katılımcılarla paylaştı. Program; doğru pozisyon eşleştirmesi, iş koçluğu, ekip hazırlığı ve düzenli takip mekanizmalarını bir araya getirerek nöro-çeşitli bireylerin ağır sanayi ortamında sürdürülebilir istihdamına örnek oluşturuyor.
Türkiye otomotiv sanayisinin lider şirketi Ford Otosan, Destekli İstihdam Programı ile nöro-çeşitli bireylerin üretim ortamına kalıcı, güvenli ve anlamlı biçimde katılabileceğini sahada ortaya koyuyor. Tohum Otizm Vakfı'nın uzmanlığı ve İŞKUR desteğiyle yürütülen program; işin tasarımından ekip hazırlığına, iş koçluğundan düzenli izlemeye kadar uzanan bütüncül yapısıyla kapsayıcı çalışma kültürünü güçlendiriyor.
Programın Eskişehir ayağı, ağır ticari araç üretimi gibi yüksek disiplin, kalite ve güvenlik gerektiren bir sahada uygulanmasıyla dikkat çekiyor. Ford Trucks'ın tek üretim merkezi olan Eskişehir Fabrikası'nda düzenlenen buluşmada katılımcılar, modelin sosyal fayda etkisinin yanı sıra üretim süreçlerine dokunan somut karşılığını da yerinde görme imkânı buldu. Ford Otosan İnsan Kaynakları ve Dönüşüm Lideri Osman Özdemi'in ev sahipliğinde gerçekleşen etkinliğe İşkur Eskişehir İl Müdür Yardımcısı Ömer Gezer, Tohum Otizm Vakfı İstihdam ve Kariyer Direktörü Elif Karabulut, IMPACT2030 Türkiye Başkanı Arzu Demirel, Tohum Otizm Vakfı temsilcileri, proje ekipleri, IMPACT2030 Türkiye üyeleri ve iş dünyasından temsilciler katıldı.
Türkiye otomotiv sanayisi için öncü bir model
Ford Otosan'ın Destekli İstihdam Programı, nöro-çeşitli bireylerin iş hayatına katılımını yalnızca işe alım süreciyle sınırlı görmeyen; görev analizi, doğru pozisyon eşleştirmesi, iş koçluğu, ekip hazırlığı ve düzenli takip aşamalarını bir araya getiren bütüncül bir model olarak uygulanıyor. Model kapsamında her çalışma alanı işin gereklilikleri, ortam şartlarını ve ekip dinamikleriyle birlikte değerlendiriliyor; adaptasyon süreci iş koçları, yöneticiler ve Tohum Otizm Vakfı uzmanları tarafından düzenli olarak izleniyor. Eskişehir Fabrikası'ndaki uygulaması 1 Aralık 2025'te başlayan programda bugün üç nöro-çeşitli çalışma arkadaşı, bir iş koçunun desteğiyle Kamyon Montaj alanında görev alıyor. Projenin başlangıcında bir ila iki proseste görev alan çalışanların altı ay içinde altı ve üzeri proseste yetkinlik kazanması, doğru eşleştirme ve düzenli desteğin üretim ortamında oluşturduğu somut etkiyi ortaya koyuyor.
Kapsayıcı istihdamda ölçeklenebilir model
Kapsayıcı istihdamın geleceğin çalışma hayatı açısından önemine dikkat çeken Ford Otosan İnsan Kaynakları ve Dönüşüm Lideri Osman Özdemir, şunları söyledi:
"Şirket olarak kapsayıcı istihdamı sahada uygulanabilir, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir modele dönüştürmekten gurur duyuyoruz. Destekli İstihdam Programı'nı yalnızca bir istihdam projesi olarak değil; işin tasarımını, ekip kültürünü ve çalışma ortamını birlikte dönüştüren bir yaklaşım olarak ele alıyoruz. Eskişehir'de gördüğümüz sonuçlar, uygun destek mekanizmaları kurulduğunda nöro-çeşitli çalışma arkadaşlarımızın üretim süreçlerine kalıcı ve nitelikli katkılar sunabildiğini gösteriyor. Bu deneyimin sanayide kapsayıcı istihdam uygulamalarının yaygınlaşmasına katkı sağlamasını önemsiyoruz."
Tohum Otizm Vakfı'nın uzmanlığı modelin merkezinde yer alıyor
Tohum Otizm Vakfı, programın uzmanlık ve metodoloji ortağı olarak görev analizi, birey-iş eşleştirmesi, iş koçluğu, ekip hazırlığı ve düzenli izleme süreçlerinde rol alıyor. Bu yaklaşım, destekli istihdamı yalnızca işe yerleştirme adımı olmaktan çıkarıyor ve doğru destek mekanizmalarıyla iş yaşamında kalıcılığı hedefleyen sürdürülebilir bir modele dönüştürüyor.
Tohum Otizm Vakfı İstihdam ve Kariyer Direktörü Elif Karabulut, programın destekli istihdam yaklaşımı açısından önemini şu sözlerle değerlendirdi:
"Destekli istihdam modelinde görev analizi, birey-iş eşleştirmesi, iş koçluğu, ekip hazırlığı ve düzenli izleme süreçlerini birlikte ele alıyoruz. Şirket ile yürüttüğümüz bu uygulama, doğru destek mekanizmaları kurulduğunda nöro-çeşitli bireylerin üretim ortamında kalıcı ve nitelikli biçimde yer alabileceğini gösteren güçlü bir örnek sunuyor."