Samsun'un İlkadım ilçesi Kalkancı Mahallesi'nde yaşayan 11 yaşındaki Elif Zehra Yıldırmaz, yaz tatilini ekran karşısında değil sahilden topladığı deniz kabuklarını sanata dönüştürerek geçirdi. Bilgisayar ve cep telefonu gibi teknolojik aletlerden uzak durarak vaktini çeşitli aktivitelere ayıran Yıldırmaz, deniz kabuklarından yüzü aşkın eşya ve aksesuar oluşturdu.
İlkadım ilçesi Baruthane Ortaokulu 6. sınıf öğrencisi Elif Zehra Yıldırmaz, tatil süresince bilgisayar ve cep telefonu gibi ekranlardan uzak kalarak vaktini üretime dönüştürdü. Atakum sahillerinden topladığı çeşit çeşit deniz kabuğunu akrilik ve guaj boyalarla süsleyen minik ressam, yüzlerce deniz kabuğundan aksesuarlar hazırladı.
"Deniz kabuğu toplamaya 6 yaşımda başladım"
Deniz kabuklarını toplama merakının küçük yaşlarda başladığını belirten Elif Zehra Yıldırmaz, "Deniz kabuğu toplamaya 6 yaşımda başladım ve küçüklüğümden beri toplamaya devam ediyorum. İlkokulda arkadaşlarımla deniz kabuklarını kâğıtlara çizmeye başlamıştık. Sonra bir gün annemle birlikte boyama yapmak istedim. İlk başta tuvalleri boyadım, daha sonra ise annemle deniz kabuklarını boyamaya başladık. Deniz kabuklarını genellikle Atakum sahillerinden topluyorum. Akrilik veya guaj boya kullanarak renkleri karıştırıyor; üzerlerine renk geçişleri, çeşitli desenler ve uğur böcekleri çiziyorum" dedi.
"Babamın iş yerinden arkadaşı İsmet dededen esinlendim"
Deniz kabuklarını boyama fikrinin nasıl ortaya çıktığını ifade eden küçük yetenek, "Bu hobiyi yaparken hem çok eğleniyor hem de keyifli vakit geçiriyorum. Zaman zaman boyama yaparken arkada müzik de açıyorum; benim için harika bir etkinlik oluyor. Bunu çocuklara ve benim yaşımdaki arkadaşlarıma da kesinlikle tavsiye ederim. Boyadığım deniz kabuklarını çiçek saksılarının dibine koyuyor, masaların üzerine süs olarak yerleştiriyor ya da bazen delip ip geçirerek duvarlara asıyorum. Aslında küçüklüğümden beri deniz kabuklarını biriktiriyordum ama onları boyamak ilk başta aklıma gelmemişti. Babamın çalıştığı yerde "İsmet dede" dediğimiz biri vardı. Sahilin farklı yerlerinden topladığı deniz kabuklarını bize getirirdi. Ben de ondan esinlenerek deniz kabuklarını boyamaya başladım" diye konuştu.
"Yüzü aşkın deniz kabuklarını boyadım"
Bugüne kadar yüzlerce deniz kabuğunu dönüştürdüğünü ve bunları sevdiklerine hediye ettiğini belirten 11 yaşındaki Elif Zehra, "Şimdiye kadar yüzden fazla deniz kabuğu boyadım. Bunları bazen arkadaşlarıma doğum günü hediyesi olarak veriyorum. Yaz tatilinde arkadaşlarımla sıkıldıkça hep deniz kabukları boyadık. Benim için harika bir etkinlik olduğundan onlara da tavsiye ediyorum. Evimiz sahile yakın olduğu için kabukları ailemle birlikte topluyoruz. Özellikle dalgaların vurduğu kıyı çizgisinde değil de kumsalın biraz daha iç kısımlarında daha güzel ve büyük deniz kabukları bulunuyor. Küçük midye kabuklarını ise kelebek şeklinde boyayarak renklendiriyorum. Sonrasında bunları resim çerçevelerinin etrafına yapıştırıyor ya da süs olarak duvarlara asıyorum" şeklinde konuştu.
"Hayat sadece bir telefondan ya da bilgisayardan ibaret değil"
Akranlarına ekran süresini azaltıp sanatsal faaliyetlere yönelmeleri de sözlerine ekleyen Elif Zehra Yıldırmaz, "Yaz ve ara tatillerde zamanı sürekli bilgisayar veya cep telefonu karşısında geçirmek bir süre sonra sıkıcı olmaya başlıyor. Ben de bu yüzden yaz tatili boyunca böyle sanatsal etkinliklere yöneldim ve bunlar ruhumu gerçekten neşelendiriyor. Bu çalışmalarda bazen ince değil kalın fırçalar kullanmak, bazen de boyaların tonlarını doğru ayarlamak gerekiyor. Tabii bunlar öyle kısa sürede çabucak bitirilecek işler değil; üstelik istediğim tüm boya renklerini de her an bir arada bulamıyorum. Hayat sadece bir telefondan ya da bilgisayardan ibaret değil. Bu tür aktiviteler hem ruhumuzu dinlendiriyor hem de bizim gibilerin çok daha kaliteli zaman geçirmesini sağlıyor" diyerek sözlerini tamamladı.