Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, kişisel internet sitesinde yayımladığı yazıda Türkiye'deki gıda politikalarıyla ilgili kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Gıda sisteminin sadece sorunlarla anılmasının büyük bir hata olduğunu vurgulayan Murat Ülker, "Gıda sistemi milyarlarca insanı besliyor, gıdayı ulaşılabilir kılıyor, erişilebilir fiyat oluşturuyor, gıda güvenliği sağlıyor, inovasyon üretiyor. Büyük ölçekli gıda şirketlerini yalnızca düzenlenecek aktörler olarak görmek, onların çözüm üretmek kapasitesini küçümsemek olur" dedi.
Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, kişisel internet sitesinde kaleme aldığı "Gıda ve Beslenme Vazgeçilmez Konumuz" başlıklı yazısında, kötü beslenme alışkanlıklarının toplumsal ve ekonomik nedenlerine ilişkin görüşlerini paylaştı. Yazısına "Gıda ve beslenme vazgeçilmez konumuz. Benim için ise hayatımın çoğunu adadığım iştigalim, geçimim ve insanları mutlu etmek imkanım" sözleriyle başlayan Murat Ülker, BMC Public Health Dergisi'nde yayımlanan "Sağlıklı Gıda Çevresi Politika Endeksi Kullanılarak Türkiye'de Gıda Çevresi Politikalarının Değerlendirilmesi ve Önceliklendirilmesi" başlıklı makaleye ilişkin değerlendirmeler yaptı.
"Kötü beslenmenin nedeni sadece bireysel tercihler değil sistemlerdir"
Sağlıklı Gıda Çevresi Politika Endeksi olarak bilinen Food EPI kullanılarak Türkiye'de gıda çevresi politikalarının uygulanma düzeyinin değerlendirildiği araştırmayı ayrıntılı bir şekilde masaya yatıran Murat Ülker, "Food EPI ne derseniz, ben de bilmiyordum, araştırdım. Food EPI INFOMAS yani açılımı International Network for Food and Obesity-Non-Communicable Diseases Research, Monitoring and Action Support olan uluslararası bir araştırma ve politika ağının bir kıyas aracı. INFOMAS'ın temel varsayımı, "İnsanların kötü beslenmesinin nedeni sadece bireysel tercihler değil sistemlerdir" diyor. Girişim 2013 yıllarında kurulmuş bir konsorsiyum. Çekirdeği hala merkezi olan University of Auckland'da, tarafsız, etkili bir akademik network olarak gündem hatta norm oluşturuyor, kıyaslıyor. Ancak paternalist, aşırı regülasyon yanlısı, endüstriden kuşkuları olması ve inovasyon ve gönüllü dönüşüme daha az önem vermesi nedeniyle eleştiriliyor. Araştırmanın baş yürütücüsü Prof. Gülşah Kaner, Irlanda University College Cork Halka Sağlığı Fakültesi'nden Prof. Janas M. Harrington da yazarlar arasında. Harrington beslenme davranışlarını şekillendiren toplumsal, ticari ve siyasal faktörleri analiz etme amacını taşıyan FOODPATH projesini başlatan akademisyen" diye konuştu.
"Obezite ile mücadele daha proaktif bir politika yaklaşımını zorunlu kılıyor"
Araştırma sonuçlarının ortaya koyduğu verilere göre, Türkiye'de obezite, tip 2 diyabet ve beslenmeyle ilişkili bulaşıcı olmayan hastalıklarda dikkat çekici bir artış görüldüğünü ifade eden Murat Ülker, "Bu sorunla mücadele, daha sağlıklı gıda çevreleri oluşturan ve uzun vadeli beslenme iyileşmelerini destekleyen daha proaktif bir politika yaklaşımını gerekli kılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de sağlıklı gıda çevreleri oluşturmaya yönelik kamu politikalarının uygulanma düzeyini değerlendirmektir. Bu amaçla, gıda çevresi politikalarının uygulanma düzeylerini ölçmek ve bunları uluslararası iyi uygulamalarla karşılaştırmak için uluslararası kabul görmüş bir çerçeve olan Sağlıklı Gıda Çevresi Politika Endeksi, Food EPI kullanılmıştır" ifadelerini kullandı.
"Sağlıklı gıda sadece devlet tasarımıyla kurulacak bir mimari olamaz"
Türkiye'de sağlıklı beslenmeyi destekleyebilmek adına kamu öncülüğünde pek çok başarılı projenin hayata geçirildiği söyleyen Murat Ülker, yapılan araştırmayla ilgili şunları söyledi:
"Araştırma sağlıklı gıda çevresi oluşturmayı devlet tasarımıyla kurulacak bir mimari olarak varsayıyor. Oysa gıda sanayi açısından bakınca; neden çözümler arasında gönüllü dönüşüm, ürün inovasyonu, reformülasyonda sektör öncülüğü, özel sektör kamu ortak modelleri bir alternatif, ek çözüm olarak alınmamış. Bizim perspektifimizden daha çok regülasyon gereği değil, doğru teşvik mimarisi çözümdür. Mesele aslında FOOFPATH'in örtük olarak taşıdığı yapısal determinizm; sağlıksız beslenmenin nedeni neredeyse bütünüyle sistem olarak okunuyor. Bu yaklaşım önemli ama eksik, çünkü kültür, alışkanlık, aile, damak zevki, gelir davranışı, hatta gündelik mikro kararlar gıda sisteminin parçasıdır. İnsan sadece sistemin nesnesi değildir, aynı zamanda aktörüdür. Bu fark oldukça kritik."
"Gıda şirketlerini orantısız güçlü görmek bir yanılsamadır"
Gıda sistemini sadece sorun üreten bir yapı gibi okumanın yanlış olduğunu ifade eden Murat Ülker, "Çünkü gıda sistemi milyarlarca insanı besliyor, gıdayı ulaşılabilir kılıyor, erişilebilir fiyat oluşturuyor, gıda güvenliği sağlıyor, inovasyon üretiyor. Büyük ölçekli gıda şirketlerini yalnızca düzenlenecek aktörler olarak görmek, onların çözüm üretmek kapasitesini küçümsemek olur. Oysa reformun önemli kısmı gıda sektöründen gelecektir. İkincisi, FOODPATH'in bazı eleştirileri burada anlam kazanıyor. Endüstri bazen sorun olarak resmediliyor, ama belki daha doğru soru şu; gıda sanayi nasıl çözüm ortağı olmaz, çünkü sahip oldukları ölçek onları güçlü ve etkili kılıyor. Gıda şirketlerini orantısız güçlü görmek, bir yanılsamadır. Elbette ticari güç sorgulanabilmeli, ama bütün büyük ölçekli oyuncuları sorun kaynağı olarak görmek, özel sektörün dönüşüm enerjisini ıskalıyor. Bugün daha az şeker, daha iyi içerik, daha sürdürülebilir kakao, daha sorumlu tedarik, daha dengeli portföy gibi başlıklar zaten gıda sanayicilerinin gündemindedir" şeklinde konuştu.