Lojistik Hizmet Sağlayıcıları Derneği (LODER) ve Kütahya Dumlupınar Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirilen "Karayolu Yük Taşıtı Sürücülüğü Programı", sektörün yetişmiş eleman ihtiyacına neşter vurarak mezunlarına doğrudan iş garantisi sunuyor.
Lojistik sektöründe uzun yıllardır yaşanan nitelikli sürücü krizine çözüm sunmak amacıyla LODER ve Kütahya Dumlupınar Üniversitesi ortaklığıyla başlatılan Karayolu Yük Taşıtı Sürücülüğü Programı, ilk mezunlarını vermeye hazırlanıyor. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından üniversite tercih kılavuzuna eklenen ve bu yıl kontenjanı artırılan meslek yüksekokulu düzeyindeki program, hem teorik hem de pratik eğitimi bir arada sunarak sektördeki "iş bulamayan şoför olur" algısını kırmayı ve mesleğin itibarını yükseltmeyi hedefliyor.
"Önümüzdeki sene ilk mezunlarını verecek program başarılı öğrencilerini bekliyor"
Sektör temsilcilerinin girişimleriyle hazırlanan dosyanın YÖK tarafından onaylandığını belirten Lojistik Hizmet Sağlayıcıları Derneği (LODER) Yönetim Kurulu Başkanı Kayıhan Özdemir Turan, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
"4-5 yıl önce sektörün uzun yıllardır dile getirdiği "şoför bulamıyoruz" sorusuna cevap olmak adına Lojistik Derneği önderliğinde bir çalıştay gerçekleştirdik. Bu çalıştay sonrasında Karayolu Yük Taşıtı Sürücülüğü Programı'nın meslek yüksekokulu düzeyinde yapılması yönünde bir çalışma başlatıldı. Kütahya Dumlupınar Üniversitemizden hocalarımızın katıldığı çalıştay sonrası hazırlanan dosya YÖK'e sunuldu. Geçen sene Haziran ayı itibarıyla program YÖK'ün üniversite kitapçığında yer aldı. Hazırlık sürecinde firmalarımızın da yazılarıyla katkı verdiği üzere, mezunları direkt istihdam etmek üzere hazır bir şekilde önümüzdeki sene ilk mezunlarını verecek program başarılı öğrencilerini bekliyor. Dolayısıyla sektörde mezun olduktan sonra iş garantisi olan nadir programlardan bir tanesi bu olacak diyebiliriz."
"Sürücülük mesleği çok değerli"
Mesleğin toplum nezdindeki algısını değiştirmeyi amaçladıklarını vurgulayan Turan, sürücülük mesleğinin stratejik önemine dikkat çekerek, "Uluslararası ve ulusal karayolu taşımacılığında sürücülerimizin çok önemli bir payı var. Ne yazık ki toplumda yerleşmiş "herhangi bir iş yapamayan gençlerimiz için en azından şoför olursun" tanımı var. Bu çok doğru değil. Çünkü sürücülük mesleği çok değerli ve uluslararası boyutuyla ülkemizin temsil edildiği bir görev. Bu temsile hazırlanırken gençlerimizin üniversite mezunu olarak bu programı tamamlaması, yabancı dil bilgisine ve mevzuata hakim olmaları, bu mesleğe toplum nezdinde de değer katacaktır" dedi.
"Bir sürü uygulama dersi olacak"
Programın dünyada ve Türkiye'de bir ilk olduğuna değinen Maltepe Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tanyaş ise Türkiye'deki iç taşımaların yüzde 90'ının karayolu ile yapıldığını belirterek şu bilgileri paylaştı:
"Ülkemizdeki iç taşımaların yüzde 90'ı karayolu ile yapılıyor. Biz de bu ihtiyacın fazla olduğunu görerek bir program hazırlayıp YÖK'e gittik. Bu seneki daha iyi bir haber; kontenjan dolmasına rağmen YÖK bu kontenjanı 25'ten 30'a çıkarttı ve tercih anlamında program dolmuş oldu. Programın ana özelliği 3+1 modelinin uygulanmasıdır. Yani 3 sömestr teorik ders görüyoruz ama esasında teori içinde de ciddi uygulama var. Kampüs içinde pist, çekici ve yarı römork hibeleri sağlandığı için bir sürü uygulama dersi olacak."
"Ciddi bir eğitim yer almaktadır"
Eğitim sürecinin son aşamasında öğrencilerin doğrudan sahaya inerek tecrübe kazanacağını aktaran Prof. Dr. Tanyaş, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Son sömestr, yani 14 hafta boyunca bu arkadaşları şirketlere göndererek -hatta sigortası da üniversite tarafından ödenmek üzere- yardımcı şoför gibi çalışmalarını sağlayacağız. Bu program içinde tabii sadece teknik taraflar değil, araç ve sürüş güvenliği ile ilgili de ciddi bir eğitim yer almaktadır."