Kars MHP'den birlik ve beraberlik yemeği

Öğretmenevi'ndeki yemeğe MHP Genel Başkan yardımcısı Erzurum Milletvekili Oktay Öztürk, Genel Sekreter yardımcısı Abbas Bozyel, MYK üyeleri Muharrem Yıldız, Taner Gökçek, M. Bülent Karataş, MHP Kars İl Başkanı Yaver Özcan ve partililer katıldı.

 

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kars İl Başkanlığı’nın, birlik ve beraberlik yemeğine katılan MHP Genel Başkan yardımcısı Erzurum Milletvekili Oktay Öztürk, “Şiirlerde geçer ya “eşkıya dünyaya sultan olmuş.” Şairlerimiz böyle diyor değil mi? Evet eşkıya Türkiye’ye sultan olmak için adım atıyor. Hükümetler gidip önünde diz çöküyor. Şehidimin kanına el atmış kö…..önünde diz çöküyor ondan yardım diliyor.” dedi.
 
Öğretmenevi’ndeki yemeğe MHP Genel Başkan yardımcısı Erzurum Milletvekili Oktay Öztürk, Genel Sekreter yardımcısı Abbas Bozyel, MYK üyeleri Muharrem Yıldız, Taner Gökçek, M. Bülent Karataş, MHP Kars İl Başkanı Yaver Özcan ve partililer katıldı. 
 
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından bir konuşma yapan MHP Kars İl Başkanı Yaver Özcan, “Hani derler ya; ‘gönül sohbet ister kahve bahane.’ Bu mütevazi sofra sizlerle sohbet için hazırlanmış dünü güzellikle yad edebilme, yarınlara daha emin adımlarla yürüyebilme bahanesidir. Varlığınız ve dostluğunuzla hayatımıza anlam kattığınız gibi, soframıza da bereket ve şeref kattınız.” dedi.
 
YEREL SEÇİMLER İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI
Yerel seçimler için geri sayımın başladığını hatırlatan Özcan, “Hepimiz kazanmanın şart olduğunu da biliyoruz, hepimiz bu şehrin öneminin bilincindeyiz ve bu şehri çok seviyoruz. Bu şehir hepimize çok şey verdi. Bugün geldiğimiz noktada Kars’ın emeği ve lokması var, Karslının sevgisi ve desteği var, ülkücülüğümüzün sermayesi var, akrabalarımızın sevgisi, çocukluk hatıralarımız ve çocuklarımızın hatıraları var. Bizler bu şehre borçluyuz. Şehrimiz yavaş yavaş bizden daha çok şey istemeye başladı, bizden kendisine daha çok zaman ayırmamızı, kendisini daha çok sevmemizi bekliyor ve terk edilme acısını yaşamak istememektedir. Bizleri bir araya getiren sebepler ülküdaşlığımız, birbirimize olan sevgimiz ve Kars değil mi? Bu şehri veya bu dava, hangisini hayatımızdan çıkartırsak geriye boş bir dünya kalıyor. Bu sebeple ve bu pencereden baktığımızda hayatımıza mana kılan sizleri bu vesileyle Kars’a davet etmenin ne kadar doğru bir iş olduğunu bir kez daha gördüm. Dünden yarına yolculukta bu şehrin sizlersiz olamayacağını herkes bir daha görsün istedik. Bu altın kadro ve ayrıca müsait olamamasından dolayı aramızda olamayan müstesna insanlar omuz omuza vererek şehrimizin kaderini yeniden değiştirecek inanç ve sevgiye sahiptirler. Bu inanç ve sevgi hareketimizin 40 yılı aşkın yolculuğunda yorgunluklar, kırgınlıklar ve dargınlıklarla sekteye uğramış olabilir. Aziz ülküdaşlarım bunlar büyük davalarda hep olmuştur ve olacaktır. Memleketimizin kırgınlıkla kaybedecek zamanı yoktur. İçinde bulunduğumuz mübarek ay besmele ve dualarla yeniden “Bismillah” demek için iyi bir zamandır. Teşkilatımız “Bismillah” demek için bu ayda bir araya gelerek bereketli bir sofrada geleceğe yürümek için çekilen besmeleyi inşallah yaradan karşılıksız koymayacaktır.” diye konuştu.  
 
