Türkiye kimya sektörü, gözünü ABD pazarına dikti. Bu yılın ilk 8 ayında ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,6 artırarak 22,8 milyar dolara çıkaran sektör, büyümesini sürdürüyor.
Avrupa'nın kimya sektörü açısından ana pazar olmayı sürdüreceğini belirten İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçılar Birliği Başkanı Vefa İbrahim Aracı, ABD, Körfez ülkeleri ve Asya başta olmak üzere alternatif pazar arayışlarının da devam ettiğini vurguladı. Suriye pazarına da değinen Aracı, sektörün yalnızca ihracat değil, ilerleyen dönemde üretim ve yatırım açısından da fırsatlar görebileceğine dikkat çekti.
Kimya sektörünün 2026 yılının ilk 8 ayında en fazla ihracat yaptığı ülkeler sıralamasında 1,27 milyar dolarla İspanya ilk sırada yer aldı. İtalya 1,26 milyar dolarla ikinci, ABD 1,04 milyar dolarla üçüncü, Almanya ise 966 milyon dolarla dördüncü sırada bulundu. Aracı, coğrafi yakınlık, ticari bağlar ve lojistik avantajların Avrupa pazarında Türkiye'ye önemli bir üstünlük sağladığını ifade ederek, "Avrupa, kimya sektörümüzün ana pazarı olmayı sürdürecek. Ancak küresel ticaretteki değişim bize pazar çeşitliliğimizi daha da güçlendirmemiz gerektiğini gösteriyor. İspanya ve Fas gibi pazarlarda elde ettiğimiz artışlar, doğru pazarlarda ciddi büyüme alanı bulunduğunu ortaya koyuyor. Avrupa'daki gücümüzü korurken ABD, Körfez, Latin Amerika ve Asya'da pazar çeşitliliğimizi artırmayı hedefliyoruz. Yakın coğrafyadaki jeopolitik gelişmeler doğrudan etkili. Buna karşılık Irak ve Suriye'de yeniden yapılanma ve artan tüketim ihtiyacının kimya sektörü açısından yeni fırsatlar oluşturabilir. Suriye'de yeniden yapılanma sürecinde plastik, boya, yapı kimyasalları, izolasyon, temizlik ve hijyen ürünleri gibi birçok kimyasal ürün grubuna ihtiyaç duyulacak. Kimya sektörünü Suriye'nin ekonomik dönüşümünü ve yeniden imarını destekleyecek temel sektörlerden biri olarak görüyoruz. Yeniden yapılanmanın birçok halkasında kimyasal girdilere ihtiyaç duyuluyor. Enerji altyapısının güçlenmesi, bankacılık ve finans işlemlerinin sağlıklı işlemesi, gümrük geçişlerinin kolaylaşması ve yatırım ortamının daha öngörülebilir hale gelmesiyle Türk kimya sanayisinin Suriye'de üretim ve yatırım tarafında da daha güçlü bir rol üstlenebileceğini düşünüyorum" dedi.
Avrupa'daki çevre ve sürdürülebilirlik düzenlemelerinin kimya sektöründe şartarı değiştirdiğini belirten Aracı, "Türk kimya sanayisi bu dönüşümü yakından takip ediyor. Ancak özellikle KOBİ'ler açısından test, belgelendirme, danışmanlık ve yatırım maliyetleri önemli bir yük oluşturuyor. Önceliğimiz firmalarımızı yeni düzenlemelere hazırlamak, ihtiyaçlarını ilgili kurumlara taşımak ve uyum maliyetlerini azaltacak destek mekanizmalarının güçlendirilmesini sağlamak" diye konuştu.