Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Sumud Filosu'nda yer alan aktivistler, Kütahya'da düzenlenen programda yaşadıkları süreci anlattı.
Kütahya'da Eğitim-Bir-Sen ve Genç Memur-Sen iş birliğiyle yürütülen "Bir Bilenle Bilge Nesil" projesi kapsamında düzenlenen kitap okuma ve kompozisyon yarışmasının ödül töreninde bir araya gelen Sumud Kara Filosu aktivistleri, Gazze'ye yardım ulaştırmak için çıktıkları yolculukta yaşadıkları gelişmeleri paylaştı. Gazze'de yaşanan insani krize dikkat çekmek ve bölgeye yardım ulaştırmak amacıyla organize edilen Sumud Filosu'nda yer alan Afyonkarahisar Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı ve aktivist Mustafa Arslan ile Kütahyalı aktivist, Uluslararası Öğrenci Dernekleri Başkanı Sebahattin Ceyhun, yardım girişimlerinin farklı noktalarda engellendiğini ifade etti.
"Bu bizim için ömrümüzün en şerefli yolculuğuydu"
Deniz filosunda yer alan Mustafa Arslan, 6 Nisan'da Barcelona'dan hareket eden yardım filosuna katıldığını belirtti. Yaklaşık 9 gün süren yolculuğun ardından uluslararası sularda müdahaleyle karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Arslan, "9 gün boyunca Augusta Limanı'na kadar bir deniz yolculuğumuz oldu. Sonrasında tekrar Girit'e doğru yola devam olduğumuz 3-4 gün içerisinde de uluslararası kara sularda Girit'e yakın bir yerde savaş gemilerinin, zodyak botların, denizaltıların düzenlediği bir operasyonda "Tutuklandık" diyorduk. Bir ağabeyimiz buna itiraz etti. Dedi ki, "Bu hukuki bir tabirdir. Burada bir hukuksuzluk var. Siz tutuklanmadınız. Kaçırıldınız. Alıkonuldunuz. Bu ifadeyi kullanmanız daha doğru olur" demişti" diye konuştu.
İsrail'in müdahalesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arslan, "Karşınızda öyle sıradan bir düşman yok. Karşınızda, kelimenin tam anlamıyla insan olmayan, her türlü vahşeti uygulayan, tacizden tutun da diğer alanlara kadar ağzımıza almakla icap duymadığımız vesilelere dahi bir asırdır orada muhatap olan kardeşlerimiz var. 70 farklı ülkede 400'ün üzerinde aktivist vardı orada. Dilleri başkaydı. Ülkeleri başkaydı. İnançları başkaydı" ifadelerini kullandı.
Kara filosu Libya'da durduruldu
Sumud Kara Filosu'nda yer alan Kütahyalı aktivist Sebahattin Ceyhun ise Gazze'ye ulaşmak amacıyla Moritanya'dan başlayan kara konvoyuna dahil olduklarını söyledi. Ceyhun, "Biz kara filosunda yer aldık. Bizim filomuz Moritanya'dan başlıyor. Cezayir, Tunus, Libya, Mısır ve Gazze'ydi. Biz buna dahil olduk. Tabii süreç itibarıyla maalesef Gazze'ye ulaşamadık. Yine siyonizmin sınırlarının kendi sınırları olmadığını da biz zaten biliyorduk. Ve bunu maalesef Libya topraklarından daha öteye geçemeyerek yaşamış olduk. Kahser bölgesinde bizi durdurdular. Daha sonrasına maalesef ulaştırmadılar. Daha sonra dönmek zorunda kaldık" dedi.
Tunus'ta da çeşitli engellemelerle karşılaştıklarını belirten Ceyhun, "Mesela Tunus bunun çok önemli bir ayağıdır. Hem Deniz Filosu'nda hem de Kara Filosu'nda maalesef bizi terörist ilan etti. Ve girişimiz ve çıkışımız yasaklandı, tutukladı. Filo orada zarar gördü. Hem kara hem de deniz filosu. Ama yine de yolumuza devam ettik" diye konuştu.
"Su, elektrik ve yiyecek sıkıntısı yaşadık"
Konvoyun Libya'nın doğu sınırında bekletildiğini anlatan Ceyhun, gönüllülerin zor şartlar altında kaldığını söyledi.
Ceyhun, "İzmir'de biz yaklaşık bir 10 günlük eğitim süreci yaşadık. Ondan sonra yola çıktık. Değişik yerlerde konakladıktan sonra tam Doğu Libya sınırında bizi bıraktılar. Terk edilmiş bir tren istasyonuydu. Su, elektrik problemi, yiyecek problemi olan bir yerdi. Doğu Libya'dan sık sık izin almak için görüşmeci gönderdik ama onları dahi kabul etmediler" ifadelerini kullandı.
Yardım malzemelerini taşıyan araçların sınır bölgesinde geri döndüğünü belirten Ceyhun, yaşanan gelişmelerin ardından konvoyun zor durumda kaldığını söyledi. Ceyhun, "Yola çıktık fakat çok ilginçtir yanımıza götürdüğümüz yardım malzemelerini taşıyan tırlar tam sınır kapısını gördüğümüz anda hepsi U dönüşü yapıp geri döndü. Tırlar kaçtılar yani. Tırlar kaçınca biz ortada kaldık açıkçası. Yani bunu tahmin etmiyorduk" dedi.
"25 gündür alıkonuluyorlar"
Konvoydan seçilen bazı gönüllülerin halen alıkonulduğunu öne süren Ceyhun, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Onun üzerine 10 kişilik bir ekip oluşturduk. Şu an hâlâ tutuklu bulunanlar o arkadaşlar. Daha doğrusu kaçırılanlar diyelim. 10 arkadaşımız çok değişik ülkelerden, Avrupa'dan var, Amerika tarafından var. Bu kardeşlerimiz 25 gündür alıkonuluyor. Ve 30 gün daha uzatıldığını duyduk. Amaç burada, Hafter'in amacı hem kendinden bahsettirmek hem de İsrail'in talimatıyla bir daha buralara gelmesinler diye zorbalık yapmak. Aynı Deniz Filosu'nda yaptığı gibi."
Alıkonulan kişilerle görüşme imkânı bulduğunu ifade eden Ceyhun, "Kardeşlerimizle birkaç görüşme imkânım oldu. Başkanlarımız aradılar. Üzerinde yatacak yatak dahi vermediklerini ve beton zeminde yattıklarını anlattılar. Durumları kötü. Açlık grevine devam ediyorlar" şeklinde konuştu.