Sağlık Müdürlüğü ve Kars Belediyesi’nin ardından üçüncüsü tamamlanan eğitim programı, ilimizdeki tüm kamu kuruluşlarına da verilecek.
2 grup halinde düzenlenen eğitimin açılış konuşmasını yapan Sağlık Müdür Yardımcısı Dr. Bekir Kaçar, “Siz emniyet çalışanları bizim güvenliğimizi sağlamakla görevlisiniz, biz sağlık çalışanları da sizlerin sağlığınızı korumakla. Sizler bizi kötü insanlardan koruyorsunuz, bizler de sizi kötü hastalıklardan. Bu anlamda bir amaç birliğimiz var. Bugün de bu amacımıza hizmet etmek ve sizlere kadın sağlığını tehdit eden 2 önemli kanser türüne karşı korunma yollarını öğretmek için buradayız. Bunlar: meme ve serviks yani rahimağzı kanseri. İkisi de kadınlarda en sık rastlanan kanser türleri arasında yer alıyor ve ikisinde de erken teşhisin önemi büyük. Bu yüzden takibinin iyi yapılması ve teşhisinin erken konması hayati önem taşıyor.” şeklinde konuştu.
Programın danışmanlığını üstlenen AÇS-AP Şube Müdürü Dr. Demet İmamoğlu, “Ayda sadece 5 dakikanızı ayırarak basit, masrafsız ve kolay bir yöntem olan KKMM sayesinde memenizdeki kitleleri bizzat kendiniz tespit edebilirsiniz. Çünkü memede oluşan kitlelerin yüzde 80’i KKMM ile ortaya çıkıyor ve bunların yüzde 50’sinde kitle 2 cm’den daha küçük oluyor. Kendi meme dokunuzu en iyi siz tanıyacağınız için KKMM’nin önemi bu noktada ortaya çıkıyor.” diyerek şunları söyledi:
“Buna ek olarak, yaşınıza göre belirlenen periyotlarla kontrollerinizi yaptırarak serviks kanserine karşı tedbir alabilirsiniz. Bu eğitim sonunda sizler buradan her 2 kanser türü hakkında da yeterli miktarda bilgi sahibi olarak ve kendi kendine meme muayenesi yapabilecek seviyede ayrılacaksınız.”
KETEM doktoru Nilhan Eryeğen Uzlu, tarama kapsamında sunulan hizmetlerin tamamının ücretsiz olduğunu belirterek, “Biz KETEM olarak “Erken Teşhis Hayat Kurtarır” prensibiyle yola çıkarak meme ve serviks kanserleriyle ilgili tarama programları yürütüyoruz. Bizim en önemli amacımız, toplumda kanser konusunda farkındalık yaratmak ve şu anda olduğu gibi yüzyüze eğitimlerle kişileri korunma yöntemleri, tarama programları hakkında bilgilendirmek.” diye konuştu.
Toplum olarak kanserojen maddelerle fazlaca iç içe yaşadığımızı kaydeden Dr. Nilhan Eryeğen Uzlu, meme kanserinden korunma yollarını şöyle özetledi:
“Sağlığımız adına önlem almak, en azından kendi üzerimize düşeni yaparak sağlığımızı korumak bizim elimizde. Mesela 30 yaşından önce ilk çocuğumuzu dünyaya getirerek, haftada 3 kez egzersiz yaparak, bebeğimizi emzirerek, sigara ve tüm tütün mamullerinden, alkolden uzak durarak meme kanserinden korunabiliriz.”
Kanseri, tedavisinin çok daha kolay ve etkili olabildiği erken evrelerde yakalamak için mutlaka test ve muayene yapılması gerektiğinin altını çizen Dr. Uzlu, “Ailede risk faktörü yoksa 40-49 yaş aralığındaki kadınlara bir kontrol mamografisi, 50 yaş üstü kadınlara ise 2 yılda bir mamografi çekiyoruz. Eğer ailede meme kanseri varsa, hastalığın ortaya çıktığı yaştan 10 yıl önce mamografi çekimine başlıyoruz. Cinsel yönden aktif her kadından 3 yıl üst üste yılda bir kez rahim ağzından sürüntü alıyoruz. İnceleme sonucu normal çıkarsa süre 5 yılda bir oluyor.” diyerek sözlerine şöyle son verdi:
“Biz KETEM olarak Nisan 2009’dan bu yana 5345 kadında serviks ve meme kanseri taraması yaptık. Bunlar arasında 12 hastamıza meme kanseri, 3 hastamıza serviks kanseri tanısı koyduk. 15 hastamızda meme kanseri açısından mamografide malignite yönünde bulgular saptadık ve biyopsi için yönlendirdik. 25 hastamızda ise serviks kanseri açısından şüpheli bulgular saptayarak, Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’ne yönlendirdik. Lütfen siz de üzerinize düşeni yapın ve rutin kontrollerle, varsa hastalığı yakalamamızı ve size yardımcı olmamızı sağlayın.”