Marmara Adalar Belediyesi'nde memur olarak çalışan Z.Ş.'nin, Belediye Başkanı Aydın Dinçer'in şoförü M.Ö.'nün kendisini "taciz boyutunda rahatsız ettiği" iddiasıyla Başkan Dinçer'den yardım istemesiyle başlayan süreç, Z.Ş.'nin sanık olduğu ceza davasına dönüştü. Dinçer ve belediyenin şikâyetinin ardından görevinden uzaklaştırılan Z.Ş., Marmara Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davada beraat ederken, M.Ö. hakkındaki taciz iddiasına ilişkin ayrı yargılamanın ise devam ettiği öğrenildi.
Mahkeme dosyasına yansıyan savunmaya göre Marmara Adalar Belediyesi'nde memur olarak çalışan Z.Ş., Belediye Başkanı Aydın Dinçer'in şoförü olduğu belirtilen M.Ö.'nün kendisini "taciz boyutunda rahatsız ettiğini" ileri sürdü.
Z.Ş., yaşadıklarını kurumun en üst yöneticisi Aydın Dinçer'e anlatmak için randevu talep ettiğini ancak uzun süre görüşemediğini, bunun üzerine durumu WhatsApp üzerinden Dinçer'e bildirdiğini mahkemedeki savunmasında anlattı.
Dinçer'den dikkat çeken yanıt
Dosyaya yansıyan bilgilere göre Dinçer, Z.Ş.'ye yetkili yerlere başvurabileceğini, herkesin yaptıklarının sonucuna katlanması gerektiğini ve işlemlerin resmi şekilde yürütülmesi gerektiğini belirten bir cevap verdi.
Z.Ş. ise kurum amiri olarak Dinçer'den konunun araştırılmasını ve gerekli idari işlemlerin yapılmasını beklediğini savundu. Bir kadın memurun, belediye başkanının şoförü hakkındaki taciz iddiasını doğrudan belediye başkanına taşımasının ardından sürecin çalışanı korumaya yönelik nasıl işletildiği soru işareti oluştururken, ilerleyen dönemde hakkında suç duyurusunda bulunulan tarafın Z.Ş. olması dikkat çekti.
Yaşadıklarını "edebi kurgu" olarak paylaştığını savundu
Z.Ş., mahkemedeki savunmasında yaşadığı psikolojik baskıyı ve tükenmişliği sosyal medya hesabından "edebi kurgu" şeklinde anlattığını, paylaşımlarında gerçek kişi veya kurumların kimlik bilgilerine yer vermediğini ifade etti. Paylaşımlarının herhangi bir kişi veya kurumu hedef alma amacı taşımadığını savunan Z.Ş., suçlamaları kabul etmedi.
Buna karşın Aydın Dinçer ve Marmara Belediye Başkanlığı, söz konusu sosyal medya paylaşımları ve WhatsApp yazışmaları nedeniyle Z.Ş. hakkında suç duyurusunda bulundu. Böylece taciz edildiğini iddia ederek belediye başkanından yardım isteyen memur, bu kez Dinçer ve belediyenin şikâyetiyle adli sürecin sanığı haline geldi.
Şikâyetin ardından görevinden uzaklaştırıldı
Dosyaya yansıyan savunmaya göre Z.Ş., 4 Eylül 2025 tarihinde görevinden uzaklaştırıldı. Daha sonra müfettiş değerlendirmesiyle görevine iade edilmesine rağmen ertesi gün adli soruşturma gerekçe gösterilerek yeniden görevden uzaklaştırıldı. Z.Ş., yargılama sırasında halen görevinden uzak olduğunu da mahkemeye bildirdi.
Taciz iddiasını kurum amirine taşıyan bir kadın çalışanın, devam eden süreçte hem ceza davasında sanık olması hem de uzun süre görevinden uzak kalması, belediye yönetiminin konuya yaklaşımını tartışmalı hale getirdi.
M.Ö. hakkındaki taciz davası sürüyor
Öte yandan, Z.Ş.'nin iddialarının odağındaki, Başkan Dinçer'in şoförü M.Ö. hakkında taciz iddiasıyla açılan ayrı davanın halen devam ettiği öğrenildi. Yargılama sonuçlanmadığından M.Ö. hakkındaki iddialara ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme hükmü bulunmuyor.
Bu durum, ortaya dikkat çekici iki ayrı yargı süreci çıkardı. Z.Ş.'nin M.Ö. hakkındaki taciz iddiası yargıda henüz karara bağlanmazken, Dinçer ve belediyenin Z.Ş. hakkında yaptığı suç duyurusundan doğan dava ise beraatle sonuçlandı.
Dinçer'in tarafı ceza istedi, mahkeme beraat verdi
11 Eylül 2026 tarihindeki karar duruşmasında Aydın Dinçer'in avukatı şikâyetlerinin devam ettiğini belirterek Z.Ş.'nin cezalandırılmasını talep etti.
Marmara Asliye Ceza Mahkemesi ise "kendisi ile yapılan haberleşmenin gizliliğini alenen ifşa etmek" suçlaması yönünden suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve Z.Ş.'ye yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığına hükmederek beraat kararı verdi.
Taciz edildiğini iddia ederek Belediye Başkanı Aydın Dinçer'den yardım isteyen Z.Ş.'nin, yaşadığı psikolojik baskı ve tükenmişliği kimlik bilgilerine yer vermeden "edebi kurgu" şeklinde anlattığını savunduğu paylaşımlar nedeniyle sanık sandalyesine oturması ve uzun süre görevinden uzak kalması dikkat çekti. Dinçer'in şikâyetçi olduğu davanın suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatle sonuçlanması ise "Belediye çalışanının şikâyeti kurum içinde nasıl yönetildi" sorusunu beraberinde getirdi.