Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) basını, Rum medyasının 19 Ağustos'ta aynı bölgede uçuş gerçekleştiren Türk Hava Kuvvetleri'ne ait A400M askeri nakliye uçağı ile İngiliz yolcu uçağı arasında çarpışma riski oluştuğu yönündeki iddialarını yalanlayarak, iki uçak arasındaki geçişin Ercan Hava Trafik Kontrol Merkezi'nin bilgisi dahilinde ve kontrollü şekilde gerçekleştiğini bildirdi.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile Yunanistan medyasında, 19 Ağustos'ta Türk Hava Kuvvetleri'ne ait A400M askeri nakliye uçağı ile bir İngiliz yolcu uçağının Kıbrıs'ın kuzeybatısındaki uçuşları üzerinden ortaya atılan "çarpışma riski" iddialarına KKTC basınından yanıt geldi. Kıbrıs gazetesinde Mete Tümerkan imzasıyla yayımlanan "Radar uçağın milliyetine bakmaz, gerçeği görür" başlıklı köşe yazısında, Rum ve Yunan basınında 19 Ağustos'taki uçuşların "çarpışma tehlikesi" ve "sivil havacılığa tehdit" şeklinde yansıtıldığına dikkat çekildi.
Yazıda, Türk Hava Kuvvetleri'ne ait A400M askeri nakliye uçağının Ercan Tavsiyeli Hava Sahası'ndaki hareketinin kontrollü olduğu belirtilirken, Rum medyasındaki iddiaların Türkiye ile KKTC'yi hedef alan siyasi bir zemine taşındığı ifade edildi.
Ercan Kontrol Merkezi, İngiliz uçağını önceden bildirdi
Tümerkan, 19 Ağustos günü Ercan Hava Trafik Kontrol Merkezi'nin yaklaşmakta olan İngiliz yolcu uçağı hakkında Türk A400M mürettebatını önceden bilgilendirdiğini aktardı. Türk pilotların sivil uçağı görsel olarak takip ettiği belirtilen yazıda, iki uçak arasındaki geçişin bin 300 feet dikey ve 2 deniz mili yatay ayrım korunarak kontrollü biçimde gerçekleştiği kaydedildi. Olayın ardından İngiliz hava yolu şirketi tarafından herhangi bir Trafik Uyarı ve Çarpışma Önleyici Sistem (TCAS) raporu düzenlenmediği de ifade edildi.
Yazıda, bu verilerin Rum ve Yunan medyasındaki "çarpışma tehlikesi" iddialarıyla örtüşmediği savunularak, yaşanan hava trafik hareketinin Türkiye ve KKTC aleyhine siyasi bir tartışmanın konusu haline getirilmeye çalışıldığı belirtildi.
"Rum iddiaları siyasi, iki uçak arasında tehlike oluşmadı"
Kıbrıs gazetesindeki yazıda, Türkiye'nin akıllı hava trafik yönetim sistemleri, Mode-S gözetim kabiliyeti ve geniş radar ağının bölgedeki hava trafiğinin emniyetli şekilde yönetilmesine katkı sağladığı vurgulandı. Türkiye'nin uçuş emniyeti konusunda uluslararası standartları yıllar önce uygulamaya koyduğu belirtilirken, Rum tarafının hava trafik yönetimindeki yetersizliklerinin de daha önce uluslararası kuruluşların gündemine geldiği ifade edildi.
KKTC'deki Ercan Havalimanı'nın uluslararası statüsü konusunda farklı siyasi görüşlerin ileri sürülebileceğini belirten Tümerkan, Ercan'da bulunan modern radar ve hava trafik kontrol sistemlerinin teknik varlığının görmezden gelinemeyeceğine dikkat çekti. Tümerkan, Rum tarafının Türk askeri uçağının uçuşu üzerinden ortaya attığı iddialara ilişkin değerlendirmesini "Rum iddiaları siyasi, 19 Ağustos günü Türk askeri kargo uçağı ile İngiliz yolcu uçağı arasında tehlike oluşmadı" ifadeleriyle özetledi.
Yazıda, Rum ve Yunan medyasının hava trafik hareketini Türkiye ve KKTC aleyhine "sivil havacılık tehdidi" söylemine dönüştürmesine karşı, teknik verilerin ve Ercan Hava Trafik Kontrol Merkezi'nin gerçekleştirdiği kontrollü yönetimin esas alınması gerektiği vurgulandı.