Bu silahlı kişiler, ilimizde bir kanayan yara olarak pazara hayvanlarını satmak için gelen fakir vatandaşlar üzerinde baskı unsuru olarak kullanılıp hayvan fiyatlarını önemli ölçüde etkilediği iddia ediliyor. Fakat bu konuda mağdur olan hiçbir vatandaş davacı veya şikayetçi olmuyor veya olamıyor.
Kars Emniyet Müdürlüğü’nün rutin güvenlik önlemlerinin yanı sıra yaptığı huzur uygulamaları halkın takdiri ile karşılanıyor. Buna rağmen emniyet yetkilileri ilimize bu tür baskıların gariban vatandaşlar üzerinde uygulandığı ve önemli oranda mağdur olmalarına karşın kimsenin şikayetçi ve davacı olmadıkların bilincinde olduklarının altını çizdiler.
HUZUR UYGULAMALARI SONUÇ VERİYOR
Kars Emniyet Müdürü Cengiz Zeybek, Kars’ta yaptıkları olağan güvenlik tedbirlerinin dışında yapılan huzur uygulamaları hakkında yaptığı açıklama da bu konuya da açıklık getirdi.
Kurban bayramı öncesi hayvan pazarında polisin düzenli olarak yaptığı uygulamalar sırasında vatandaşlar üzerinde çeşitli çap ve markalarda 21 adet ateşli silah ele geçirildiğini belirten Zeybek,”Türkiye çok büyük bir ülkedir. Kars’ta gittikçe büyüyen ve gelişen bir ildir. Bu nedenle büyüyen ve gelişen bir ilde sorunlarda doğal olarak artacaktır. Türkiye’nin çok sorunları var. Bu nedenle bazı gurupların ve oluşumlarının çeşitli bahanelerle kutladığı günler var. Bu guruplar bazı günleri eylem yapma günü olarak seçiyorlar. Bu hassasiyet arz eden zamanlarda biz mutad olarak o önemli günlerin öncesinde, sonrasında ve o gün olağanüstü tedbirlerimizi alıyoruz. Vatandaşlarımızın huzur ve güven içerisinde yaşamaları bakımından bu çalışmalar çok önemlidir. Biz Emniyet Teşkilatı olarak sadece çeşitli gurupların, siyasi partilerin, derneklerin, sivil toplum kuruluşlarının kutladığı, eylem yaptığı, basın açıklaması yaptığı önemli günlerde değil dini ve milli bayramlarda da aynı güvenlik tedbirlerimizi alıyoruz ve uygulamalar da yapıyoruz.”dedi.
DEVLETE GÜVENİN
Bu nedenle mağdur olan ve çeşitli şeklerde baskı gören vatandaşların Devlete güvenerek şikayetçi olmalarını isteyen Zeybek, daha sonra şunları söyledi. “Kurban bayramı önsesinde sorumluluk bölgelerimizde bulunan hayvan hırsızlığı olaylarına karşı yaptığımız kontrol ve denetlemeler kapsamında hayvan pazarında 21 adet çeşitli çap ve markada ateşli silah aldık. 6136 sayılı yasaya göre suç teşkil eden bu ruhsatsız silahları taşıyan vatandaşlarımız hakkında da yasal işlemler başlatılmış oldu. Yaptığımız bu uygulamalar, sabah saat 5’te yüze yakın çeşitli birimlerden polisimizin ekstra görev alarak yaptılar. Böylece bu yıl hayvan hırsızlığı olaylarında ciddi oranda azalma oldu. Hayvan hırsızlığı genelde Jandarma bölgesinde meydana geliyordu. Fakat çalınan hayvanların pazarlandığı yerlerde genelde polis bölgesinde gerçekleştiriliyordu. Ayrıca kurban bayramı boyunca geceleri de sorumluluk bölgelerimizde hayvan barınakları ve kurbanlıkların olduğu yerlerde de çalışmalar yaptık. Bu uygulamalarda suç işlemeye meyilli vatandaşlarımızı caydırdığımıza inanıyoruz.
SİLAH TAŞIYAN BAZI ALICI VEYA SATICILAR, PAZARLIĞI VE FİYATI ETKİLİYOR.
Hayvan pazarında silahlı olan alıcı veya satıcılar pazarlığı önemli derecede etkiliyor. Yaptığımız bu uygulama ile bu söylentileri de ortadan kaldırmak istedik. Bunlar bir şehir efsanesi gibi kalıyor. Bize bu tür müracaatlar geliyor. Bizde ayrıca bu gibi olayları duyuyoruz. Ama bu duruma maruz kalan hiçbir vatandaş bu yönde müracaatta bulunmuyor. Yani hayvan pazarında özellikle hayvan satan bazı vatandaşlarımızın silahlı olduğu, etraflı oldukları ve şu aileden veya şu köylü oldukları için bir baskı unsuru oluşturarak fiyatları önemli ölçüde etkiledikleri yönünde iddialar var. Bizde bu tarz olaylarının önünü kesmek istedik. Biz güvenlik güçleri olarak bu gibi olayları duyuyoruz, müracaatlarda oluyor ama hiçbir vatandaşımız davacı ve şikayetçi olmak anlamında bize veya savcılığa başvuruda bulunmuyor. Bize gelen vatandaşlarda “kim sizi tehdit etti” diye sorduğumuzda “ben tanımıyorum” diyorlar. Tabiî ki vatandaşlarımızın haklı olarak bazı çekinceleri olduğunu biliyoruz. Bu konular dışarıda fazla seslendiriliyor fakat vatandaş haklarını devletin gücü ile arayamıyor. Mesala bir vatandaş 3.000.00 TL olan hayvanımı benim elimden 2.500.00 TL’ye aldılar diyor. Kim aldı diye sorduğumuzda ise söylemiyor. Ama bu vatandaşlarımız hiçbir şekilde adli mercilere, resmi olarak müracaatlarda bulunmuyorlar.” Diye konuştu.
Tacettin DURMUŞ / Habertürk