Gelin-Kaynana ilişkileri…

Eğitimci-Yazar Kadir Kesici, gelin ve kaynanaları yakından ilgilendiren ve ülkemizin önemli sorunlarından olan “Ailede Problemler ve Çözümleri” konulu seminer verdi.

Gelin-Kaynana ilişkileri…

Eğitimci-Yazar Kadir Kesici, gelin ve kaynanaları yakından ilgilendiren ve ülkemizin önemli sorunlarından olan “Ailede Problemler ve Çözümleri” konulu seminer verdi.

Kars İl Müftüsü Mehmet Genç, Müftlük salonu dolduran davetlilere yönelik bir açılış konuşması yaptı. Müftü Genç konuşmasında, toplumun temel yapısını oluşturan Aile gibi önemli bir kurumun sağlığı  için Karslılara bilgi veren Kadir Kesici Hoca ve etkinliği düzenleyen Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Aydın Acay’a teşekkür etti. Salonu dolduranlara Hicret’i örnek veren Müftü Genç, “Hicret, göç etmek değildir. Hicret kötülüklerden, günahlardan, fenalıktan, isyandan, yanlıştan ve hatadan dönüp Allah’a sığınmak ve Allah’a kul olmaktır. Hicret etmek; Kuran- ı Kerim’deki o “hicret” deniliyor ki: “Cenab-ı Hak, bir defa oldu. Ondan sonra o hicret yok artık, Hicretiniz Allah’a olsun” diyor. Cenabı Hak günahlardan, kötülüklerden,  arınacağız Allah’a yöneleceğiz ama bunu önce ailede tesis edeceğiz. Ailede problem olabilir çocuklarımız konusunda sıkıntı olabilir. Allah yuvalarımızı mutlu ve daim etsin” dedi.

Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ile Kars İl Müftülüğü birlikteliğiyle yürütülen “Aile Eğitim Seminerlerinin bu ayki programına yine Eğitimci-Yazar Kadir Kesici iştirak etti. İl Müftülüğü Konferans Salonundaki programda “Ailede Problemler ve Çözümleri” konusunu işleyen Kesici, ailedeki mutluluğun şartını, karşılıklı sevgi, saygı ve anlayıştan geçtiğini söyledi. Kesici, hediyeleşmenin bile mutluluğun sebebi olduğuna vurgu yaptı.

İl Müftüsü Mehmet Genç, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Aydın Acay”ın da katıldığı, gelin ve kaynanalarında hazırlandığı programda Kesici, gelin, kaynana, damat, kayınpeder ilişkilerinin ailede başlayan huzur veya huzursuzluğun ana unsuru olduğunun unutulmaması gerektiğini ifade etti. Gelinlerin kaynanalarına, kaynanaların gelinlerine zaman zaman hediye verip almalarının huzura önemli katkısının olacağını söyledi. Gelinlerin kaynanalarına “Anneciğim”, kaynanaların da gelinlere “Kızım” diye hitap etmesinin huzura artı değerler katacağının da unutulmamasını istedi.

GELİN - KAYNANA VE DAMAT - KAYNATA İLİŞKİLERİ NASIL OLMALIDIR?

Kadir Kesici Hoca, geniş aileyi oluşturan karı – koca, gelin – kaynana, damat – kaynata, eş ve çocuklar ile dede ve torun gibi bireyler arasındaki ilişkileri dini ve gündelik insan yaşamı açıdan ele alarak anlattı.

Aile bireyleri arasında yaşanan problemleri ve çözüm önerilerini esprili bir dille örnekler vererek Anlatan Kesici, sunumunu aşağıdaki konu başlıkları altında gerçekleştirdi.

AİLE NEDİR?

Aile: Nesep ve evlilikle bir araya gelmiş, bir çatı altında bulunan, ana, baba, dede, nene ve çocuklardan meydana gelir. Problemler de çözümlenip halledilemeyen anlaşmazlıklardır. Ailevi problem, ailede fertler arasında yaşanan sorunlardır. Çözümse bir meselenin çözülmesi ile ortaya çıkan sonuçları ve çözmek için yapılacak işlemlerin gösterilmesidir.

GELİN – KAYNANANA

Gelin-Kaynanana ise Gelin; evlenmek üzere hazırlanmış süslenmiş, düğünü yapılan kızdır. Evlenip aileye giren kadın, kız, oğulun eşidir. Güvey ise evlenmek için hazır olan erkek, damat veya yeni evlenmiş olan erkektir. Koca ise genç koca, kızın eşidir. Kaynana, Kaynata, Kayınbaba: Kaim-i Ana: Ana yerine geçen Ana. Ana gibi ana. Beyin veya eşinin anasıdır. Kaim-i Baba: Baba yerine geçen baba. Baba gibi babadır; Beyin ya da eşinin babası gelin ve damatlar kaynana ve kaynatayı; Ana ve baba gibi bilip haklarını gözetirler. Eşi ve çocuklarını gönülden seven bir gelini; Normal bir kaynana ve kaynata da sever. Oğlunu, torunları ve geliniyle huzurlu ve mutlu olduğunu gören kaynana ve kaynatalar; Gelinlerini kızları gibi severek, değer verirler. Böyle bir ailede sevgi tomurcukları oluşur. Bir gelin hanım, kaynanasına gösterdiği sevgi ve saygının aynısını kendi gelininden görür. Bu günün gelinlerine; Allah, eğer ömür ve evlat verirse; onlar da yarın bir kaynana olurlar. Gelinler, İslami ölçülerle kaynana ve kaynataya hizmet ederlerse o aile içinde huzur olur. Gelin ve damat, kendi annelerinden duyunca üzüldüğü sözleri, hoş görerek affedip yüreklerinden silip attıkları gibi; Kayın valideleri de kendi anneleri gibidir. Öyleyse onun da bu ‘af ve hoşgörüden’ yararlanma hakkı olmalıdır. Gelin ve damat, öfkeli ve stresli anlarında; kayınvalide ve kayın pedere karşı davranış ve sözlerinde ‘Edep sınırını’ aşmamalıdır. Öfkelenip kızmalarına sebep olacak bir söz ve davranışla karşılaştığı zaman kendi  anne ve babalarını hatta gelin ve damatlar! 

