Şile Belediyesi davasında duruşma 21 Ekim’e ertelendi

Şile Belediyesi'ne yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı hakkında 33 yıl 3 aydan 92 yıla kadar hapis talebiyle açılan davada 53 sanığın...

Şile Belediyesi'ne yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı hakkında 33 yıl 3 aydan 92 yıla kadar hapis talebiyle açılan davada 53 sanığın yargılanmasına başlandı. Duruşma 21 Ekim'e ertelendi.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca Şile Belediyesine yönelik "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "irtikap", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma tamamlandı. Soruşturma kapsamında 10 Temmuz 2025'te gözaltına alınarak tutuklanan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ile bazı şüpheliler hakkında işlem yapılırken, suç örgütünün deşifre edilmesine yönelik çalışmalarda HTS kayıtları ve MASAK raporlarındaki hesap hareketleri incelendi. Bu kapsamda 23 Aralık'ta düzenlenen eş zamanlı operasyonla gözaltına alınan 22 şüpheliden 15'i tutuklandı. Soruşturmanın üçüncü dalga operasyonu ise 26 Haziran'da gerçekleştirildi. Hazırlanan iddianamede, Kabadayı hakkında "icbar suretiyle irtikap", "resmi belgede sahtecilik", "dolandırıcılık", "rüşvet almak" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçları başta olmak üzere çeşitli suçlardan 33 yıl 3 aydan 92 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamede ayrıca, örgüt elebaşısı olduğu belirtilen Kabadayı'nın gerçekleştirilen eylemler nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılması istendi.

Görevinden uzaklaştırılan Özgür Kabadayı'nın da aralarında bulunduğu 53 sanığın yargılanmasına başlandı. Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşma yoğunluk sebebiyle konferans salonunda gerçekleşti. Duruşmaya Özgür Kabadayı ile Berkant Acil'in de aralarında bulunduğu 12 sanık ile bazı tutuksuz sanıklar ve bir müşteki katıldı. Taraf avukatları da salonda hazır bulundu.

"15 bin dolar para verdiğini söyledi"

İmar danışmanı olan ve etkin pişmanlıktan yararlanan sanık Durmuş Gümüş, "Mimarlık ve inşaat işleriyle uğraşıyorum. Beni imar danışmanı olarak Belediye Başkanı Özgür Kabadayı işe aldı. 2024 yerel seçimlerinden sonra 3 aylık bir görevim oldu. İsnat edilen eylem tarihlerinde görevde değildim. Hastaneye bir kafe yapılmıştı, buna karşılık iskanın çözüldüğünü duydum. Oğuz Kaçmaz "gölge başkan" gibi tüm yetkiler ondaydı. İstifa etmemde de etkisi vardı. Ekip değişikliği sebebini teknik yetersizlik olarak gördük. 3 aylık bir görev sürecim oldu. Bu yaz dönemine tekabül ettiği için de çok kısıtlı zamanda orada bulunmuş oldum. İsnat edilen eylem tarihlerinde de orada değildim. İdaredeki arkadaşlarla anlaşamamızdan dolayı medyaya yansıyan zehir zemberek istifa metni yayınlamıştım. 6'nolu bahsedilen eylemde mimarlık inşaat işleriyle uğraşıyorum. Benim danışmanlık sürecimde iskanla ilgili sıkıntı olduğunu ve nasıl çözüleceği konusunda İlker geldi. 2 yolu var, tadilat ruhsatı ve yıkıp düzeltme işleri. "Ne kadar tutar?" dedi. Bin ile bin 500 dedim. Daha donra belediye başkanımız sordu. Başkana, tadilat ruhsatı olması gerektiğini ilettim. Bazı rahatsızlıklarımız vardı. Ben istifa ile ayrıldım yönetimle ilgili sorunlardan dolayı. Sonralarda İlker'i gördüm, işini hallettiğini söyledi bana. "Nasıl hallettin?" dedim, "Hallettim bir şekilde" dedi. İstifa ettiğim gün WhatsApp konuşması var. İlker'e yazdım, "Böyle bir şey söyleniyor" dedim. "Yemin ederim, Oğuz Kaçmaz'a 15 bin dolar para verdim" dedi" ifadelerini kullandı.

Tutuksuz sanık Vural Durmuş ise, Abdulhamit Kanmaz'la Kartal Adliyesi nezarethanesinde aralarında geçen konuşmayı anlatarak, "Abdulhamit Kanmaz, Kartal Adliyesinde nezarethanedeyken 1,5 milyon lirayı poşet içinde kendisine gelen bir kişiye verdiğini söyledi ama ben kime, ne için verildiğini bilmiyorum" dedi.

"Rüşvet olduğunu bilmiyordum"

Tutuksuz sanık Sercan Taşkaya, "2024 seçimlerinde seçim kampanyalarına katıldım. Herkesi orada tanıdım. Seçimi kazandıktan sonra Özgür Kabadayı bana özel kalemde teklifte bulundu, ben de kabul ettim. Benim ilk baştaki görevim vatandaşların şikayetlerini ilgili yerlere aktarmaktı, karşılama personeliydim aynı zamanda da. Oğuz Kaçmaz'ın ehliyeti yoktu, onun şoförlüğünü de yaptım. Birkaç olaya şahit oldum, ilk başta bunun rüşvet olduğunu bilmiyordum. Parçaları birleştirince anladım" şeklinde konuştu.

"Özgür Başkan'la tartıştım"

Zarf içerisinde rüşvet parası aldığını anlatan Taşkaya, "Ağustos ayının sonlarına doğru Özgür Kabadayı Gönen Otel'e gidip Suzan'ı bulmamı söyledi. Ben gittim Suzan Hanım'ı buldum. Odasına gittik, biraz sohbet ettikten sonra masasının altından kraft kağıt çıkarıp bana doğru uzatarak "İstersen say" dedi. Para olduğunu fark ettim, para dolardı. "Siz saydıysanız gerek yok, ben ellemek istemiyorum" dedim. Aldım çıktım, Özgür Kabadayı'ya verdim. Rüşvet olduğunu anladıktan sonra Özgür Başkan'la tartıştım, bu tarz işlerin içinde olmak istemediğimi söyledim. Beni tehdit etti, "Artık bu işlerin içindesin, yapacak bir şeyin yok" dedi. Ercan Bey bir iki kere Fen İşleri'ne Oğuz Bey'le görüşmeye geldi. Ercan Bey bana anahtarı verdi, poşetleri ve arabayı alıp bizim arabanın yanına çekmemi söyledi. Bagajı açtığımda yaklaşık 20 adet tablet gördüm" ifadelerini kullandı.

"Çantadan para verip telefon al dedi"

Taşkaya, "Hamit Kanbaz bir gün elinde bir çantayla başkan beyin odasına geldi. Geri çıktığımda elinde çantası yoktu. Daha sonra Özgür başkan beni odasına çağırdı, "Bu çantayı arabaya koy" dedi. İçinden de biraz para vererek "Berna başkana telefon al" dedi. Ben de telefonu aldım" dedi.

Duruşma 7 sanığın dinlenmesinin ardından 21 Ekim Çarşamba gününe ertelendi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Türkiye Gündem Haberleri