Hocalı Katliamına Neden Duyarsızız?

Hocalı Katliamının 19.yıldönümünde şehit olan soydaşlarımız Bursa'da anıldı.

Açılış konuşmasında Azerbaycan Kültür Derneği Başkanı Handan Askeran Ton; “Hocalı’da

yaşananlar bizim için en acı olaylardan birisidir.Ermeniler, çoluk ,çocuk,yaşlı ve kadın

demeden orada yaşayanları hunharca soykırım yaparak katlettiler.Bizler şehitlerimizi

rahmetle anıyor, soykırım yapan Ermenileri bir kez daha kınıyor ve lanetliyoruz.19 yıldır

sesimizi duyurmaya çalışıyoruz,gerek dünya devletleri ve gerekse Türkiye Cumhuriyeti

Devletinin bu soykırım olaylarını resmi olarak kınayıp ve meclisten Hocalı Soykırımını

onaylamalarını istiyoruz.Biz Atatürk’ün torunları olarak ne yapıyoruz?Bunu bir sorgulamamız

lazım.Birçok kadınımız, çocuğumuz,Karabağda,Bosnada,Irakta ve Dünyanın birçok yerinde

tecavüze uğrayarak hunharca katledilmekteler ve şiddete maruz kalmaktalar.Bizler

ve insanlık neler yapmakta?Bunu bir kez daha sorgulamamız gerekmektedir.Ermeniler

kendi yapmış oldukları vahşeti Türkler yapmış gibi gösteriyorlar.Biz Ulus olarak barıştan

ve sevgiden yanayız.Çocuklarımıza kin tohumları ekmeyelim,sevgi ve barış tohumları

ekelim.”dedi.

Gazeteci yazar Eşref Uzundere Hocalı’da yaşananlara dair slayt gösterisinde

bulunarak,yaptığı konuşmada;

“Resmi verilere göre bu alçak saldırıda 613 kişi

katledilmişti.83 çocuk,106 kadın,70 yaşlı insan acımasız şekilde işkence ile

öldürülmüşlerdi .İşte yaşanan olaylardan örnekler;

Elleri bir ağaca arkadan bağlanan hamile bir kadının başına dikilmiş olan iki Ermeni

yazı tura atıyordu. Bu kanlı kumarı yaklaşık 100 yıl önce Anadolu toprağında Kars'ta

Ağrı'da Van'da Erzurum'da da ataları oynamıştı. Onlardan duymuşlardı. Karnı

burnunda çaresiz bir Azeri kadının doğumu oldukça yakın görünüyordu. Çaresiz kadın

bir hazan yaprağı gibi titriyordu. Elbiseleri yırtık, ayakları çıplaktı... Ermenilerin uzun

boylu olanı elindeki AK-47 model Rus yapımı otomatik tüfeğinin namlusuna monte edilen

seyyar kasaturayı çıkartırken,diğeri elindeki demir parayı havaya attı:

-Akçik, manç?.. (Kız mı, oğlan mı?)

-Akçik... (Kız)

Bu cevap üzerine 'oğlan' diyerek bahse giren Ermeni, elindeki kasatura ile hamile

kadının karnını bir hamlede yarıp çocuğu çıkarttı. Kan bürülü gözleri bebeğin

kasıklarına kilitlendi.

-Tun şahetsar, ınger... (Sen kazandın, yoldaş)

-Yes şahetsapayts ays bubrikı inç bes bidigişdana... (Ben kazandım ama bu bebek

nasıl beslenecek?)

-Mayrigı bedge gişdatsine. (Annesi besleyecek elbette)

Bunun üzerine daha kısa boylu olan Ermeni, bir hamlede kasaturaya geçirdiği bebeği

annesinin göğsüne yapıştırdı:

-Mayrig yerahayin zizdur. (Çocuğa meme ver)

Aynı dakikalarda Hocalı'nın başka bir semtinde tek kale futbol maçı hazırlığı vardı. İki

kesik Azeri kadın başını kale direği yapmışlar, top arayışına girmişlerdi. Başı tıraşlı bir

çocuk bulup getirdiklerinde ise Ermeni çeteci sevinçle bağırdı:

-Asixn ma/, çimi yev bızdıge, aveg gındırnadabidi. Gıdıresek... (Bu hem saçsız hem de

küçük, iyi yuvarlanır. Kopartın...)

Aynı anda çocuğun gövdesi bir tarafa, başı da orta yere düşmüştü...Ermeniler zafer

naraları atarak, kanlı postalları ile kesik çocuk başına vurarak kanlı bir kaleye gol

atmaya çalışıyordu.

Bu iki olay Hocalı'da bundan çok değil yalnızca 19 yıl önce yaşandı. Her iki olay da ermeni

çetecilerin katliamlarına bizzat şahit olan görgü tanıklarının anlatımlarıdır. Ne yazık ki 26

Şubat 1992 günü binlerce Azeri türlü yöntemlerle vahşice katledilmiştir.

Bu olaylardan kurtulan insanların psikolojileri bozulmuş,olayların tahribatından dolayı

ruhları ve hafızaları asla kurtulamamıştır.Peki neydi bu düşmanlık?Ermenistan’daki

okul duvarlarında asılan haritalarda Türkiye’nin 12 ili yer almaktayken,Ermenistan

bayrağında Türkiye hudutları içindeki Ağrı Dağı’nın resmi varken,Ermenistan milli

marşında “Topraklarımız işgal altında,bu toprakları azat etmek için ölün,öldürün”

denmekteyken başkaca bir neden aramaya gerek yok sanırım.

Hocalı’da katliam yerini gezen Fransız yazar Jean Yves Junet; “Pek çok savaş hikayesi

dinledim.Faşistlerin zulmünü işittim,ama Hocalı’daki gibi bir vahşete umarım kimse

tanık olmaz.”diye katliamın boyutunu anlatıyordu. Bizde bu soykırımda şehitlerimizi

rahmetle anıyor,Ermenileri lanetle kınıyor ve tüm ulusları ve insanoğlunu bu olaya duyarlı

olmaya çağırıyoruz.

Ali ERGÜL/Siyasal Birikim/Bursa

 

Kars Haber Haberleri