Nevşehir Valiliğinin himayesi, Kapadokya Üniversitesi ev sahipliğinde bu yıl 5'incisi düzenlenen "Kapadokya Gastronomi Festivali", "Yerel Miras, Yıldızlı Sofralar" temasıyla başladı. Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa beldesinde gerçekleştirilen festival, sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımıyla dikkat çekti.
Halka açık olarak düzenlenen festivalde sürdürülebilir gastronomi anlayışı yalnızca tema olarak değil, ölçülebilir ve yönetilebilir bir sorumluluk alanı olarak ele alındı. Festival kapsamında yerel üretim, kırsal kalkınma, kadın kooperatifleri, kültürel mirasın korunması ve iklim sorumluluğu bir arada değerlendiriliyor.
Kapadokya Üniversitesi tarafından sürdürülebilir gastronomi; yerel ve mevsimsel ürünlerin desteklenmesi, geleneksel bilginin korunması, gıda israfının azaltılması, üreticinin emeğinin görünür kılınması ve kırsal ekonominin güçlendirilmesi ekseninde ele alınıyor. Festival programında yer alan yerel üretici pazarı, gastronomi sahnesi, tematik söyleşiler ve Mustafapaşa Lezzet Rotası gibi etkinlikler de bu yaklaşımın sahadaki karşılığı oldu.
Festivalin öne çıkan başlıklarından biri de karbon ayak izinin hesaplanması ve dengelenmesine yönelik çalışmalar oldu. Sürdürülebilirlik teknolojileri alanında faaliyet gösteren Commited firmasının sponsorluğunda yürütülen çalışma kapsamında festival süresince oluşacak emisyonlar bilimsel yöntemlerle ölçülüyor. Ulaşım, enerji kullanımı ve atık oluşumu gibi emisyon kaynakları analiz edilerek toplam karbon ayak izi hesaplanıyor. Festivalden kaynaklanan emisyonların ise Gold Standard sertifikalı karbon kredileriyle dengelendiği ve bu kapsamda Türkiye'deki yenilenebilir enerji projelerine destek sağlandığı belirtildi.
Festivalin açılışında konuşan Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, festival boyunca yerel üretici pazarlarından gastronomi panellerine, söyleşilerden yemek yarışmalarına kadar zengin bir içerik hazırlandığını belirterek, "Faaliyetimizin temel yaklaşımı yalnızca lezzet değil; aynı zamanda düşük karbon ayak izi, yerel üretim, kültürel süreklilik ve sürdürülebilirliktir" dedi.
Gastronominin yalnızca iyi yemek yapmak olmadığını ifade eden Karasar, toprağı korumanın, üreticiyi yaşatmanın ve kültürü geleceğe taşımanın önemine vurgu yaptı.
Nevşehir Valisi Hüseyin Kök ise festivalin yalnızca yöresel lezzetlerin sergilendiği bir platform olmadığını belirterek, "Bu festival, tarladan sofraya uzanan emeğin, tarımsal üretimin ve yerel kalkınmanın en somut göstergesidir. Çiftçilerimizin, kadın kooperatiflerimizin ve geleneksel mutfağımızı yaşatan şeflerimizin süreçte aktif rol alması ilimiz açısından son derece kıymetlidir" diye konuştu.
Nevşehir'in her yıl milyonlarca turisti ağırlayan önemli bir turizm merkezi olduğunu kaydeden Kök, gastronomi turizminin ilin marka değerine katkı sağlayacağını söyledi.
Konuşmaların ardından protokol üyeleri festival alanında kurulan Yeryüzü Pazarı'nı ziyaret etti. Festival, katılımcılara ikram edilen tandır çorbasıyla başladı. Nevşehir Valisi Hüseyin Kök, hazırlanan tandır çorbasını katılımcılara ikram ederek daha sonra kendisi de tattı ve yapılışı hakkında şeflerden bilgi aldı.
Festivalde ayrıca Gastronomi Bölümü 2'nci sınıf öğrencileri tarafından hazırlanan sütlü aşure, festival kapsamında düzenlenen tatlı kategorisinde birinci oldu. Katılımcılardan da tam not alan sütlü aşureyi hazırlayan öğrenci Ela Nur Akın, "Bugün ziyaretçilerimizi sütlü aşure ile ağırlıyoruz. İçerisinde buğday, fasulye ve nohudun yanı sıra kuru kayısı ve kuru üzüm bulunuyor. Ceviz ve Antep fıstığı ile süsleyerek servis ediyoruz. Aşuremizin özelliği malzemelerin süt ile haşlanmasıdır" dedi.