MHP Genel Başkan yardımcısı Erzurum Milletvekili Oktay Öztürk de, “Kendim tanık olduğum için çok rahatlıkla söyleyebilirim ki saçlarını inandıkları bu dava uğrunda ağartan çok sevgili ak saçlılarımız. Burada saçlarını ağartmaya yeminli karşımda duran gençler, hanımefendiler ve beyefendiler hepiniz hoş geldiniz. Aslında maksadımız konuşmaktan ziyade, sizlerle bir lokmayı beraber kesmek bizim için şereflerin en büyüğüydü. Adet olduğu üzere böylesine güzel bir dergah olduğunda, böylesinde değerli şahsiyetler bir arada olunca, hele hele siyasetçi de olunca alışkanlıklardan vazgeçilmiyor ve konuşmalar oluyor.” şeklinde konuştu.
 
“YANİ HANGİ ZÜMREDENSİNİZ SİZ”
“Çok önemli bir günün arifesinde sizlerle bir araya geldik.” diyen Öztürk, “Çok önceleri de hayırlı bir noktada buluşmuştuk. 1995 yılında Kars’tan milletvekili adayıydım, çok kısa sürede burada olduk ama o tat hala damağımızda. Orada bize anlatılan Kars’ın dışında bir yapıyı gördük. Hiç unutmuyorum televizyonda program yapıyoruz. Sormadım da spikerin düşüncesi nedir, herhangi bir art niyetle davranıyorum da o beni uyarıyor onu da bilmiyorum ama ben ithal adayım ya, öyle diyorlar. En güzeli onu burada perişan edelim diye düşünülerek çok tuzak bir soruyla karşılaştım. Sayın Başkan hatırlar; çünkü bunun değerlendirmesini daha sonraları yapmıştık. Soru şu; Kars siyasetinde hakim olan bir anlayış vardır. Zümre anlayışı. Herkes kendi zümresi çerçevesinde siyaset yapar. Sırtını zümresine dayama suretiyle siyaset yapar. Siz hangi zümredensiniz? Soruyu sorduğu vakit çok da iyi niyetli bir insan olmadığını anladık. Kendisi ortaya koyuyor. İnanarak bir cevap verdim. Huzurlarınızda o cevabı günün anlamı itibariyle de tekrarlamak istiyorum. Yani ne demek istiyorsunuz? dedim. “Efendim” dedi ki “işte Azeri var, yerli var, terekeme var” vs. vs. saydı. “Yani hangi zümredensiniz siz? Çünkü siyaset öyle gidiyor.” Yani şunu mu demek istiyorsun? dedim. Ben Azeriyim. Sırf Azeri olduğum için Azeri bana oy verecek mi? Böyle bir mecburiyetten mi bahsediyorsun sen. Bu milletin birliğine, dirliğine inanmış, iman etmiş, o milletin evladı olmakla iftihar eden Türk oğlu Türk’üm. Ne o soru anlamını yitirdi, ne verdiğim cevap anlamını yitirdi. Bu günde buradayız. Biraz önce bir arkadaşımız dedi ki Kars ta çok şeyler değişti. Evet bu genç dinamik il başkanımız, Kars’ta bir çok şeyleri getirmek niyetinde. Böyle inanmış, böyle iman etmiş. İnşallah bu cesareti de sizlerin varlığından alıyor, sizlerin varlığını bilerek yapıyor. Ama Kars’ta hiç olmaması gereken bir değişiklik oldu. Ne oldu?. Siz; ben Azeriyim, ben Yerliğim, ben Terekemeyim diye birbirinizin eteğinden çekiştirmeye başladınız, birilerine fırsat doğdu. Bir musibet bin nasihatten iyidir. İnşallah diyoruz bizi üzüntüye terk eden bu şer, hayra vesile olur, herkes aklını başına devşirir, tapulu arazinizde Bozkurdun gezdiği bu dağlarda bir an için gafletinize eğer çakallar doluşmuş ise bunu defetmekte sizin namus borcunuzdur.” diye konuştu.
 
