Türkiye-Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Şamil Ayrım, Türkiye, Azerbaycan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) parlamentolar arası dostluk grubu üyelerinin 3. toplantısındaki konuşmasında "Ermenistan'la Azerbaycan arasındaki sorunlar tamamen ortadan kalktıktan sonra İnşallah Türkiye sınırlarını açacaktır" dedi.
Türkiye, Azerbaycan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) parlamentolar arası dostluk grubu üyeleri 3. Toplantısı, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de gerçekleştirildi. Toplantıda, ülkeler arasındaki kardeşlik ilişkilerinin daha da güçlendirilmesinin önemi vurgulanırken, ortak çalışmaların artırılması konuları gündeme alındı. Toplantıda konuşan KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, "Her zaman ifade ettiğimiz üzere adamız bölgesel aktörler ile küresel güçlerin nüfus mücadelesine sahne olan stratejik bir havza içerisinde yer almaktadır. Bu bağlamda KKTC, Türk dünyasıyla Doğu Akdeniz'e açılan bir kapı, aynı zamanda bir barış ve denge unsurudur. Nitekim bugün Orta Doğu'da yaşanan gelişmeler bu değerlendirmelerimizin ne denli isabetli olduğu ve dost, müttefik ve kardeş devletlerin dayanışmasının ne kadar hayati olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bölgemizde cereyan eden ve daha geniş bir alana yayılma riski taşıyan savaşta hem Kıbrıs Adası'nın Güneyi, hem Türkiye, hem de Azerbaycan füze ve insansız hava aracı saldırılarının hedefi olmuş, çok şükür ki can kaybı yaşanmamıştır. Bu vesileyle bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, bu savaşın en kısa sürede sona ermesini ve barışın sadece bölgemizde değil, tüm dünyada hakim olmasını temenni ediyorum. Bölgesel savunma refleksimizi güçlendirmek ve Türk dünyasının Doğu Akdeniz'deki etki kapasitesini arttırmak için Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan KKTC'nin Türk Devletleri Teşkilatı'na (TDT) ve buna paralel olarak TÜRKPA'ya tam üyelik statüsüne ulaşması, üye ülkelerle ilişkilerin daha kurumsal ve etkin noktaya gelmesine sebebiyet verecektir. Bugüne kadar her daim yanımızda olan anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti ve Kardeş Azerbaycan Meclisi ile yürüttüğümüz başarılı iş birliklerinin ve yakın ilişkilerin tüm Türk devletleri parlamentolarıyla da geliştirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu bağlamda siz değerli dostluk grubu başkanları ve üyelerinden daha güçlü bir destek ve daha yoğun bir çaba beklediğimizi ifade etmek istiyorum" dedi.
"KKTC Kıbrıs adasının en somut gerçeğidir"
Kıbrıs meselesinin tek gerçekçi çözümünün adada iki devletin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tanınmasından geçmekte olduğunu belirten Öztürkler, "Bu doğrultuda her platformda sesimiz olarak haklı davamıza destek veren ve devletimizin tanınması çağrısını yineleyen Recep Tayyip Erdoğan'ın şu ifadeleri bu gerçeği açıkça ortaya koymuştur. KKTC Kıbrıs adasının en somut gerçeğidir. Adanın kadim ve aslı unsuru olan Kıbrıs Türk halkının iradesini ve egemenlik haklarını yok sayan bizleri azınlık durumuna düşürecek hiçbir çözüm modelini asla kabul etmiyoruz. Aynı şekilde KKTC'nin bağımsız bir devlet olarak tanınması sürecinde Kıbrıs'ı Türk kardeşlerinin yanında olduğunu defalarca vurgulayan Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e de KKTC'nin TDT'ye asli üye olması gerektiğini ifade ederek bizlere olan en güçlü desteğini açıkça ortaya koymuştur. Bu iki güçlü lideri Kıbrıs'ı Türklerin yanında durdukları için bir kez daha saygıyla selamlıyor, şükranlarımı sunuyorum. Bu paha biçilmez destek bizlere güç vermekte ve mücadele azmimizi daha da pekiştirmektedir" ifadelerini kullandı.
"Doğu Akdeniz'de yaşanan gelişmelerde bu genel tablolar ayrılamaz"
Türkiye-Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Şamil Ayrım ise Orta Doğu'da başlatılan her gerilim dalgasının yalnızca o bölgeyle sınırlı kalmadığını, Kafkasya'dan Doğu Akdeniz'e kadar geniş bir etki oluşturduğunu belirterek, "Bugün yaşananlar vekalet savaşlarını tetikleyebilecek terör örgütlerine alan açabilecek enerji güvenliğini tehdit edebilecek bir sürecin habercisidir. Türkiye olarak bizler adaletsizliği, hukuksuzluğu ve istikrarsızlığı üreten her türlü gelişimin karşısında durma kararlığımızı devam ettiriyoruz. Enerji hatlarının güvenliği, ticaret yollarının sürdürülebilirliği ve bölgesel refah ancak istikrarla mümkündür. Bunu hepimiz biliyoruz. Bu noktada da can Azerbaycan'ın enerji arzındaki rolü ve Türkiye'nin enerji geçiş merkezi konumu sadece ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir güvenlik meselesidir. Doğu Akdeniz'de yaşanan gelişmelerde bu genel tablolar ayrılamaz. Doğu Akdeniz bugün yalnızca enerji kaynaklarıyla değil, aynı zamanda küresel güç rekabetinin ve jeopolitik mücadelenin merkezinde yer almaktadır. Bu çerçevede Kıbrıs meselesi de bölgesel istikrar açısından kritik önemini korumaktadır" dedi.
Türkiye olarak KKTC'nin hak ve menfaatlerini kararlılıkla savunmaya devam edeceklerini belirten Ayrım, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
"Bu noktada da Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev'e ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a yürekten teşekkürlerimizi iletiyoruz bir kez daha. Çünkü Azerbaycan parlamentosunda onların desteğiyle Azerbaycan Milli Meclisi Başkanı Sahibe Gafarova'nın verdiği olağanüstü destekte yine dostluk grubu başkanı Ehliman Emiraslanov beyin verdiği destekte KKTC dostluk grubu Azerbaycan parlamentosunda teşkil edildi. Bu süreç bizlere açıkça şunu göstermektedir. Bölgesel meseleler bölge ülkelerinin iradesiyle çözülmelidir. Bu çerçevede Azerbaycan ile Ermenistan arasında barışa yönelik yürütülen müzakereleri yakından takip ettiğimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum. Türkiye, Azerbaycan'ın istemediği hiçbir ilişkinin içerisinde olamaz. Ermenistan'la Azerbaycan arasındaki sorunlar tamamen ortadan kalktıktan sonra inşallah Türkiye sınırlarını açacaktır. Bölgede kalıcı barışın yolu buradan geçer. Çünkü eğer sizin anayasanızda başkasının toprağında göze olan bir madde varsa bununla siz kalıcı barışı sağlayamazsınız. Bunu biz yakından takip ediyoruz."