Ankara'nın Haymana ilçesinde bulunan kafatasından alınan DNA örnekleri, Sivas'ta elleri bağlanıp, boğazları kesilerek öldürülen kardeşlerin 6 yıldır kayıp olarak aranan babalarının DNA'sı ile uyuştu. İki evladını toprağa veren, kayıp kocasının da kemiklerinin bulunduğunu öğrenen Ayşegül Şimşek, "Eğer o kişi zamanında tutuklu kalsaydı, benim çocuklarım bugün yaşıyor olabilirdi" dedi.
Sivas'ta 2020 yılında hayvan ticareti için Konya'ya gitmek üzere evinden ayrılan Uğur Şimşek'ten bir daha haber alınamadı. Eşi Ayşegül Şimşek'in kocasının en son Ankara'da Hüseyin Sönmez ile görüştüğünü belirtmesi üzerine yakalanan Sönmez, ifadesinde Şimşek'in kendisine 500 bin TL borcu olduğunu ancak nerede olduğunu bilmediğini ileri sürdü. 6 yıl boyunca yapılan çalışmalara rağmen Şimşek'e dair bir ize ulaşılamazken, 6 Mayıs tarihinde Sivas'ın Kılavuz Mahallesi 55. Sokak'taki bir apartman dairesinde Şimşek'in çocukları Umutcan (22) ve milli sporcu Melisa Şimşek (16) kardeşler anneleri tarafından evde boğazları kesilerek öldürülmüş olarak bulundu. Melisa Şimşek'in öldürülmeden önce ellerinin bağlandığı belirlendi. Olayın ardından polis ekipleri, katil ya da katil zanlılarının bulunması için geniş çaplı çalışma başlattı. 25 saatlik kamera kaydının incelenmesi sonucu cinayet zanlısı Hüseyin Sönmez (34) Ankara'da yakalandı. Tutuklanan Hüseyin Sönmez, duruşmada iddiaları reddederek, tahliyesini talep etti. Ancak mahkeme tüm delilleri göz önünde bulundurarak, cinayeti Sönmez'in işlediğine hükmetti. Sanık Sönmez, çocuğa karşı tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek nitelikle kasten adam öldürme, tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme, hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, yasaklı bıçak bulundurma, ikamette ızrar gibi suçların en üst limitlerinden 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve 17 yıl 7 ay ağırlaştırılmış hapis cezasına çarptırıldı.
6 yıl önce bulunan kemikler ile iki kardeşin DNA'sı uyuştu
Şimşek için yapılan kayıp ihbarından 6 ay sonra Ankara'nın Haymana ilçesi kırsalında yol kenarında bir tır şoförü tarafından kafatası ve kemik parçaları bulundu. Jandarma ekiplerince teslim alınan kemikler Adli Tıp Kurumunda incelendi fakat kime ait oldukları o dönem tespit edilemedi. Geçtiğimiz günlerde ise kemiklerden elde edilen DNA'nın Sönmez tarafından öldürülen Umutcan ve Melisa Şimşek kardeşlerin DNA'ları ile uyuştuğu tespit edildi. İki evladını toprağa veren Ayşegül Şimşek ise, böylece kayıp kocasının da öldüğünü öğrendi.
İki evladını toprağa verdi, kocasının da ölüm haberini aldı
DNA'ların eşleştiğini televizyondan duyduğunu anlatan Ayşegül Şimşek, "6 yıl önce eşim bir iş için "Ankara'ya gidiyorum" diye evden çıktı. Gitti ve bir daha da dönmedi. Ben birçok yere başvurdum, şikayetçi oldum. Birçok kanala da başvurdum ama hepsi yarıda bırakıldı. Devamını getirmediler. Çocuğum öldükten sonra bulundu ama iki çocuğumu geri getirebilirler mi. Benim çocuklarım geri gelmeyecek. Ben idam istiyorum. 500 bin liralık bir borçtan bahsediliyor. Öyle bir paradan benim hiçbir zaman haberim olmadı. O adam belki uyduruyor, bilmiyorum, belki gerçekten vardır. Benim hiçbir haberim yok. Ben hiç öyle bir para ne gördüm ne duydum. 500 bin lira için bir insan öldürülür mü, bilmiyorum. O adama ne karı oldu, 500 bin lirayı aldı mı? İnşallah sürünür. O adamı öldürdüyse niye gelip benim çocuklarımı öldürdü. Benim haberim başka bir kanaldan oldu. Bir arkadaş arayıp haber verdi. Benim haberim yoktu. Onlar da araştırdılar" dedi.
"Şikayet ettiğimizde tutuklansaydı, bugün çocuklarım yaşıyor olurdu"
Şimşek, şikayetçi olduğunda katil zanlısı tutuklansaydı çocuklarının bugün hayatta olabileceğini ifade ederek, "Çocuklarımı öldürenle kocamı öldürenin aynı kişi olduğunu düşünüyorum. Çünkü en son o adamın evinde bulundu. Benim evime giren de aynı kişi. Karısından da şikayetçiyim. O kadının da her şeyden haberi var. DNA örneği alındı ama sonuç 6 yıl sonra çıktı. Çocuklar öldükten sonra bulundu. Belki bu son gelişmeler olmasaydı yine bulunmayacaktı. Eğer o kişi zamanında tutuklu kalsaydı, benim çocuklarım bugün yaşıyor olabilirdi. O zaman da şikayetçi olmuştum. 6 ay içeride tuttular, sonra bıraktılar. Adamın eve girdiği belli. Kamera kayıtları var. Girişi var, çıkışı yok. Buna rağmen üzerine gitmediler, dosyayı kapattılar. Benim iki çocuğumun canına kıydılar. Eğer o kişiyi bırakmasalardı, belki benim çocuklarım şu anda yaşıyor olacaktı" şeklinde konuştu.