İzmir’de dokunan el halıları Türkiye ve Avrupa’daki sarayları süslüyor

İzmir'de geleneksel yöntemler ve doğal kök boyalar kullanılarak büyük bir el işçiliğiyle üretilen asırlık motifli halılar, sınırları aşarak dünya çapında büyük bir değer görüyor.

İzmir'de geleneksel yöntemler ve doğal kök boyalar kullanılarak büyük bir el işçiliğiyle üretilen asırlık motifli halılar, sınırları aşarak dünya çapında büyük bir değer görüyor. Büyük bir titizlikle dokunan bu özel eserler, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve Çankaya Köşkü başta olmak üzere Avrupa'daki devlet başkanlarının saraylarını ve tarihi binaları süslüyor.

Usta ellerde şekillenen ve makineleşmeye karşı geleneksel mirasın korunduğu halı üretim tesisinde, nesilden nesile aktarılan metotlar uygulanıyor. Üretim sürecinde, Konya Karapınar'da bulunan ağıllardan elde edilen koyun yünleri ile sağlamlık ve parlaklık katması amacıyla Ankara keçisi yünleri harmanlanıyor. Özenle yıkanıp taranan ve sümek haline getirilen yünler, yöredeki kadınlar tarafından çıkrık veya kirmanda eğrilerek el ipine dönüştürülüyor. Elde edilen ipler, sentetik madde kullanılmadan çeşitli kök, ot ve minerallerin bakır kazanlarda kaynatılmasıyla yüzde 100 doğal bitki bazlı pigmentlerle renklendiriliyor. Bu meşakkatli sürecin ardından tezgahlara alınan ipler, aylar süren el emeğiyle ilmek ilmek dokunarak uluslararası çapta talep gören eşsiz sanat eserlerine dönüşüyor.

"En iyi arkadaşım halı"

İşletme sahibi Osman Can, babasının 1968 yılında kurduğu halı dükkanında büyüdüğünü belirterek, "7-8 yaşlarıma geldiğimde en iyi arkadaşım halılardı. Sürekli babamın dükkanında zaman geçiriyordum. 1985 ve 1986 yıllarında halı üretimi vardı ancak azalmaya ve niteliğini kaybetmeye başlamıştı. Daha çok kimyasal boyalar ve tabak yünleri kullanılıyordu. 14, 15 ve 18'inci yüzyıllarda üretilen o güzel sanat eserleri artık üretilmiyordu. Benim yaşama amacım çok güzel halılar üretip onları gelecek yüzyıllara bırakmak. Herkes işin kolayına kaçtığı için bunu yapan kimse yok. Halıların yünlerini Konya Karapınar'da 2 büyük ağıldan kırkılan yünlerden alıyoruz. İçine de Ankara keçisi yünlerini karıştırıyoruz çünkü Ankara keçisinin yünü halıya hem sağlamlık hem de parlaklık veriyor. Bunları güzelce yıkatıp tarattıktan sonra sümek haline getiriyoruz. Ardından 25-30 teyzemize dağıtıyoruz. Onlar da çıkrıkta veya kirmanda el ipi haline getiriyorlar. El ipi haline geldikten sonra burada tamamen doğal boyalarla boyama aşamasına geçiyoruz. Hangi halıyı üreteceksek onun iplerini tamamen doğal yöntemlerle hazırlıyoruz" ifadelerini kullandı.

Üretim ortalama 2 ay sürüyor

3 metrekarelik bir el halısının üretiminin ortalama 2 ay sürdüğünü vurgulayan Can, "Makine halısından 1 saatte 1000 adet üretilebilirken, aynısını bir daha üretemeyeceğiniz el halısının yapımı çok uzun sürüyor. Aynı kişi aynı yünlerle dokusa bile birebir aynısı çıkmaz, ancak yüzde 90 benzerlik olur. Son zamanlarda kaliteli malzemelerle dokunan çok güzel makine halıları da var. Ancak bizim kullandığımız malzeme tamamen elde eğirme ipi ve yüzde 100 doğal boya olduğu için çok daha sağlıklı ve organik. Ben her halıyı belirli sayılarda üretiyorum, yüzlerce veya binlerce imalat yapmıyorum. Bu nedenle 50 veya 100 yıl sonra bu halıların hepsi toplanacak ve koleksiyoncular tarafından bir araya getirilecek. Üretimimi tamamen bu amaca yönelik gerçekleştiriyorum" şeklinde konuştu.

"Eserlerimiz gelecek yüzyıllara taşınacak"

Eski halıların özlerine sadık kalarak yeni üretimler gerçekleştirdiklerini dile getiren Can, "Ürettiğimiz halılar sanatseverler tarafından çok beğenildi ve aradaki malzeme, model, dokuma farkı hemen anlaşıldı. Eskileri çok incelediğim için normal bir imalattan ziyade, klonlama gibi titiz bir süreç yöneterek aslına sadık eserler ürettik. Bu süreçte dikkat çektik ve insanlar bizden özel halılar talep etmeye başladı. Çankaya Köşkü'nün ve İstanbul'daki birçok yalının halılarını ürettik. Eski Türkiye İhracatçılar Meclis Başkanı İsmail Gülle bizden büyük bir halı alarak Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne hediye etti. Yurt dışında ise Budapeşte Başkanlık Sarayı ve parlamento binalarının içindeki 120, 140 ve 160 metrekarelik o muhteşem halıların hepsini biz ortaya çıkardık. Tarihi değere sahip olacak bu eserler gelecek yüzyıllara taşınacak. Bunların dışında Amerika, Almanya, Fransa ve Türkiye'de değerli büyük halılar üretmeye devam ediyoruz. Şu an Türkiye'de 120 ile 150 metrekare büyüklüğünde tezgahı olan ve bu ebatlarda üretim yapabilen tek tesis sanırım biziz. Büyük halı üretmek oldukça zor bir iş. Son olarak Macaristan eski Başbakanı Viktor Orban'ın konutuna 140 metrekarelik bir halı yaptık. 8 dokumacımız bu halıyı 16 ayda tamamladı. Boyaların, ipin ve modellerin hazırlanmasıyla birlikte başından sonuna kadar yaklaşık 2 buçuk yıllık bir emek harcandı. Gelecek yüzyıllara kalacak eserler bırakmak benim hayatta aldığım en büyük zevk" dedi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Türkiye Gündem Haberleri