Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Samsun'da gençlerle bir araya geldiği "Gençlik Buluşmaları" programında "Terörsüz Türkiye" sürecine ve "Mekke Ortak Savunma Antlaşması"na ilişkin önemli mesajlar verdi. Mekke Antlaşması'nda güzel gelişmelerin yaşandığına değinen Erdoğan, Terörsüz Türkiye'de hedefin bölgenin tamamında huzurlu bir ortam oluşturmak olduğunu açıkladı.
Samsun Büyükşehir Belediyesi PETEK Gençlik Merkezi'nde gençlerle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada Samsun'un tarihinden bahsederek, "Karadeniz'in kapısı Samsun'da bağımsızlık meşalesini yaktığımız ilk şehirde sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bizim için Samsun'da gerçekten anlamlı bir gün yaşadık, yaşıyoruz. Şehir hastanemizin açılışını yapmak üzere geldiğimiz Samsun'da Gençlik Buluşmalarımızın bir yenisini daha sizlerle bir arada Samsun'da gerçekleştiriyoruz. Her gençlik buluşmamızda olduğu gibi bugün de Türkiye'yi dünyayı ve geleceğimizi sizlerle konuşacağız. Şunu sözlerimin hemen başında ifade etmek istiyorum. 107 sene önce Samsun'dan başlayan İstiklal Yürüyüşü bugün büyük ve güçlü Türkiye istikametinde hamdolsun devam ediyor. Bakınız hemen arkamızda istiklalden istikbale uzanan bu güzergahın iki güçlü sembolü bizlere iştirak ediyor. Bir tarafta Bandırma Vapuru, hemen yanı başında TCG Anadolu Gemisi" dedi.
"Milletimizi tehlikelerden uzak tuttuk"
"Bandırma Vapuru ile başlayıp TCG Anadolu ile devam eden bu rota Türkiye'nin nereden nereye geldiğinin de bir nişanesidir" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
"Allah'a hamdolsun. Bugüne kadar bizler fırtınalı denizlerde Türkiye'yi sahili selamete ulaştırmayı başardık. Coğrafyamızın krizlerle, savaşlarla, çatışmalarla boğuştuğu zorlu bir dönemde milletimizi bu tehlikelerden uzak tuttuk. Ülkemize pek çok alanda tarihi başarılar, tarihi zaferler kazandırdık. Yarın Türkiye'nin kaptan köşküne sizler geçeceksiniz. 86 milyonun yanı sıra ümidini Türkiye'ye bağlamış yüz milyonlarca mazlumun emanetini de sizler yükleneceksiniz. İnanıyorum ki hepiniz taşıdığınız bu mesuliyetin bilinciyle ülkemize ve milletimize en güzel şekilde hizmet edecek, Türkiye'yi her kulvarda çok daha iyi yerlere getireceksiniz."
