NASIL MI TEK BAŞINA İKTİDAR OLDU ?

Kars Manşet Yazarı Gürkan Kanat'ın “Nasıl Mı Tek Başına İktidar Oldu ?” adlı yazısı:

1 KASIM seçim sonuçları neticesinde çevremde yüksek sesle duyduğum soruların başında bu soru geliyor. 7 HAZİRAN seçimlerinde tek başına iktidar olamayan AK Parti nasıl oldu da 5 aylık bir süre zarfında oy oranını arttırarak iktidar oldu?

2 KASIM sabahına nasıl uyanacağımızı kimse bilmiyordu. Hatta 2 Kasım sabahı değil, 1 Kasım akşamı saat 20.00’den sonra nasıl bir atmosfere gireceğimiz belli değildi. Nihayetinde seçim yapıldı ve sonuçlar açıklandı. AK Parti tek başına iktidar oldu. Emin olun ki parti içindeki aday milletvekilleri ve parti çalışanları da bu büyük zaferi beklemiyorlardı. Halk tercihini yaptı ve İSTİKRAR dedi. AK Parti elindeki bu fırsatı iyi değerlendirecektir. Gerek bu seçim sonuçlarına bağlı olarak anayasa değişikliği ve başkanlık sistemi yeniden konuşulmaya başlanacak, demeyeceğim çünkü başlandı bile. Gerekse buna ek olarak yargının ve diğer anayasal kurumların yapısında da değişiklikler elbette gündeme gelecek. Ortada olan gerçek, bu zorlu bir süreç ve bu sürecin Meclis’te gerçekleşmesi zor göründüğü için referandumla yapılmanın yolları aranacak. AK Parti’nin referandumla anayasa değişikliğini sağlayabilmek için Meclis’te 330 oyu bulması gerekecek.

Kısa bir değerlendirmeden sonra sorumun cevabına gelmek istiyorum. Elbette bu sayacaklarımdan daha fazlası etken gösterilebilir ama ben daha diğer yazarlar ve konuşanlar çok temel etmenler üzerinde durmak istiyorum.

DEVLET BAHÇELİ'NİN TUTUMU:

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin hükümet arayışları sürecindeki uzlaşmaz tutumu, MHP tabanında destek görmedi. Tek başına iktidar olasılığı bulunmayan partinin iktidar ortaklığında bile rol almaması, tabanı kızdırdı. MHP'liler, kendilerine en yakın partiye oy vererek liderlerini cezalandırırken, AK Parti'nin avantajlı çıkmasına katkı sağladılar. Belki de Sayın Bahçeli seçim sonrasında kendince, ‘elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan başarısız değildir’ yorumuna düştü.

PKK ve İŞİD TERÖRÜ:

Seçime sayılı günler kala PKK ve İŞİD terör örgütlerinin eylemlerini arttırması seçmende bir psikolojik algı oluşturdu. İstikrar ve güçlü bir iktidarın bu terör belası ile daha sağlam başa çıkabileceği inancı adeta insanlar arasında bu düşünce yayılma etkisi yarattı. Bu konuda şunu söyleyebilirim ki HDP Parti olarak PKK terörüne karşı güçlü bir duruş ve tutumda bulunmadı. Bu da HDP’ye oy veren kitlede tedirginlik oluşturdu.

EKONOMİK VAATLERDE ARTIŞ

Seçime sayılı günler kala AK Parti seçim yarışını ekonomi vaatleri üzerine kurması olumlu tepkiler aldı. Seçmen AK Partinin bu vaatlerini hayata geçirme olasılığını yüksek gördüğü için faydacı bir yaklaşım tarzı benimseyerek AK Parti’nin arkasında durdu. Ekonomik vaatlerde eleştirilecek bir durum varsa o da, 7 Haziran Seçimlerinde AK Parti’nin muhalif durumda bulunan partilere bu vaatlerini gerçekleştirmesinin zor olduğunu hatta bazı AK Partili isimlerin imkansız olduğunu dile getirmeleridir. Tabi ki bu bir seçim politikasıdır.

Son olarak ise;

AK PARİ SEÇİM LİSTELERİNİN VE YÖNETİMİN YENİLENMESİ:

Belki de 7 Haziran Seçimlerinde AK Parti’nin tek başına iktidar olamamasının temel nedenlerinden birisi de seçim listelerinde yaşanılan sıkıntılardı. AK Parti 7 Haziran da seçim listelerini açıkladığında eminim ki sizler de benim gibi şaşırmıştınız. Özellikle 7 Haziran seçimlerindeki Kars Milletvekili adaylarını görünce ben bile hüsrana uğramıştım. Halbuki milletvekilleri halk arasından, halk ile iç içe olan ve o yörenin içinde yetişmiş kendini geliştirmiş ve o ili çok iyi bilen kişiler arasından seçilmelidir. Elbette hitap ettiği oy kitlesi önemlidir ama bir o kadar da o il içinde tanınmış olması gerekir. Özellikle 1 KASIM seçimine sayılı günler kala gerçekleşen kongrede yapılan müdahale, AK Parti’nin güçlü bir parti imajı yaratmasına neden oldu.

Kars Haber Haberleri