Görevinden uzaklaştırılan Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün hakim karşısında

Büyükçekmece Belediyesi'ne yönelik yürütülen "yolsuzluk" soruşturması kapsamında tutuklanarak belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Hasan Akgün ile 30 sanığın yargılandığı davada ilk duruşma görüldü.

Büyükçekmece Belediyesi'ne yönelik yürütülen "yolsuzluk" soruşturması kapsamında tutuklanarak belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Hasan Akgün ile 30 sanığın yargılandığı davada ilk duruşma görüldü.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Büyükçekmece Belediyesi'ne yönelik yürütülen "yolsuzluk" soruşturması kapsamında tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Hasan Akgün ile 30 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. İddianamede, sanık Hasan Akgün'e yönelik "çıkar amaçlı suç örgütü kurma ve yönetme", "rüşvet", "icbar suretiyle irtikap" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından 68 yıldan 183 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.

İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, tutuklu sanıklar Hasan Akgün, Adem Çukur, Atahan Bacınoğlu, Mehmet Kılıç, Osman Yeşilgül, Ömer Kazancı ile bir kısım tutuksuz sanıklar ve tarafların avukatları hazır bulundu. Duruşmaya, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Çatalca Belediye Başkanı Erhan Gürel, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan ile Büyükçekmece Başkan Vekili Hakan Çebi ve bazı partililer izleyici olarak katıldı.

"İddianamede benim suç işlediğime dair bir delil yok"

Savunma yapan tutuklu sanık Hasan Akgün, "Bir belediye başkanının ülkesinde çalışan kişilerle çalışması son derece doğaldır. Gerçekten ortada bir suç örgütü varsa bende bu örgütün lideriysem, benim bu kişilere talimat verdiğim ve onların bunu yerine getirdiğine dair hiçbir delil ortaya konmamıştır. İddianamede böyle bir ilişkinin varlığına dair bir delil yoktur. Benim suç işlemeye yönelik bir işlemim olduğuna dair delil yoktur. Benim belediye personeliyle olan ilişkim suç işlemek için değil kanunen yapmam gereken bir ilişkidir ve denetlemeye açıktır. Hayatını Büyükçekmece belediyesine adamış biri olarak örgüt lideri kapsamında suçlandım. Söz konusu iddiaları destekleyecek somut bir delil yok" ifadelerini kullandı.

"Birilerinin isimsiz ihbar mektuplarında üzerine, ömrünü belediye başkanlığına adamış birisi için örgüt suçlamasının yöneltilmesi reva mıdır?"

Akgün, "Etkin pişmanlık ifadeleri "suç örgütü" iddiası için delil olarak kabul edilemez. İddianamede bazı kişiler beni "gizli kasası" olarak gösteriyor ancak bu iddiayı da destekleyen hiçbir somut delilin iddianamede yer almıyor. İhbar mektuplarını okuduğunuzda, "duydum', "kanaatindeyim', "inancındayım" ifadelerini görürsünüz. Bunların hukuken delil kabul edilmesi mümkün müdür? Birilerinin isimsiz ihbar mektuplarında "duydum', "düşünmekteyim" demesi üzerine, ömrünü belediye başkanlığına adamış birisi için örgüt suçlamasının yöneltilmesi reva mıdır?" şeklinde konuştu.

"Almadığım bir rüşvet yapmadığım bir görüşme konusunda ispat etmek zorundayım"

Sanık Akgün savunmasının devamında, "İddianamede taşınmazların edinim tarihlerine bakılarak çocuklarımın 25-30 yaşlarında olduğu, bu taşınmazları satın alabilecek maddi güce sahip olmadıkları ve bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğu iddia edilmiştir. Çocuklarımın yalnızca 25-30 yaşlarında olmaları nedeniyle bu taşınmazları alabilecek maddi güce sahip olamayacaklarının kabul edilmesi hukuken kabul edilebilir değildir. Ben var olmayan şeyleri ispat etmeye çalışıyorum. Almadığım bir rüşvet yapmadığım bir görüşme konusunda ispat etmek zorundayım. Ben bunu ispat etmek zorunda değilim iddia makamı bunu kanıtlamak zorunda. Hiçbir şekilde fakir fukaranın hakkını yemedim. Yeşil alanların haksız şekilde işgaline yer vermedim. Ben 7 kere üst üste seçilmiş bir belediye başkanıyım. Allah kimseyi adaletsizlikle sınamasın. Öncelikle tahliyemi ardından beraatımı talep ediyorum" dedi.

Duruşmada savunma yapan tutuklu Büyükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı Ömer Kazancı, "Tek suçum CHP'li bir belediyede başkan yardımcısı olarak çalışmak. Tutukluluğum boyunca 11 kez tutukluluk incelemesine çıktım. Her inceleme öncesinde tıraş oldum, takım elbisemi giydim ve SEGBİS üzerinden bağlandım. Bu süreçte haklarında çok daha ağır suçlamalar bulunan pek çok kişi cezaevine getirildi. Onlar da SEGBİS incelemelerine katıldı, bir kısmı ile aynı koğuşlarda kaldım. Bu tahliyelere bizzat tanıklık ettim" dedi.

İddianamede adı "gizli kasa" olarak geçen tutuklu sanık Mehmet Kılıç ise, "Hiçbir örgüte üye olmadım. Kimsenin kasası olmadım. Somut deliller yok ben soyut beyanlarla tutuklandım. Hakkımda ruhsat ve iskan süreçleri karşılığında alındığı öne sürülen villaların devri ve satışında, taşınmazların el değiştirmesine aracılık ettiğim söyleniyor. Bunların hiçbiri doğru değildir. "Gizli kasa" olduğum iddiaları tamamen asılsızdır. Tahliyemi talep ediyorum" şeklinde konuştu

Tutuklu sanıklardan Osman Yeşilgül, "Şirketlerin spor kulüplerine destek vermesi olağan ve yaygın bir uygulamadır. Ben suç işleyecek bir şey yapmadım. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum" dedi.

Mahkeme tutuklu sanıklar ve bir takım tutuksuz sanıkların beyanlarını aldıktan sonra duruşmanın yarın tekrar devam etmesine karar verdi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Türkiye Gündem Haberleri