Kars’ın Kaz’ı kitaplaştı

Kars'ın en meşhur hayvanı olan Kaz kitaplaştı. Güzin Sühran Belli ve Prof. Dr. Oktay Belli'nin birlikte hazırladıkları “Kars Bölgesi'nde Kaz Kültürü ve Kaz Etinden Yapılan Geleneksel Yemekler” adlı kitap Kasım 2012 tarihinde okurlara ve halk bilimi dünya

 

Büyük boy, kuşe kağıt baskılı 240 sayfalık kitap Kaz ile ilgili her fotoğrafı  ve her bilgiyi içermektedir. Belli Eğitim Kültür Tarih ve Arkeoloji Araştırma Merkezi’nin 1. yayını olan bu kitabın giderini Karslı İşadamı İsmail Aytemiz üstlenmiştir.

Bu vesile ile kitap “Binlerce yıllık Kars Bölgesi Geleneksel kültürüne hayranlık duyan, sahiplenen ve gelecek kuşaklara aktarılması için olağanüstü çaba harcayan değerli hemşehrimiz sayın İsmail Aytemiz’e”  yazısı ile ithaf edilmiştir.

Belli Eğitim Kültür Tarih ve arkeoloji Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Güzin Sühran Belli ile Belli Eğitim Kültür Tarih ve Arkeoloji Araştırma Merkezi Müdürü Oktay Belli Hoca’nın birlikte çıkardıkları  bu kitap Kars’ın ünlü Kaz hayvanına ve kaz eti yemeklerine yarınlarda ışık tutacaktır.

Kitap Kaz ve Kars hakkında bir çok bilgiyi de beraberinde içermektedir. Sunuş ve Giriş  yazılarından sonra 12 bin yıllık yerleşim merkezi Kars, Kars adının kökeni, Kars kelimesinin anlamı, Kars Bölgesi Geleneksel Mutfak Kültürü konusunda bilgi veren tarihsel kaynaklar, Kaz hakkında genel bilgiler, Türk Halk Edebiyatı’nda Kaz ve Kaz Yemeği konusunda yazılmış şiirler, Hikayelerde Kaz, Fıkralarda Kaz, Atasözü ve Deyimlerde Kaz, Halk İnanışlarında Kaz, Manilerde Kaz, Türkülerde Kaz, Halk Oyunlarında Kaz, Kaz Oyunu ve Türküsünün Hikayesi, Kazın Sembolü: Kazayağı Bitkisi, Kazayağı Bitkisinden Yapılan Turşu, Çorba ve Yemekler, Kaz yemeğinin kökeni, Kaz eti ve yağından yapılan çorba, börek ve yemek çeşitleri hep birlikte bilgilendirici bir nitelikle sunulmaktadır.

Kitabın yazarları  Kars Bölgesinde kaz kültürü ve yemeğinin kökeni, şimdilik günümüzden 4.000 yıl öncesine kadar gitmektedir, Erzurum Bölgesi için Cağ Kebabı ve Kadayıf Dolması, Doğubayazıt yöresi için Abdigör Köftesi, Van Gölü Havzası için Van Gölü Balığı ve Ayran Aşı, Bitlis-Siirt-Muş Bölgesi için Büryan Kebabı, ne kadar önemliyse Kars Bölgesi için de kurutulmuş kaz etinden yemekler o kadar önemlidir, demektedirler.

Hocalar yine: Kars Bölgesi geleneksel mutfak kültürü ve yemeklerinin en önemli bölümünü oluşturan kaz ile kültürün kaybolmasını ve unutulmasını önlemek amacıyla 2009 yılından beri Kars Bölgesi’nde Kaz Kültürü ve Kaz Etinden Yapılan Geleneksel Yemekler konulu çalışmayı başlattık diye bu kültürün öneminin altını çizmektedirler.