KAYIN VALİDE VE KAYIN PEDERLERİNİZE ARA SIRA HEDİYELER ALIN

Hediyeleşme aranızdaki kini yok eder ve sevgi duyguları oluşturur. Aynı evde olsanız bile; zaman zaman yanlarına oturup hal ve hatırını sorarak; “Babacığım”, “Anneciğim” diyerek iltifat edin. Gelinler! Kayın validenize; “Anneciğim”, Oğlunuzun davranışları ile ilgili bilgi verirseniz O’nu daha iyi tanımama yardım etmiş olursunuz. Anneciğim, sizlerin ve oğlunuzun, sevdiği ve sevmediği şeyleri öğrenerek sizi ve onu daha iyi tanımak istiyorum, bana yardım eder misiniz? Gelinler! Kaynananız ile iddiaya girmeyiniz! Eğer girerseniz, peşinen kaybettiniz demektir. Kayın valideniz ile girmiş olduğunuz bir iddiayı, hasarsız atlatmak için; yumuşak ve tatlı bir dille: ‘Anneciğim” Elbette, Siz de haklı olabilirsiniz ama ben, böyle düşünüyorum.’ deyip susunuz.

GELİNLER DİKKAT!

Kayın valide ve kaynatanıza söylediğiniz bir söz veya yaptığınız bir davranışınız sebebiyle, eşinizden alacağınız bir uyarı, eşinizle aranızda istenmeyen bir soğukluğa sebep olabilir. Gelin kaynana - kaynata arası geçimsizlikler ile içinde hiç istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Gelin ve kayın valide arası olumsuzluklar, duygusal veya fiziksel şiddet nedenidir. Aile için şiddetin duracağı yer belli olmaz. Yaralanma, boşanma ve ölüme götürebilir. Aile fertleri arasındaki bazı çekişmeler, aile içindeki edep ve inceliği azaltır. Gelin; kaynana, kaynataya Allah’tan emanettir. Allah adına alınan emanet iyi korunmalı, yeni evlilere de yardımcı olunmalıdır.  Kaynana ve kaynata, kendi yeni evlilik günlerini düşünüp gelinlerini ‘kızları’ gibi düşünüp, kabullenerek onu korumalıdırlar. Kaynana ve kaynata, oğlu ve akrabalarına  gelinlerinin; ahlâkını ve güzel yönlerini anlatıp gelinlerine de onu sevdiklerini sıkça söylerler. Kaynana ve kaynata, Kendi gelinlerini birbiriyle veya başkalarının gelirleriyle kıyas etmezler. Her gelini olduğu gibi kabul ederler. Kaynana ve kaynata, kendi kızlarının hatasını örttükleri gibi, gelinlerinin yaptığı hataları da kibarca örter veya tamir ederler. Kaynana ve kaynata, gelinlerini kıskandırmak  için oğluna özel ilgi gösterip, iltifat ederek veya gizli konuşup problem üretmezler. Kaynana ve kaynata gelinlerin de olmasını istediği ama bulamadığı özelliklerin yokluğundan şikayet edip, üzülmek yerine; Gelinlerindeki ‘farklı ve güzel özellikler’ ile mutlu olup sevinmelidirler.

ALLAH’A HAMD EDİLMELDİR!

Kaynana ve kaynatalar; Oğlu ile gelinleri tartışırken ayırmalı ve taraf olmaları hoş olmaz. Bu konular, istenmeyen sonuçlar doğurabilir.  Eğer mutlaka aralarına girmeleri gerekiyorsa, nefislerinin aleyhine de olsa Haktan yana ve gerekirse gelinlerine yakın olmalıdırlar. Kaynana ve kaynata, geline yakın oturabilir; Eğer mümkün olursa beraber oturmaları faydalıdır. Ayrı iseler, gelini haberli ve birlikte ziyaret edip, evini derleyip toplamasına fırsat verilmeli. Dede ve Nene, torunları severken şımartmadan, ebeveyni üzmeden tecrübelerini söylerler. Kaynana ve kaynatalar, gelinlerinin söz ve davranış farklılığının, nesil ve eğitim farkından olabileceğini düşünmelidirler. Kaynana ve kaynatalar oğlu ile gelinin evlerini tertip ve yerleşim şekline müdahil olmamalı, görüşlerine saygılı olmalıdırlar.

BEYEFENDİ NASIL OLUNUR?

Beyefendi, eşi ile ana ve babası arasında barış elçisi olmalıdır. Birbirleri arasında söz getirip götürmemeli, daima çözümden yana taraf olmalıdır. Eşi ile anne babasının birbiri hakkındaki kötü sözlerini düzeltmeli, Ailesi ile huzur ve mutluluğun artması için gayret etmelidir.  Beyler, ana ve eşiyle birlikte iken; onları tenkit etmemelidir. İkisini de küçük düşürmemelidirler. Beyler, eşi ile annesini barıştırmak isterken çok dikkatli ve hassas olmalıdır.  Akraba ve hısımlar aile içinde sorun olabilecek söz ve davranışlardan kaçınmalıdır.”

Programın sonunda İl Müftüsü Mehmet Genç, Kesici”ye “Işıklı Evliya Camisi” maketi hediye etti. kha

Kars Haber Haberleri