Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te 30 Ağustos Zafer Bayramı, Atatürk Parkı'nda düzenlenen törenle kutlandı.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kazanılan Büyük Taarruz ve 30 Ağustos Zaferi'nin 104. yıl dönümü, Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te düzenlenen törenle kutlandı. Atatürk Parkı'ndaki Atatürk heykeli önünde gerçekleştirilen törende, Türkiye'nin bağımsızlığı uğruna verilen mücadelede hayatını kaybeden şehitler anıldı. Türkiye Bişkek Büyükelçiliği tarafından gerçekleştirilen törene Türkiye Bişkek Büyükelçisi Mekin Mustafa Kemal Ökem, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi (KTMÜ) Rektörü Alpaslan Ceylan, büyükelçilik diplomatları ve KTMÜ akademisyenlerinin yanı sıra çok sayıda davetli katıldı.
Atatürk Heykeline çelenklerin bırakılmasıyla başlayan törende, 1 dakikalık saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı okundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Zafer Bayramı kutlama mesajının da okunduğu etkinlikte konuşan Büyükelçi Ökem, "Bu zafer, Türk milletinin yanmış yıkılmış vatanında büyük Atatürk'ün önderliğinde yeniden ayağa kalktığı, azmi ve varlığını ortaya koyduğu büyük taarruzun düşmanı kırdığı andır. O anı hatırlamalıyız. Emperyalist devletlerin desteğinde 1919 Mayıs'ında vatanımızı işgale gelen Yunan ordusu, ordumuzun karşısında 1921 Eylül'ünde Sakarya boyunda mağlup olmuş, Eskişehir Afyon hattına çekilmiştir. Sakarya Meydan Muharebesi'nde Başkomutan Atatürk'ün komutasında milletimizin azmi ortaya konmuştur, ancak taarruz gücü erimiştir" dedi.
"Büyük Atatürk işgale boyun eğmek anlamına gelen müzakereyi değil, işgali bitirerek hürriyeti hedeflemektedir"
Milli Mücadele sırasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün izlediği stratejiye dikkati çeken Ökem, "Savaşlarla, işgal ile yanan memlekette barış için müzakereye gidelim diyenler artmaktadır. Ancak Büyük Atatürk işgale boyun eğmek anlamına gelen müzakereyi değil, işgali bitirerek hürriyeti hedeflemektedir. Büyük stratejisi bir yandan müzakereye yanaşır gibi görüntü vermektedir. Türk ordusu taarruz edemez diyenleri bu yanılgı içinde oyalarken, diğer yandan ordu gücünü artırmakta, büyük taarruzu planlamaktadır. Sakarya için varlığının yarısını ordusuna veren milletimiz düşmanı def etmek için kalan yarısını da tereddüt etmeden ordusuna vermeye hazırdır" ifadelerini kullandı.
Büyük Taarruz'a giden süreçte Türk ordusunun aylar süren hazırlığını ve taarruz planının gizlilik içinde yürütüldüğünü anlatan Ökem, "Sakarya boyundan Afyona kadar geçen 10 ay zarfında taarruz kuvvetine ulaşan milli ordumuz için Büyük Mareşalin stratejisi basit, ancak risklidir. Yunan ordusunun kuzey ve güneydeki kanatlarını yerinde oyalayarak Afyon'da tahkim etmeyi geçilmez sanılan mevzilerle en büyük kuvvetle saldırdı. Taarruzun başladığı 26 Ağustos'tan önceki 10 gün boyunca muharip birliklerimiz gece karanlığında Afyon'a büyük titizlik içinde tahkimatının karşısına yığılmıştır. Bu gizlilik ve disiplin sayesinde 26 Ağustos sabahı 05.30'da başlattığımız baskın Yunan ordusuna beklemediği bir cehennem yağdırmıştır" diye konuştu.
"Türk milletinin ve Türk yurdunun istiklal ve hürriyeti ebediyete dek sürsün"
Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın tarihe geçen "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz, ileri" emriyle Türk ordusunun düşman askerlerinden kaçabilenleri İzmir'e kadar takiple orada 9 Eylül'de denize döktüğünü belirten Büyükelçi Ökem, "Türk ordusu Afyon hattından İzmir'e 450 kilometrelik mesafeyi uçarçasına tam 9 günde geçmiştir. Türk piyadesi İzmir'e neredeyse Türk suvarisiyle aynı gün girmiştir. Bu hızlı ilerleyiş sırasında düşmanın tümenleri imha edilmiş, binlercesi esir edilmiştir. Kaçan Yunan ordusu geçtiği kasaba köyleri ateşe vermiş, sivil halkı öldürmüştür" dedi.
Büyükelçi Ökem, "30 Ağustos zaferi emperyalizmin dayattığı Sevr Antlaşması'nı, yani esareti kırmış Türk milletinin vatanında hür yaşama azmini perçinlemiştir. Bu zafer, bizi yeni Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşuna giden Lozan Barış Anlaşmasına erdirmiştir. Bu zafer sadece bizim değil, hürriyete susamış tüm mazlum ve esir milletlere, o devirde bir işaret fişeği olmuştur. Türk milletinin ve Türk yurdunun istiklal ve hürriyeti ebediyete dek sürsün, bize bu vatanı istiklal ve hürriyetimizi veren büyük önder Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın ve hakkın rahmetine eren şehitlerimizin ruhu şad olsun" ifadelerini kullandı.
"30 Ağustos sahip olduğumuz bağımsızlığın hangi bedeller ödenerek kazanıldığını hatırladığımız bir gündür"
Türkiye Bişkek Büyükelçiliği Askeri Ataşesi Albay Tolga Takımcı da, "Bu zaferin ardında milletimizin sarsılmaz inancı, vatan sevgisi ve hiçbir güçlük karşısında tükenmeyen mücadele azmi, yokluklara rağmen gösterilen fedakarlık ve eşsiz dayanışma ruhu vardır. Bu nedenle 30 Ağustos sahip olduğumuz bağımsızlığın hangi bedeller ödenerek kazanıldığını, vatanın da bayrağın da bizlere hangi sorumluluklarla emanet edildiğini yeniden hatırladığımız bir gündür" diye konuştu.
30 Ağustos'un Türk Silahlı Kuvvetleri Günü olarak kutlanmasının da bu tarihi günün anlamını daha da derinleştirdiğini söyleyen Takımcı, "Kahraman ordumuz milli ve manevi değerlerimizden güç, şanlı tarihimizden ilham alarak sahip olduğu nitelikli insan gücüyle ülkemizin hak ve menfaatlerini kararlılıkla savunmaktadır. Bugün Türk kuvvetlerimizin hudutlarımızın güvenliğinden terörle mücadeleye, kara deniz ve hava sahamızdaki hak ve menfatlerimizin korunmasından uluslararası barış ve istikrara katkı sunmaya, geniş kapsamlı tatbikatlardan müşterek ve çok uluslu harekat faaliyetlerini savunma kabiliyetlerimizin geliştirilmesinden yerli ve milli savunma sanayimizin sunduğu imkanları etkin bir biçimde kullanılmasına kadar geniş bir sorumluluk alanında görevlerini başarıyla icra etmektedir. Bu vesileyle 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü'nü kutluyor, bizlere bu büyük zaferi armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve silah arkadaşlarını, kutsal vatan topraklarını özgürce yaşamamızı sağlayan aziz şehitlerimizi ve ebediyete intikal eden kahraman gazilerimizi rahmetle ve minnetle yad ediyorum" dedi.