Bu kitaba bilgileriyle, ürünleriyle, fotoğraflarıyla katkıda bulunan herkese teşekkür eden Güzin Sühran Belli ve Prof. Dr. Oktay Belli teşekkürlerini şöyle bildirmişlerdir: Kaz ile ilgili fotoğraf gönderen Yıldırım  Öztürkkan, Kamuran Eroğlu, Yrd. Doç. Dr. Çakır Ceyhun Suvari, Dr. Ertuğrul Erdem, Kıyas Tökmeci, İkram Kali, Nuran Özyılmaz, Müge Öz yılmaz, Yrd. Doç. Dr. Çulpan Zaripova Çetin, Turgut Öcal, Yahya Azeroğlu, Prof. Dr. Cengiz Alyılmaz, Dr. Yaşar Kalafat, Prof. Dr. Hacı Kadir Kadirzade, Doç. Dr. Zeynel Abidin Makas, Sait Küçük, Cafer Akyol, Abbas Gökçe, Salih Şahin, İsmet Alpaslan, Binali Kılıç, Mürsel Sinan, Ahmet Yıldırım, Şeref Taşlıova, Musa Dağdeviren, Necdet Kaygın, Hüseyin Demirci, Dr. Hüseyin Tutar, Mukadder Yardımcıel’e, kitabın basımını üstlenen İsmail Aytemiz’e Kars ve Türkiye halkı adına çok teşekkür ederiz.

Çok önemli ve eski kaynaklara dayanarak Kars adının kökenine değinilen kitapta: “Bugünkü Kars adı ile özdeşleşen Charsa, Chorsa adları ilk kez 2. yüzyılda antik devrin son büyük coğrafya yazarı Ptolemaios’un Geographike Hyphegeseis (Coğrafya Kılavuzu) adlı eserinde görülmektedir, denilerek yeni bir bilgiye parmak basılmıştır. 8. yüzyıl Ermeni tarihçisi Levond, eserinde 772 olaylarını anlatırken, Kars şehrinden Karuç, Karutz adıyla söz etmektedir. 10. yüzyıl tarihçisi Johannes Katkalikos, Divin Türk Emiri Afşin’in Vanand Bölgesi’nde Karutz Kalesi’ni kuşattığını belirtmektedir.

10. yüzyılın başlarında kitabını yazan Ermeni tarihçi Thomas Artsruni, Kars’ı Karuç, Karutz olarak adlandırmaktadır. Karuç (Kars) adına, yine 11. Yüzyıl Ermeni tarihçilerinden Stephanos Asolik’in eserinde de rastlanılmaktadır. Ancak 11, 13. yüz yıllar arasındaki Gürcistan tarihinin anlatıldığı Ermenice yazılmış bu kitapta bu önemli kale artık Kars olarak geçmektedir.

Görüldüğü gibi Kars adının Ermenice ile uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. Önce Anadolulu ünlü coğrafyacı Strabon bölgeyi Corzene daha sonra Ptolemaios kenti Charsa ve Bizans’ın imparatorluk tarihçisi Constantin Propyhrogonetus da, Kars olarak adlandırmıştır.

Kars kelimesinin anlamı: Kars adının anlamı konusunda oldukça farklı görüşler bulunmaktadır. Örneğin 13. yüzyılda Ermeni yazar Vardan, Kar, kelimesini güç, kuvvet, yapabilmek ve kalın sicim, urgan olarak yorumlamaktadır. Ancak bu yorumu, Ermeni bilim insanları bile kabul etmemektedir.

Kars, Gürcü dilindeki Kari, kelimesinde avlu, kapı, geçit anlamına gelmektedir. Bu yüzden birçok bilim insanı haklı olarak Kars’ı geçit kenti, ya da kapı kenti olarak yorumlamaktadır. Gerçekten de coğrafi konumu dolayısıyla Kars, Kafkasya ile Anadolu arasında bir geçit, ya da bir kapı kenti durumundadır. Bir başka deyişle Anadolu’nun Avrupa ile Asya arasında oynamış olduğu tarihsel köprü görevini Kars’da Kafkasya ile Anadolu arasında oynamaktadır.”

Kafkasya’nın Anadolu’ya açılan en büyük kapısı Kars’ı ve Kars’ta yaşatılan Kaz hayvanını, Kaz etiyle yapılan yemek bilgilerini yarın ki kuşaklara aktaran bu kitapta on iki bin yıllık bir tarih ve dört bin yıllık geleneksel mutfak  kültürü dile getirilmiştir.

 

Haber: Sait KÜÇÜK

Kars Haber Haberleri