Kılıç; Üniversite Bütçeleri Üzerine TBMM’de Konuşma Yaptı

AK Parti Kars Milletvekili Prof. Dr. Yunus Kılıç, Üniversite Bütçeleri Üzerine TBMM'DE AK Parti Grubu adına konuşma yaptı.

Kılıç; Üniversite Bütçeleri Üzerine TBMM’de Konuşma Yaptı

AK Parti Kars Milletvekili Prof. Dr. Yunus Kılıç, Üniversite Bütçeleri Üzerine TBMM’DE AK Parti Grubu adına konuşma yaptı.

Kılıç, “Tabii, ülkelerin belli alanlarda gelişmişlik seviyelerini belirleyen önemli kriterler var. Örneğin, sağlıkta baktığınız zaman bebek ölümleri, ortalama ömür, anne ölümleri gibi değerler; örneğin hayvancılıkta, tarımda baktığınız zaman biyoteknoloji ne kadar kullanır, nanoteknolojiye ne kadar hâkimdir, bunların hepsi bir kriter. Paraziter hastalıklar ne kadar yaygındır bir ülkede? Ama bir ülkenin genel gelişmişlik seviyesini ve sürdürülebilirliğini anlamanın en önemli kriteri o ülkede araştırma geliştirmeye ayrılan değer, rakam, bütçe içerisindeki yeri ve genel olarak eğitime ayrılan rakama bakılır.” dedi,

Kılıç şöyle konuştu:

“Türkiye iddiası olan, katma değer üretmek isteyen, orta gelir grubundan bir an önce kurtulmak isteyen ve dünyada pozisyonunu her gün daha güçlendirerek arttırmak isteyen bir ülke ama bunu yapabilmenin de yolu bilimi kullanabilmesine bağlı, teknolojiyi kullanabilmesine bağlı, AR-GE'ye ayırdığı bütçeyle alakalı. Ne kadar üniversitelerinde bu rakamlar yükseliyorsa üniversitelerin ürettiği, bilgi ürettiği ve demin hocamın söylediği gibi bunu öğrettiği ve paylaştığı alanı ne kadar genişletebiliyorsak, sanayisi de bu bilgiyi ne kadar fazla kullanıyorsa, dolayısıyla katma değeri de daha yüksek bir ülke hâline geliyor. Şu anda Türkiye ihracatının kilosunu hâlâ 4 dolardan yapan bir ülke. Bunu artırmamız lazım ama ithalata baktığınız zaman ithalatta 25-30 dolara, 70 dolarlara kilosunu alan bir ülke ithalatta. Dolayısıyla bu açığı kapatmanın yolu ve Türkiye'nin hak etmiş olduğu ve ortaya iddiayla çıkmış olduğu başarı sürecini tamamlayabilmesinin ve oralarda sürdürülebilir, kalıcı olabilmesinin yolu teknoloji üretmesi ve sanayisine bilgi oluşturabilecek altyapıyı oluşturması gerekiyor. Bunun da en önemli ayağı üniversiteler ve bunlara ayırdığınız bütçeler. Türkiye, aslında Cumhuriyetin ilk kurulduğu yıllarda ciddi bir hamleyle başlamış eğitim noktasında fakat bu olgunlaştırılamamış, sürdürülememiş, akamete uğramış. Daha sonra, son yıllarda özellikle, bu bütçeler ciddi bir şekilde artırılıyor. Bakın, size çok küçük bir örnek vereyim. TÜBİTAK en önemli bilimsel kuruluşumuz, 1963'lü yıllardan 2003 yılına kadar kullandığı bütçenin tamamı 2 milyar dolar, saygıdeğer milletvekilleri. Yani bunu yıla böldüğünüz zaman yıllık 50 milyon lira ve daha komik olan bir şey, bu bütçenin 1,7 milyar doları tamamen personel giderleri için harcanmış bir ülkeden bahsediyoruz ve bu ülkede bilimi, sanatı, teknolojiyi geliştirmeyi umuyoruz. Tamamen boşuna. Yani yılda 2,5 milyon lirayla AR-GE bilimsel çalışma, bilgi oluşturmaya çalışıyorsunuz, teknoloji geliştirmeye çalışıyorsunuz. Mümkün müdür? Değildir.”

AR-GE çalışmalarıyla ilgili de görüşlerini dile getiren Kılıç, “Bakın, gelişmiş ülkelere baktığınız zaman, AR-GE'ye bütçelerinden ayırdıkları pay yüzde 2,5 ile 5 arasındadır. Türkiye'de 2002 yılına kadar AR-GE'ye ve üniversitelere ayrılan para 0,2'lerde. Bakın, 0,2'lerde bütçesine baktığınız zaman. Bugün kaçta? 2014 yılında yüzde 1'lere yaklaştı. Yeterli midir? Değildir. Bunun 2'lere, 2,5'lara, 3'lere çıkması lazım. Ama bu trendle, inşallah, bir beş yıl, on yıl sonra bu gelişmişlik seviyesinin ihtiyaç gösterdiği bu AR-GE çalışmalarına ayıracak bir bütçemiz olacak.” şeklinde konuştu.

Kılıç konuşmasını şöyle tamamladı:

“Ancak bilimsel kültür ve bilimsel anlayış geliştiği sürece, buna bakışımız ülke olarak… Bu sadece bir hükûmetin işi değil, bütün ülkenin, insanların işi. Bilimsel kültürü oluşturabildiğimiz sürece, buna hürmet ettiğimiz sürece, gerek beynimizle gerek bütçelerimizle, ülkenin ihtiyacı olan AR-GE çalışmalarını yapabilecek ortam üniversiteler. Bunları desteklediğimiz sürece… Çünkü ülkede aynı zamanda üniversite sayısı arttı, öğrenci sayısı arttı, akademisyen sayısı arttı ve bunlar hak etmiş oldukları, hem özlük haklarıyla beraber hem fiziki altyapısıyla beraber bilimsel ortamı geliştirmenin yolu üniversitelere sağladığımız bütçeler. Evet, bu bütçemiz eski yıllara göre, arkadaşlar, 10 kat artmıştır. Bakın, 2002 yılında eğitime ayrılan bütçenin tamamı 10 milyar, bugün 81 milyar. 2002 yılında yine 2,5 milyar üniversitelerin bütçesi, bugün 19 milyar. Yani, bakın, 8 kat artış var. Yeterli midir? Türkiye'nin iddialarını gerçekleştirebilmesi için artırarak devam etmesi gerektiğini vurguluyor; bütçenin ülkemize, bilime ve insanlığa hayırlar getirmesini diliyor; hepinizi saygılarımla selamlıyorum.” karsmanset.com

 

Kars Haber Haberleri