"Türkiye'yi ayağa kaldıracak nesilleri heba etmekte hiçbir sınır tanımadılar"
Konuşmasında gençlere seslenen Erdoğan, "Sevgili gençler, gençlik bir devam ve beka halkasıdır. Geçmişi geleceğe taşıyan en kritik insan kaynağıdır. Biz hep şuna inandık: Gençliğin her şeyden evvel inandığı ve takipçisi olduğu ulvi bir davası olmalıdır. Bu dava öyle günü birlik gelip geçici heveslere değil, asırları kuşatan güçlü bir mefkureye dayanmalıdır. Merhum Cemil Meriç'in sözleriyle bu dava irfanımızı yeniden fethetmek, dava ecdadın tefekkür özellikle hazinelerini bugünkü nesillerin tecessüsüne yani görme, anlama merakına açmak, bir kelimeyle bugünü düne bağlamaktır. Biz de şahsen hem yarım asrı aşan siyaset hayatımızda hem de AK Parti'nin çeyrek asırlık yolculuğunda hep gençlerle yol yürümeye, gençlerin davasına omuz vermeye gayret ettik. Gençleri siyasetin merkezine almak unutmayın bir irade meselesidir. Böyle dedik ve bunun da gereğini yaptık. Ne yaptık? Seçilme yaşını 30'dan 18'e indirerek siyasette gençlerin önünü açtık. Özel sektörden eğitim ve spora, kamu yönetiminden kültür, sanat ve sivil topluma gençlere her türlü desteği sağladık. Bir gencimizi daha nasıl kazanabiliriz? Bir gencimizi daha bu milletin istiklal yürüyüşüne nasıl dahil edebiliriz diyerek her fırsatta sizlerin yanında olduk. Şunu daima aklımızın bir köşesinde tuttuk. Bu milletin evlatlarını geçmişte sağcı-solcu, ilerici-gerici, Alevi-Sünni diyerek birbirinden ayırdılar. Türkiye'yi ayağa kaldıracak nesilleri heba etmekte hiçbir sınır tanımadılar. Bakınız sevgili gençler, dün 12 Eylül darbesinin 46. yıl dönümüydü. O karanlık günlerde gençler işkence gördüler. Samsunlu gençler de vardı bu işkence görenlerin içinde. İdam sehpalarında infaz edildiler. Yüzbinlerce gencin hayatı zindan edildi, geleceği ellerinden alındı. Anneler, babalar gözü gibi bakıp büyüttükleri, yıllar yılı üzerine titredikleri kınalı kuzularını vesayetçilere kurban verdi. Bizim tüm gayemiz işte bu kötü günlerin bir daha yaşanmamasıdır. O yüzden gençlerimizle sık sık bir araya geliyor, istişare ediyoruz. Sizlerin fikirleri, talepleri, ihtiyaçları doğrultusunda kendimizi güncelliyoruz. Gençleri sömürülecek bir oy deposu olarak görenler şahsi ikballeri için gençleri aparat olarak kullananlar bundan rahatsızlık duyuyor. Varsın olsunlar. Biz onlara hiçbir zaman aldırmadık, bundan sonra da aldırmayacağız. Gençlerle kucaklaşmaya, gençlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğiz. Rabbim yolumuzu açık etsin diyorum" diye konuştu.
"Terörsüz Türkiye ile hedef, bölgenin geneline huzurlu bir havayı getirmek"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından gençlerin sorularını cevapladı. "Terörsüz Türkiye" sürecinin etkisi hakkındaki soruya cevap veren Erdoğan, "Güneydoğu, Doğu Anadolu bölgelerinde terörden yana sıkıntılarımız çok büyüktü. Ama Allah'a hamdolsun şu anda Güneydoğu Anadolu'da, Doğu Anadolu'da artık terör diye bir şey kalmadı. Yaylalarda otlaklar bayağı hareketli, canlı. Bu otlaklarda artık benim Güneydoğu, Doğu Anadolu'daki kardeşlerim rahatlıkla buralara çıkabiliyorlar. Buralarda rahatlıkla bütün o otlaklarda ellerindeki küçükbaş, büyükbaş bunları otlatabiliyorlar. Ve bunları otlatırken de huzur içindeler. Bunlar bizi tabii ki çok çok rahatlatıyor. Oradan geçiyorum ben bölgeye. Bölgede de artık hamdolsun sıkıntılar adeta yok. Ve şimdi hedef daha büyük çapta Güneydoğu'da, Doğu'da bölgenin geneline huzurlu bir havayı getirmek" şeklinde konuştu.
