İstanbul 2 Nolu Barosu heyeti, İsrail'in Gazze'de işlediği soykırım ve insanlığa karşı suçlara ilişkin hazırladıkları 4 klasör ve 25 CD'den oluşan ek delilleri Uluslararası Ceza Mahkemesine (UCM) sunmak üzere Hollanda'nın Lahey kentine hareket etti.
İstanbul Havalimanı VIP terminali önünde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Baro Başkanı Şamlı, hazırladıkları ek delilleri UCM'ye sunacaklarını kaydetti. Gazze'dekilerin adalet talebini Lahey'e taşıdıklarını belirten Avukat Yasin Şamlı, "Özgür dünyanın onurlu ve vicdanlı insanları, insanlığın vicdanının sesi olarak, Gazze'de katledilen kadınların ve çocukların haklarını, mazlumların adalet talebini Lahey'e taşıyoruz. İsrail devlet terörü ile Gazze'de masum insanlara karşı soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları ve saldırı suçu işlemeye devam ediyor. İmzalanan ateşkes anlaşmalarına, Birleşmiş Milletlerin çağrılarına, Uluslararası Ceza Mahkemesinin kararlarına ve Uluslararası Adalet Divanının tedbir kararlarına rağmen saldırılar durmadı. Çünkü cezasızlık, soykırımcıları cesaretlendirmiştir" ifadelerine yer verdi.
Gazze'de yalnızca insanların öldürülmediğinin altını çizen Yasin Şamlı, "Hastaneler, okullar, ibadethaneler, mülteci kampları, yardım sıraları, tarım alanları ve bir halkın geleceği hedef alınıyor. Başvuru dosyamıza esas alınan verilere göre bugüne kadar yaklaşık 80 bin masum katledildi; bunların yüzde 75'ini kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. Bir halkın kadınlarını, çocuklarını ve doğmamış nesillerini hedef alan bu sistematik vahşet fiilleri açık bir yok etme iradesidir. Uluslararası Ceza Mahkemesine delil olarak sunacağımız dosyada yalnızca belgeler yoktur; her sayfada bir hayat, her görüntüde bir feryat, her delilde insanlığın ortak vicdanının tahribi vardır" diye konuştu.
"Bu rakam yalnızca bir sayı değildir; yüz binlerce insanın adalet haykırışıdır"
Farklı ülkelerden pek çok hukukçunun bu başvuruya destek verdiğini kaydeden Şamlı, "İstanbul 2 Nolu Barosu olarak 15 Kasım 2023 tarihli dilekçemizle, İsrailli yöneticilerin Gazze'de işledikleri soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları ve saldırı suçu nedeniyle hukuki süreci başlattık; başvurumuzu 5 Aralık 2023 tarihinde Uluslararası Ceza Mahkemesine taşıdık. Farklı ülkelerden 3 bin 61 hukukçu bu başvuruya imzasıyla destek verdi. Daha sonra suç duyurumuzu kamuoyunun imzasına açtık. Suç duyurusu için 67 bin 674 çevrim içi, fiziki olarak da 2 bin 321 ıslak imza toplandı. Böylece toplam 676 bin 995 kişi, bu suçların cezasız kalmaması için iradesini ortaya koydu. Bu rakam yalnızca bir sayı değildir; yüz binlerce insanın adalet haykırışıdır" dedi.
2 Eylül 2026 tarihinde, kadın ve çocuk soykırımına ilişkin hazırlanan 4 klasör ve 25 CD'den oluşan ek delilleri Uluslararası Ceza Mahkemesine sunacaklarını açıklayan Baro Başkanı Şamlı, "Dosyada şu deliller yer almaktadır; aç bırakılan bebekler, yardım beklerken hedef alınan siviller, saldırılarda hayatını kaybeden kadın ve çocuklar, zorla yerinden edilen ailelere ait toplam 119 fotoğraf var. Gazze'de kadınlar, çocuklar, yasaklı silahlar, açlık, gazeteciler, sağlık çalışanları, işgal, etnik temizlik, işkence ve insanlık dışı muameleye ilişkin kapsamlı çalışmaların yer aldığı toplam 9 adet kitap. Bir mağdurun ve bir mağdur yakınının doğrudan anlatımlarını içeren noter tasdikli beyanlar. İşlenen suçları, saldırıların sonuçlarını ve mağduriyetleri kayıt altına alan görüntüler. Delil niteliğindeki fotoğraflar arasında açlıktan hayatını kaybeden iki aylık bebek, ailesini kaybetmiş bir çocuk, yardım beklerken vurulan siviller vardır. Bunların her biri ismi, ailesi, hayali ve geleceği olan bir insandır. Mahkemenin önüne koyduğumuz deliller, insanlığın gözleri önünde işlenen suçların inkâr edilemez kaydıdır" şeklinde konuştu.
"Sessizlik, failin yanında durmaktır"
Uluslararası Ceza Mahkemesi başta olmak üzere tüm dünya ülkelerine de çağrıda bulunan Şamlı, "Dünya devletlerine de sesleniyoruz. Uluslararası hukuku güçlülerin zayıflara karşı kullandığı bir araç olmaktan çıkarın. Soykırım karşısında tarafsızlık yoktur. Sessizlik, failin yanında durmaktır. Roma Statüsü'nden, Cenevre Sözleşmelerinden ve hukukun genel ilkelerinden doğan yükümlülüklerinizi yerine getirin. Bütün devletlerin yargı makamlarını, kendi hukuk düzenlerinin ve uluslararası hukukun tanıdığı yetkileri kullanmaya çağırıyoruz. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar bakımından hiçbir ülke failler için güvenli liman olmamalıdır. Zamanaşımına sığınarak, siyasi dokunulmazlık zırhına bürünerek veya devlet gücünü arkasına alarak bu suçlardan kurtulmak mümkün olmamalıdır" ifadelerinde bulundu.
"Tarihi soykırımcılar değil, hukukçular yazacaktır"
Bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını kaydeden Şamlı, "Bugün Gazze'de hukuk da yargılanmaktadır. Eğer çocukların açlıktan ölümüne, hastanelerin bombalanmasına, kadınların ve bebeklerin sistematik biçimde hedef alınmasına rağmen hukukçular susarsa, yalnız Filistinliler değil, bütün insanlık kaybeder. İstanbul 2 Nolu Barosu olarak; Gazze'de katledilenlerin hatırasına, hayatta kalanların adalet talebine ve gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzun gereği olarak bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. Soykırımcılar bir gün mutlaka hukuk önünde hesap verecektir. Tarihi soykırımcılar değil, hukukçular yazacaktır" dedi.