L’Oréal Türkiye’nin 40 yıllık etkisi, değer zinciri bütününde 40 milyar TL’ye ulaştı

L'Oréal Türkiye, ülkedeki 40'ıncı yılını kutlarken, bağımsız bir kuruluş tarafından gerçekleştirilen, ülke ekonomisine olan etkisini ölçümlediği sosyoekonomik araştırmanın sonuçlarını duyurdu.

L'Oréal Türkiye, ülkedeki 40'ıncı yılını kutlarken, bağımsız bir kuruluş tarafından gerçekleştirilen, ülke ekonomisine olan etkisini ölçümlediği sosyoekonomik araştırmanın sonuçlarını duyurdu. Şirket, Türkiye ekonomisine değer zinciri bütününde 40 milyar TL'lik etki oluştururken, sağladığı her bir istihdamın 12 çarpan etkisine sahip olduğunu ölçümledi.

Tekno-güzellik şirketi L'Oréal Türkiye, bu yıl 40'ıncı yaşını kutluyor. Türkiye'de oluşturduğu sosyoekonomik etkiyi bağımsız bir kuruluş ile mercek altına alan şirket, Türkiye'deki değer zincirinde 40 milyar TL'lik etki oluşturduğunu ortaya koydu. İstanbul'daki merkez ofisi ve dağıtım merkeziyle, 22 global markaya ev sahipliği yapan L'Oréal Türkiye, doğrudan yaklaşık bin kişiye istihdam sağlarken; yapılan araştırmaya göre L'Oréal Türkiye'nin oluşturduğu her bir istihdamın ekosistemde 12 çarpan etkisine sahip olduğu ölçümlendi. Bu veriler, şirketin oluşturduğu katma değerin yalnızca güzellik sektörüyle sınırlı kalmadığını; perakende, dağıtım ve hizmet sektörü gibi pek çok farklı iş kolunda da pozitif etki oluşturduğunu ortaya koyuyor.

Türkiye'de pazar büyüklüğü 217 milyar TL oldu

Gerçekleştirilen sosyoekonomik araştırmada, yerel verilerin yanı sıra küresel güzellik endüstrisinin oluşturduğu etkiye de dikkat çekildi. Buna göre, 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 4,5 büyüyerek 290 milyar euroya ulaşan güzellik sektörünün, 2030 yılına kadar 380 milyar euroluk bir pazar büyüklüğüne erişmesi bekleniyor. Bugün yaklaşık 4,2 milyar tüketiciye sahip olan güzellik endüstrisinin, 2030 yılına kadar 750 milyon yeni tüketiciye daha ulaşması öngörülüyor.

Sektörün global gücünün ve inovasyon odağının vurgulandığı araştırmada, dünyanın en büyük 7 güzellik şirketinden 5'inin merkezinin Avrupa'da olduğu ve endüstrinin yıllık 2 milyar euroluk Ar-Ge harcaması yaptığı kaydedildi. İstihdam tarafında ise çarpıcı bir tablo çizen araştırmada sektörün, Avrupa'da 1,9 milyon kişiye doğrudan istihdam sağladığını ortaya koyarken, iş gücünün yüzde 72'sinin kadınlardan ve yüzde 12'sinin 25 yaş altı kişilerden oluştuğunu gösterdi.

Küresel ölçekteki bu büyüme potansiyelinin Türkiye'deki yansımaları da incelendi. Buna göre 2025 yılında 217 milyar TL'ye ulaşan Türkiye güzellik endüstrisinin büyüklüğünün, güçlü bir ivmeyle 2033 yılında 384 milyar TL'ye ulaşması bekleniyor.

"Stratejik bir çekim merkezi"

L'Oréal Grup içerisinde Türkiye'nin kritik bir rol üstlendiğini belirten L'Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova, "Türkiye güzellik pazarı; sahip olduğu ekonomik potansiyel ve kültürel gücüyle dinamik bir ivme yakalarken; Avrupa bölgesi için de stratejik bir çekim merkezi konumunda bulunuyor. 2025 yılında yüzde 33 değer ve yüzde 5 adetsel büyüme kaydeden Türkiye güzellik pazarında, L'Oréal Türkiye olarak pazar dinamiklerinin üzerine çıkarak değerde yüzde 37 oranında stratejik bir büyüme gerçekleştirdik. Dünyada güzellik pazarının adetsel bazda sadece yüzde 1 büyüdüğü bir dönemde elde edilen yüzde 5'lik bu pazar ivmesi, Türkiye'nin küresel ölçekteki stratejik önemini ve yüksek büyüme potansiyelini bir kez daha kanıtlıyor. Türkiye'nin genç ve dinamik yapısı sayesinde gelecek dönemde de büyümesini sürdüreceğine olan inancımız tam. Biz de L'Oréal Türkiye olarak, her yıl pazarın büyüme oranının bir buçuk ila iki katı kadar büyümeyi hedefleyerek sektördeki öncü konumumuzu pekiştiriyoruz. Türkiye'de daha fazla tüketiciye ulaşarak, güzelliği bir deneyim olarak sunuyor; inovatif ürünlerimizi pazara sunarak büyümenin itici gücü olmaya devam ediyoruz. Böylece ülkemiz için oluşturduğumuz sosyoekonomik etkimizi her geçen yıl artırıyoruz" dedi.

Liderlik pozisyonlarının yüzde 50'si kadınlara emanet

L'Oréal Türkiye sosyoekonomik araştırma kapsamında dünyaya ve insana olan katkısını da inceledi. 2024 yılında liderlik pozisyonlarının yüzde 50'sini kadınlara emanet eden şirket, 2025 DIAL Global Endeksi'ne göre çeşitlilik, hakkaniyet ve kapsayıcılık konusundaki başarısını kanıtlayarak dünyanın bu alanlardaki en iyi 50 şirketinden biri oldu.

Toplumsal fayda odaklı projelerle de dikkat çeken L'Oréal Türkiye, "Bilim Kadınları İçin" programı ile alanında Türkiye'nin en uzun soluklu kurumsal sosyal sorumluluk projesini sürdürerek bugüne kadar 128 bilim kadının projesine destek oldu. Genç istihdamını da öncelikleri arasına alan şirket, "L'Oréal ile Benim Geleceğim" programıyla sadece 2024 yılında 30 yaş altı bireyler için 127 iş imkânı oluşturdu.

Kapsayıcı tedarik yaklaşımıyla, kadın girişimcileri, küçük işletmeleri ve deneyimli çalışanları destekleyerek 125 paydaşa sürdürülebilir fayda sağlayan şirket, Türkiye'deki 22 markasının her biri ile topluma değer katmak için çok çeşitli alanlarda sosyal sorumluluk projeleri üstlenmeye devam ediyor.

40 yıldır "dünyayı harekete geçiren güzelliği oluşturma" misyonuyla çalışan şirket, önümüzdeki dönemde de insanı ve toplumu merkezine alan bu ekosistemi büyüterek Türkiye için değer oluşturmaya devam etmeyi hedefliyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Türkiye Gündem Haberleri