"Mekke Antlaşması'nda güzel gelişmeler var"
"Dünya 5'ten büyüktür" sözü ve dünyadaki gelişmeler hakkındaki bir soru üzerine Erdoğan, "'Dünya 5'ten büyüktür" dedik ve demeye de devam ediyoruz. Bununla da kalmadık. Bir şey daha söyledik. Neydi o? Daha adil bir dünya mümkün. Şimdi daha adil bir dünya mümkün. Nasıl mümkün? İşte şu anda Hürmüz Boğazı'nda olanları takip ediyoruz değil mi? Sadece Hürmüz Boğazı'nda olanlar değil, bakıyorsunuz Körfez'de birçok yerde ciddi manada sıkıntılar var. Ve bu sıkıntıların darboğaz ettiği yerler nereler? İslam dünyası. Ve bizler Türkiye olarak İslam dünyasının yaşadığı bu sıkıntıları inşallah bir an önce aşalım diyoruz ve bunu aşmak için de Türkiye artık bölgeye ağırlığını koydu, koyuyor ve koyacağız. İşi hafife alamayız. Çünkü Türkiye'den beklentiler çok. Unutmayın, biz Riyad'daki, Mekke'deki savunma paktı ile ilgili adımı niye attık? Suudi Arabistan, Pakistan, Türkiye bir araya geldik, bir adım attık. Attığımız adım işte bu üç ülke bir araya gelsin ve attığımız bu adımla inşallah İslam dünyasına buradan bir sinyal verelim. Güzel gelişmeler var. Bunu da başaracağız" ifadelerini kullandı.
"Bir sağdan, bir soldan gençler öldürülmesin"
Son dönemde akım haline gelen 80'lerin bir de 12 Eylül yüzü olduğunu hatırlatan bir öğrencinin sorusu üzerine Erdoğan, "'Bir sağdan, bir soldan" demek suretiyle maalesef bu darbeci zihniyetler o dönemin gençlerini bu şekilde yediler. Ve o gençlerden ne yazık ki niceleri öldürüldü. Bunları ne görmek ne de yaşamak isterdik ama ne yazık ki bunları gördük ve yaşadık. Temennimiz odur ki, bundan sonraki süreçte aynı durumlar olmasın. Bir sağdan, bir soldan gençler öldürülmesin. Hiç böyle bir şeye fırsat verilmesin. Herkes dimdik yoluna devam etsin ve eserleriyle inşallah gençler ortaya koydukları bütün varlıklarıyla geleceğin Türkiye'sini onlar hazırlasınlar ve onlarla da biz iftihar edelim" açıklamasında bulundu.
"NATO'daki silah hediyesine mutlu oldular"
NATO'daki silah hediyesinden sonra dünya liderlerinin tepkilerinin nasıl olduğuna yönelik soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Makine Kimya'nın ürünleriyle ortaya çıktık ve Makine Kimya'nın ürünleriyle bütün bu gelen liderlere bu silahlardan hediye ettik. Niye? Biz Türkiye'yiz. Eserlerimizi onlara takdim edelim istedik. Malum "Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri." Ve güzel oldu. Memnun oldular, mutlu oldular. Ve biz de tabii bu bu mutluluğu sağladığımız için ayrıca mutlu olduk ve liderler zirvesini hamdolsun tavan yaptırdık. Tavan oldu. Şimdi tabii COP 31 inşallah Antalya'da bunu gerçekleştireceğiz. Onun hazırlıkları vesaire tabii yapılıyor. Ve burada Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres ile eşimin görüşmeleri falan olmuştu. Onların da destekleriyle bu süreci yürüttük. Bu süreci işlettik. Ama iyi bir konuma da hamdolsun geldik. Bundan sonraki süreçte inşallah Birleşmiş Milletler camiası içerisinde de bizim sıfır atık konusundaki adım bayağı yer tutmuş oldu. İnşallah Antalya bu işte zirve yapılan yer olmuş olacak" dedi.
Asırlık Gece dizisinin oyuncularının da itinayla seçildiğine değinen Erdoğan, diziyle ilgili gelen soruya şu cevabı verdi:
"Bu dizide gerçekten 15'lik bir dizi. Ve bu dizinin tamamını eğer genç arkadaşlarım izlediyseler almaları gereken ne varsa bunu oradan zaten kaptılar. Gerçekten dizideki aktörlere varıncaya kadar iyi bir seçim yapıldı ve bu seçimle de gerçekten sonuna kadar iyi bir hazırlık olmuş ve bu hazırlıkta gerçekten son ana kadar başarılıydı. Ve bu başarıyı da yakalama, izleme fırsatını bizler de bulmaya gayret ettik."
