Bu kurslarda hem bayanların el becerileri sergileniyor hem de atıl durumdaki malzemelerin nasıl bir ustalıkla yeni bir elbise ve örtüye dönüştüğü gözler önüne seriliyor.
Milli Eğitim Müdürlüğü Halk Eğitim Merkezi sergi salonu bugünlerde bayanlara yönelik düzenlenin kursların sergileriyle süsleniyor. Hemen hemen hergün yeni bir serginin açıldığı Halk Eğitim Merkezi böylelikle en çok ziyaretçi akınına uğradığı günlerini yaşıyor. Bir sezon boyunca düzenlenen biçki-nakış, halıcılık, el işlemeciliği gibi kursların sergilerinin ziyaretçileri de doğal olarak bayanlardan oluşuyor. Bayanlar bir yandan kendi el emeklerini sergileyerek değişik metotları ziyaretçilerine tanıtıyor hem de ziyaretçi bayanlar kursiyer ve usta öğrencilerden işin püf noktalarını öğreniyorlar. Bu sergilerin bir artısı da ziyaretçilerin bir sonraki sezonda kendilerini bu tezgahların başında bulmaları oluyor. Çünkü onlarda tanıştıkları usta öğreticilerin yol göstermeleriyle kendi el becerileri ve yeteneklerinin bulunduğu alanlarda kurslara yazılarak hem boş vakitlerini geçirme hem de sanat öğrenme fırsatını yakalamış oluyorlar.
KIRK YAMA SERGİSİ
Halk Eğitim merkezi Sergi Salonu’nda en son açılan sergiler arasında en çok ilgiyi de ‘Kırk yama Sergisi’ çekiyor. Evde eskimiş, kullanılmayan bez parçalarının, elbiselerin çöpe atılmak yerine nasıl bir ustalıkla yeni bir giysiye veya örtüye dönüştüğü sergileniyor. Sergiyi ziyaret eden bayanlar, usta öğreticilerden hem eskilerin yeniden kullanılması yönünde bilgiler alıyor hem de desenlerin nasıl yapıldığını öğreniyorlar. Birbirinden güzel ve farklı desenlerin yer aldığı örtüler ve giysiler ve bunların tamamlanması için yan ürün olarak kullanılan boncuk ve benzeri malzemelerin nasıl ve ne şekilde değerlendirildiği de gözler önüne seriliyor.
ESKİ MALZEMELER DEĞERLENDİRİLDİ
Kırk Yama Usta öğretici Selma Çelik, 12 kursiyer bayanla aylar süren kursun ardından böyle bir sergi açmaları bu serginin ziyaretçileri tarafından beğenilmesinin kendileri çok sevindirdiğini söyledi. Çelik, “Genelde evlerde kullanılmayan ve çöpe atılan malzemeleri bizler bu şekilde değerlendirerek ekonomiye katkıda bulunuyoruz. Böylelikle hem o malzemeler çöpe atılmaktan kurtuluyor hem de yeniden şekillenerek ya bayanlarımıza giysi oluyor ya da örtü ve benzeri malzemelere dönüşüyorlar.” dedi. Çelik ayrıca, “Öğrencilerimiz kumaşları genelde çeşitli yerlerden temin ettiler. Genellikle de evlerinde ve ellerindeki malzemeleri değerlendirerek kullandılar. Parça parça kumaşlar birleştirilerek bu ürünlerimiz ortaya çıkıyor. Kimileri çocuklarına çeyiz olsun diye çalıştı kimileri de evinin ihtiyaçları için kursa geldi. Pikeler, yatak örtüleri, dekoratif örtülürde yapıldı. El nakışlarında süslemelerde sergimizde yer aldı. Eski dantel ve kaneviçileri değerlendirdik. Masa ve yatak örtülerini de daha modern şekilde dizayn etmeye çalıştık” şeklinde konuştu.
ÇEYİZ HAZIRLIĞI
Usta öğretici Esin Güngör de, genelde elde yapılan nakış çalışmalarıyla birbirinden güzel ürünler sergilediklerini ifade ederek, sadece kursiyerlerle değil, usta öğreticilerle de birlikte çalışarak el sanatlarının gelişmesine katkı sunduklarını belirtti. Kursiyerlerin genelde kendi çeyizlerini hazırlama fırsatı bulduklarını da vurgulayan Güngör, “Eksiklerini gidermek adına hem yeni şeyler öğrenme adına bu kurslar oldukça faydalı oluyor. Tamamen elde yapılan nakışları çalıştık. Çeyiz ve evdeki ihtiyacı karşılamak adına oldukça faydalı geçti. Dışarıya satış çok olmuyor. Yine de satış yapmak isteyenlerde oluyor ama ağırlıklı olarak burada sergilenen ürünler kursiyerlerin çeyizleri oluyor.” diye konuştu.
Çeyiz hazırlamak için kursa gelen bayanların mesleği öğrendikleri ve geliştirdikten sonra evlendiklerini, evlenenler içinde kursa devam edenlerin pek fazla olmadığını da anlatan Güngör, yeni kursiyer bulmak içinde Halk Eğitim aracılığı ile duyuru yaptıklarını kaydetti.
Milli Eğitim Müdürü Yıldırım Alkış’ın açılışını yaptığı sergide ayrıca, obsidyen ürünleri de gösterildi. Kısa süre önce Halk Eğitim Merkezi’nde açılan obsidyen kursunda üretilen malzemeler kurulan stant aracılığıyla tanıtıldı.