İBB Davasında savunma yapan iş insanı sanık Hamit Demir: "Belediye gelirler müdürlüğüne gittiğimde bana, ‘8 milyon civarı bir ödeme yaparsanız, bu konuda destek oluruz’ dedi"

'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasının 2. duruşmasının 4'üncü gününde, savunma yapan tutuksuz sanık iş insanı Hamit Demir, "2017'de ruhsatlarımızı çıkarma esnasında belediye gelirler müdürlüğüne gittiğimde bana,...

'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasının 2. duruşmasının 4'üncü gününde, savunma yapan tutuksuz sanık iş insanı Hamit Demir, "2017'de ruhsatlarımızı çıkarma esnasında belediye gelirler müdürlüğüne gittiğimde bana, "belediyeye bir ödeme yapacaksınız" dediler. Beni bir arkadaşa yönlendirdiler. O kişi bana, "8 milyon civarı bir ödeme yaparsanız, bu konuda destek oluruz" dedi. Baktım ki, yapmak zorundayım, yapmasam sıkıntı yaşayacağım. Ben de, "şu anda hiç param yok, bu konuda nasıl destek olursunuz" dedim. Konuşma sonrası ruhsatlarımı aldım, inşaatımı yapıp bitirdim" dedi.

'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasının ikinci duruşmasının görülmesine, 4'üncü gününde devam ediliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde görülen duruşmada, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor. Duruşmada, davanın soruşturma aşamasında tutuklanan ve daha sonra tahliye edilen İBB Özel Kalem Müdürü tutuksuz sanık Kadriye Kasapoğlu savunma yaptı.

"Benden bir suç örgütü üyesi çıkması mümkün değildir"

Sanık Kasapoğlu, savunmasında üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "19 Mart'ta 100 çalışanım ve İBB başkanım gözaltına alındı. Bir suçun delillerini yok etmek için suç olması lazım. Bu iddiaları reddediyorum, böyle bir durum söz konusu değildir. Mesai arkadaşım Caner Kara'ya bir şeyler taşıtma talimatım olmamıştır. Bu iddia, beni yarısından fazlasını tanımadığım, örgüt olarak nitelendirilen insanların arasına koymuştur. Ben özel kalem müdürüyüm. Ben, devletin bana para verdiği işle yargılandım. Benden bir suç örgütü üyesi çıkması mümkün değildir. Ben, bir özel kalem müdürünün yetkileri dışına çıkarak bir işlem yapmadım" ifadelerini kullandı.

"İmamoğlu'ndan ruhsatlama konusunda destek istedim, "tabii ki oluruz" dedi"

Kasapoğlu'nun savunmasının ardından tutuksuz sanık iş insanı Hamit Demir savunma yaptı. Savunmasında, savcılık aşamasında verdiği ifadeye açıklık getirmek istediğini vurgulayan sanık Demir, "2013 yılının son çeyreğinde Yusuf Uzun'a gittim. Uzun, bir arazi için "çok sorunludur, bunu seçimden sonra gündeme getirelim" dedi. Savcılık İfademde, "ruhsat alındı, sözleşme yapıldı" gibi karışıklığa neden olacak ifadeler yer aldı. Ben Murat Ongun'la herhangi bir görüşmem ve bir araya gelmem olmamıştır. 2010 senesinde ben, Beylikdüzü'nde ilk projemi yaparken bana bir plancı lazımdı. Ben o zaman AK Parti belediye başkan yardımcısı Ali Bey'e, "bir plancıya ihtiyacım var, bana destek olur musun" dedim. O da bana, "Murat Çalık diye bir arkadaş var, biz de çalışıyoruz. Onunla görüşebilirsin" dedi ve numarasını verdi. Ben de görüştüm. Görüşmenin ardından da yaklaşık üç yıl Çalık ile beraber çalıştık. Sonra belediye seçimlerinde Murat Bey'le yolları ayırdık. Başka bir arkadaşla çalışmaya başladık. Burada çok hacizler vardı, çok davalar vardı. Malikler birbirine girmişti. Ben bura için çalışma yapmaya başlarken, Murat Çalık'a, "burayı alacağım" dedim. O da bana, "burası çok sorunlu, sıkıntılı. Açarsa açabilirsen al. Bu senin kararın" dedi. Ben de aldım. Aldıktan sonra yürütmelere başladım, görüşmelere. Belirli bir süre sonra satın almalar başladı. Sonraki süreçte Ekrem İmamoğlu'ndan randevu istedim. 2015 yılında İmamoğlu ile görüştüm. Dedim ki, "bu arazileri alıyorum ama biraz sıkıntılı süreç, ruhsatlama konusunda destek istiyorum" dedim. O da, "tabii ki oluruz" dedi" şeklinde konuştu.

"Belediye gelirler müdürlüğüne gittiğimde bana, "8 milyon civarı bir ödeme yaparsanız, bu konuda destek oluruz" dedi"

Savunmasına devam eden sanık Hamit Demir, "2017'de ruhsatlarımızı çıkarma esnasında belediye gelirler müdürlüğüne gittiğimde bana, "belediyeye bir ödeme yapacaksınız" dediler. Beni bir arkadaşa yönlendirdiler. O kişi bana, "8 milyon civarı bir ödeme yaparsanız, bu konuda destek oluruz" dedi. Baktım ki, yapmak zorundayım, yapmasam sıkıntı yaşayacağım. Ben de, "şu anda hiç param yok, bu konuda nasıl destek olursunuz" dedim. Konuşma sonrası ruhsatlarımı aldım, inşaatımı yapıp bitirdim. Sonraki süreci şirketteki yöneticiler yürüttü. 8 milyon lira daire, çek ve nakit akışı oldu. Adem Soytekin'i ilk tanıdığımda benim taşeronluk işim vardı. Bir görüşmemde, Mehmet Murat Çalık da vardı. Çalık, Soytekin için dedi ki, "düzgün bir arkadaş, buna iş verebilirsin" dedi. Ben de, "bakarız" dedim. Şantiyeyi gezerken Soytekin bana, "ben Ekrem Başkan'ın da işleri yapıyorum. Çok yoğun işim var, buraya da talibim" dedi. Biz de, "değerlendirelim" dedik. Yönetim olarak değerlendirdikten sonra başka bir arkadaşla yürümeye karar verdik. Adem Soytekin'i tercih etmeme nedenimiz, fiyattan ziyade tutumu, tavrı, şantiye şeflerinin kararıyla belirlendi. Murat Çalık sadece karşılaştığımız zaman "ben, büyük, iyi bir taşeron aradım abi" dedi. Asla kimseyi tavsiye etmedi, yönlendirmedi. Sonraki süreçte biz bu dairelerin devamıyla ve belediye ödemeleriyle ilgili Adem Bey ile buluştuk. Buluşmada ona, "buradaki inşaattan alır mısın" dedim. O ise kabul etmedi. Ondan sonra ki süreçte Adem Soytekin ile iş konularıyla ilgili görüşmedim" dedi. Duruşma, diğer sanıkların savunmaları ile devam ediyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Türkiye Gündem Haberleri