Erdoğan, Resul Dündar'ın şarkısına eşlik etti
Erdoğan, programın soru aralarında Resul Dündar'ın söylediği Gündüz-Gece isimli türküye de eşlik etti. Erdoğan'ın performansı gençlerden büyük alkış aldı. AK Parti'nin 25. kuruluş yıldönümü ve vazgeçmediği kararları sorulan Erdoğan, "Kararlı bir şekilde yapıda geriye bıraktığımız Allah'a hamdolsun herhangi bir şey kalmadı. Ve çok çok önemli olan bir şey var, o da şu; çok güçlü bir gençlik inşa ettik. Bu gençliğimiz konuşmamda da ifade ettiğim gibi 30 yaş demedik. Onu 18 yaşa indirdik ve 18 yaşa indirmek suretiyle yeni bir gençliği inşa ve ihya ettik" dedi.
Cumhurbaşkanı Samsun dondurması istedi, tüm salon dondurma yedi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sorular arasında oynatılan bir video sonrası araya girerek, "Eskiden İstanbul'dan gemi ile biz tabii memleketimiz Rize'ye giderdik. O zaman tabii yolculuk öyle kısa değil. Yani Samsun önemli güzergahlardan duruş limanımızdı. Ama Samsun'un da bir meşhur güzergahın içinde tadı vardı. O da Samsun'un dondurmasıydı. Burada dururduk. Ondan sonra o dondurma gelirdi. Hala o dondurma devam ediyor mu? Şimdi konuştuk. Başkan hemen "Ben yarım saat içinde hallediyorum" dedi" ifadelerini kullandı.
"5-1 kazanan Çorum FK, Samsunspor'a ayıp etti"
Çorum'dan katılan bir öğrencinin memleketini söylemesi üzerine Çorum FK'nın Samsunspor'u deplasmanda 5-1 yenmesine ilişkin "Ayıp ettiniz" diyerek espri yapan Erdoğan, hem bu maç hem de torunlarıyla yaptığı oyuncak alışverişine değindi. Erdoğan, "Dün akşam ayıp ettiniz ya. Ne yaptınız siz Samsun'u? Samsun'u 5-1 mi yendiler? Çorum Samsun'u 5-1 yendi değil mi? Nerede? Hem de Samsun'da. Az önce başkan da durumu söyledi. Torunum dün akşam bile telefonda bana diyor ki "Dede" diyor "Hani bana canavar oyuncak alacaktın." Torunlar ikna edilmekten öte sevilir. Hem de öyle sevilir ki onlar şimdi dondurma geliyor ya bal parmaktır. O gün götürdüm oradan Asım hangisini alıyorsun? Şunu. Beğendin mi? Beğendim. Ve kolay kolay da tabii beğenmez. Ve o gün oradan mutlu bir şekilde ayrılması tabii beni ayrıca bir dede olarak mutlu etti. Ama hiçbir şeyi de unutmuyor. Bak dün akşam bile bana telefonda "Dede beni götürecek misin?" diyor. Tekrar götüreceğim. Rabbim inşallah sizleri de torun torba sahibi yapsın. Torunlar da elhamdülillah ziyadesiyle 10 oldu. 10 tane torun var ve ayrı bir mutluluk" dedi.
"Otobüsten görüp de aşağı inmesem Allah'a bunun hesabını nasıl veririm"
Engelli bir vatandaşı görünce otobüsten inerek halini hatırını sorması da sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Otobüsten görüp de aşağı inmesem Allah'a bunun hesabını nasıl veririm" dedi. Erdoğan ayrıca kısa bir süre önce hayatını kaybeden eski Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir'in ruhuna tüm hazirundan Fatiha istedi. Duanın ardından getirilen dondurmalar yendi. Program, hediye takdiminin ardından sona erdi.