BU MİLLET ÇOK ACILAR ÇEKTİ
Öztürk ayrıca, “Bu millet çok acılar çekti. Gün oldu zafiyete uğradık, diz çöktük, dost dediklerimiz boynumuza bindi, ülkemizi paylaşmaya kalkıştılar. Ama her zaman bu milletin fıtratında esarete baş kaldırmak gibi bir asil duygu vardır. Mustafa Kemal, zillet bu millete yakışmaz deyip de ayağa kalktığı vakit o günkü halimizi bir düşünün. Orduları harp yorgunu, silah bırakmış, vatanın her karış toprağı işgal edilmiş, nereye adım attıysa ‘orada İngilizler var seni tevkif eder, orda Fransızlar var seni tevkif eder, orda şu var, orda bu var’ gibi her türlü sıkıntı öne atıldı. Gövde zayıflamış ya; her türlü mikrop hayat hakkı bulmuş. O, Kur’an-ı Kerim’in satır satır altını çizdiğini göreceksiniz. Oradan kendisini yarınlara taşıyacak bir hükmü arıyor. Bir kişi, ama diyor ki; ‘bir doğrunun imanı bin eğriyi düzeltmeye yeter’. İşte burada bir değilsiniz, binlersiniz. Önünüzde de örnek var. Şeytanın kol gezdiği bu sokaklarda Rahmanı indirmekte sizin boynunuzun borcudur. Yapmazsanız bunun acısını çocuklarınız çeker, torunlarınız çeker. Daha kötüsü ebediyete tevdii ettiğiniz ecdadınız size lanet okur. Aklınızı başınıza devşirin. Bakmasını, görmesini, bilmesini öğrenene çok şey kazandırarak gider.” şeklinde konuştu. 
 
O GÜNDEN BU GÜNE KADAR YAĞAN HER YAĞMUR DAMLASI SANKİ HALA HZ. HÜSEYİN’İN YASINI TUTAN GÖZYAŞI
İçinde bulunduğumuz Muharrem ayı bizlere hülasa bütün İslam alemine acı ve ızdırap getirmiş bir aydır. İnsanlık tarihinin en acı günlerinden birisi olan Kerbela vakası yaşandığında sadece şehit olan peygamberimizin torunu ve yakını olsa da insanlığın kayıp ettiği değer ve hüzün gök kubbede bir dakika daha azalmadan devam etmektedir. O günden bu güne kadar yağan her yağmur damlası sanki hala Hz. Hüseyin’in yasını tutan gözyaşı gibidir. Evet su gibi akıp giden zaman; kendi diliminin bir yerinden bizlerden iki cihan sultanı Peygamber Efendimizin (SAV) Ehl-i Beytini aldı. Aldı ama o gün, bugün yer gök hala ağlamakta. Fakat o kutsal o mübarek insanın şahadeti bizlere, İslam alemine derslerle dolu bir örnek bırakmadı mı? Adalet aramayı, haysiyetli duruşu tarihin uzun yollarında bizlere öğreten gerçek adres Hz. Hüseyin’in asil ve zarif duruşu değil mi?. Acısından yürekleri yanmış fakat varlığından gerçek dersi çıkarabilen aziz dostlarım; ülkemiz ve milletimizi yarınlara yürütürken yüreğimizdeki Ehl-i Beyt aşkını Rab’bimden niyazımız daha arttırsın yaradan. Zira gönülden ve akıldan Hüseyni duruşu çıkartmış insanlar tarihten nasiplenmemiş insanlardır. Bu anlamda Allah gönlümüzden Hüseyni tavrı eksik etmesin. Allah yolunda ölenler zaten ölü değillerdir. Bizler sevdiklerimizin gönüllerinde ölmeyelim. Sevdiklerimizi gönüllerimizde öldürmeyelim. Allah ufkumuzdan Hz. Hüseyni eksik etmesin. Hepinizi bu duygular etrafında yeniden düşünmeye davet ediyorum.” ifadelerini kullandı.
 
