Kimileri işyerinin önündeki araç park alanına başka araç girmesin diye bidon koydu, kimileri duba dikti kimileri de ne bulduysa onu koydu.
Aracınızla seyir halindesiniz ve acil bir işiniz gereği 10 dakikalığına park etmek istiyorsunuz. Sonra cadde üzerinde boş bir park yeri buluyorsunuz. Tam yanaşacağınız sırada işyerinden biri çıkıyor ve size “Buraya bizim araç yanaşacak”, “Aracımız birazdan burada eşya boşaltacak” gibi uyarılarla karşılaşıyorsunuz. Nerede bir park yeri bulsanız her nedense aynı uyarılar sizi buluyor. Sonra düşünüyorsunuz “Acaba bu park yerine 24 saat aralıksız eşya mı boşaltılıyor” diye. Tabi buna inanmıyorsunuz ama tartışmak da istemiyorsunuz. “Bu ayrılan park yerlerine işyeri sahipleri kira mı veriyor veya satın mı aldılar” diye düşünmekten de kendinizi alıkoyamıyorsunuz.
İşte bu ve benzeri durumlar karşısında hem sürücüler hem de vatandaşlar bir hayli dertleniyor. Görevlilerin bu konulara el atmasını ve gerekli denetimleri yaparak bunun önüne geçilmesini istiyorlar. Vatandaşlar “Bunlara kim müsaade ediyor” sözleri ile tepkilerini de dile getirirken, park yerlerinde uygulanan dubalı önlemlerin de artık globelleşen dünyada olmaması gerektiği kanaatini taşıyorlar.
Kentte önemli bir sorun haline gelen bu keyfi park engelleri yaşanan trafik sorunu da doğurmuş oluyor. Park edemeyen sürücüler bu defa çift sıralı park etmek zorunda kalıyor ve bu defa da ceza yiyor.
Sürücüler, “Cadde ve sokaklarda araç park edemiyoruz. Bu yolları alıp işgal etmişler. Neredeyse yayaların yürümesine bile izin vermeyecekler. İşyeri sahipleri burayı sahiplenmişler.” diyerek tepkilerini dile getirdiler.
kha