KERBELA BİTMEDİ
Öztürk daha sonra şunları söyledi:
“Dedik ya Kerbela bitmedi. Şöyle bir coğrafyamıza bakın; yaradanın Kur’an’da emirle donattığı Müslümanlar bunlar mı? Allah yarattığı kullarına zulüm ederi mi? Ama galiba terbiyeye ihtiyacımız var. Bir yerlerde bir yanlışlık var. Hep beraber yeniden nefsimizi ayaklar altına alıp bu konulara kafa yormalıyız ki, bugünkü pencereden baktığımız vakit bu tehlikeli gidişi durdurabilelim. Şiirlerde geçer ya “eşkıya dünyaya sultan olmuş.” Şairlerimiz böyle diyor değil mi? Evet eşkıya Türkiye’ye sultan olmak için adım atıyor. Hükümetler gidip önünde diz çöküyor. Şehidimin kanına el atmış kö…..önünde diz çöküyor ondan yardım diliyor. Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar insanın katline ferman vermiş bir eşkıyanın önüne gidip de ondan akıl soran, onu tıktığı cezaevinde akıl nane yerine koyup ondan akıl soran, hiçbir hükümet yoktur. Eğer bu gidiş devam ederse yarın bu meczubu, bu bebek katilini meclise getirmek için yollarınaasfalt dökerlerse hiç şaşmayın. Bir tiyatrodur oynanıyor. Sayın başbakan ne zamanki PKK’ya çatıyor ne zaman ki BDP denilen melanet yuvasına çatıyor, arkasından bir taviz geliyor. Yalvarıyoruz şimdi Başbakana ‘yapma, etme, çatma bunlara’ Çünkü arkasından hangi taviz vereceğini bilmiyoruz. bu tiyatroyu perde perde seyrediyoruz. Seyrediyoruz ama sevgili dostlar bu tiyatronun son perdesinin okunmasına müsade etmeyeceğiz. Buna fırsat bulamayacaklar. Çünkü bu fırsatı vermeyeceğiz. Ama bunun için sizlerin yeniden tabiri caizse abdestinizi tazelemeniz gerekiyor. Bu vatan sadece ülkücü hareketin, milliyetçi hareketin, sırtına yüklenmiş bir vatan değildir. Bu çatı çökerse hiç kimsenin kurtulması için özel bir yer yok. Hepimiz bu çatının altında kalırız. Şimdi herkes bize bakıyor, ‘nerdesiniz?’ diye. Sayın genel başkanımız bazen bir takım davranışların, hareketlerin önünü kesiyor. Sonra işte ‘niye sokakta yokk? vs. Biz şunu söylüyoruz: hani Azrail gelmiş kalabalığın içine girmiş demiş ki ‘üç kişinin canını alacam.’ Herkes hizmetkarın yüzüne bakıyormuş, hizmetkar sağa bakmış, sola bakmış ‘anladık biri beninde diğer ikisi ortaya çıksın.’ Biz her an için varız. Bu ülkeni nimeti hiç nasip olmadı bize ama külfetine hep talipli olduk. Ama bu ülkenin nimetlerinden azami ölçüde istifade edenlerinde bu taşın altına ellerini sokması gerekiyor. Aksi taktirde hiç kimse bizi zamanını, zeminini, şartlarını başkaların tayin ettiği kavganın yanında göremez. Yokuz orda. Ama; eğer bir gün kavga elzem olursa onun şartlarını biz tayin ederiz, onun zamanını biz tayin ederiz, onun zeminini de biz tayin ederiz. Ama o kavgadan mutlaka biz galip çıkarız. Bunun için sizlerin birliğine, beraberliğine ihtiyacımız var. Bunun için sizin, hepimizin birliğimizi yeniden sevmemize ihtiyacımız var. Zaten birbirimizi sevmedik mi iman etmişte olamayız. İman etmedikçe Cennete de giremeyiz. Bu yaradanın emridir. Ama biz birbirimizi seversek, birbirimizin halinden anlarsak, birbirimizin eksiğini tamamlamak üzere koşarsak o kenetlenmiş halimiz dostumuza cüret, düşmanımıza düşmanımızın yüreğine de korku salar. Bizim üzerimize kolayca hesap yapanlarda dönerler hesaplarını bir daha gözden geçirirler. Ufak-tefek çekişmeleri bir tarafa bırakarak bilhassa Kars için söylüyorum yapmadığımız takdirde neyle karşılaştığımızı gördük. Bir daha bu zillete düşmemek için, Allah rızası için birbirinize güç verin, büyük düşünün. Büyük düşününki büyük insanlar safında yer alın. Burada muktedirsiniz. Kars’ın tarihine bir bakın. En zor anlarda bile mutlaka ayağa kalkmasını bilmiştir. Karslının asaletinde böyle bir duygu var.”
 

Kars Haber Haberleri