Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Orta Doğu'daki çatışmalara işaret ederek, "Türkiye olarak oynanan oyunun farkındayız. Tarih boyunca olduğu gibi bu dönemde de barışın, istikrarın, huzurun ve insani değerlerin yanında olduk, olmaya devam edeceğiz" dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Romanya'nın başkenti Bükreş'te temaslarını sürdürüyor. Türkiye Maarif Vakfı'nın (TMV) kurduğu Uluslararası Maarif Okulları'nı ziyaret eden Kurtulmuş, sınıfları gezerek öğrencilerle sohbet etti, onlara hediyeler verdi. Türkiye Maarif Vakfı Romanya Temsilcisi Alparslan Ateş, okul yöneticileri ve öğretmenlerle de bir araya gelen Kurtulmuş, okulda yürütülen eğitim çalışmaları hakkında bilgi aldı. Ziyarette Türkiye-Romanya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez, CHP Ankara Milletvekili Deniz Demir, MHP Antalya Milletvekili Abdurrahman Başkan ve Türkiye'nin Bükreş Büyükelçisi Özgür Kıvanç Altan da yer aldı.
Türk Toplumu Buluşması programı
Kurtulmuş, daha sonra Uluslararası Maarif Okulları'nda düzenlenen "Türk Toplumu Buluşması" programında Türk vatandaşlarıyla bir araya geldi. Kurtulmuş, yaptığı konuşmada Romanya'daki temaslarında verimli görüşmeler gerçekleştirdiğini belirterek, bu ziyaretinin Türkiye ile Romanya arasındaki ilişkilere olumlu yansıması temennisinde bulundu. Bükreş Türk Şehitliği'ni ziyaret ederek Birinci Dünya Savaşı'ndaki şehitler için dualar okuduklarını belirten Kurtulmuş, "İnşallah onların asırlardır yapmış oldukları bu büyük hizmetlerin bugün ülkemizin güçlü bir şekilde ayakta olmasına ne büyük katkılar sunduğunu hatırlamış olduk" ifadelerini kullandı.
Türkiye-Romanya kültürel birlikteliği vurgusu
Romanya ile Türkiye arasında tarihi köklerin bulunduğunu dile getiren Kurtulmuş, iki ülkenin tarihten gelen kültürel birlikteliğinin Türk ve Tatar toplumunun evlad-ı fatihan olarak varlığının Türkiye ve Romanya arasında tarihi bir köprü olarak bugün de çok sağlam bir şekilde durduğunu belirtti. Kurtulmuş, Romanya'daki Türk ve Tatar toplumunun Romanya'nın uyumlu ve fevkalade değerli bir azınlığını oluşturduğunu, bunun da müzakerelerinde ve buradaki temaslarında Rumen makamları tarafından fevkalade takdir edildiğini müşahede ettiklerini söyledi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, dini ve etnik toleransın ortadan kalktığı, insanların kendi dinleri, kültürleri, etnik yapıları dolayısıyla "öteki" olarak tanımlandığı bir dünyada Türk ve Tatarların Romanya toplumunun eşit yurttaşları olarak azınlık statüsünde var olmasının ve giderek güçlenmesinin Türkiye için sevindirici, Romanya için de fevkalade önemli, değerli bir örnek olduğunu vurguladı. Kurtulmuş, son yıllarda kültürel diplomasi noktasında Türk kurumlarının gösterdiği faaliyetler dolayısıyla son derece mutlu olduklarını ve bundan iftihar ettiklerini belirtti.
"Türkiye'nin çok sağlam dostluk köprüleri kurduğunu görüyoruz"
Maarif Vakfı, TİKA, Yunus Emre Enstitüsü gibi Türkiye'nin kültürel kurumlarının ecdadın ayak izlerini takip ederek oranın halkıyla kurduğu irtibatın bugün Türkiye'nin en önemli gücünü oluşturduğunu söyleyen Kurtulmuş, "Dünyanın her yerinde, Asya'da, Afrika'da ve birçok yerde bu kurumlarımız vasıtasıyla Türkiye'nin hem geçmişin izlerini takip ettiği hem bugüne ait çok sağlam dostluk köprüleri kurduğunu görüyor ve bundan fevkalade memnun oluyoruz" şeklinde konuştu.
"Türkiye olarak (Orta Doğu'da) oynanan oyunun farkındayız"
Orta Doğu'daki çatışmalara işaret eden Kurtulmuş, "Türkiye olarak oynanan oyunun farkındayız. Bu bölgedeki bütün çıkarlarını istikrarsızlık üzerinden elde etmeye çalışanların hangi kirli senaryoları oynamak için sırada beklediklerini de gayet iyi biliyoruz. Dolayısıyla Türkiye olarak tarih boyunca olduğu gibi bu dönemde de barışın, istikrarın, huzurun ve insani değerlerin yanında olduk, olmaya devam edeceğiz" dedi.
"Türkiye'nin ana perspektifi dünyada sükunetin temin edilmesidir"
Dünyanın zor bir dönemden geçtiğini ve içinde bulunulan şartların giderek ağırlaştığını dile getiren Kurtulmuş, her gün haberlerde dünyanın bugün hangi problemle karşı karşıya kaldığının, hangi büyük türbülansın içerisinden geçtiğinin yer aldığını, bunların endişeyle takip edildiğini belirtti. Numan Kurtulmuş, "İçinde bulunduğumuz coğrafyada Türkiye olarak en temel meselemiz, önce sağlam bir şekilde yere basmak, istikrar içerisinde Türkiye'nin güçlenmesini sağlamak ve bölgemizde de barışı, istikrarı, sükuneti temin edebilmektir. Türkiye'nin bu kadar karışık, karmaşık, türbülanslı bir dünyada uluslararası alanlara bakıştaki ana perspektifi barış, istikrar, dostluk ve her alanda iş birliğinin artırılarak dünyada sükunetin temin edilmesidir" dedi.
"Trump'ın "Beni bu savaşa kim itti?" diyerek endişelenmeye başladığını da görmüyor değilim"
Rusya ile Ukrayna savaşına işaret eden Kurtulmuş, Rusya ve Ukrayna ile bölgenin geleceğini düşünerek bu savaşta bir an evvel barışın temin edilmesi için her türlü güçlerini seferber ettiklerini kaydetti. Kurtulmuş, üçüncü yılını geride bırakan İsrail'in Gazze'deki işgali ve soykırımının durdurulması için ilk andan itibaren mücadele ettiklerini, uluslararası camiayı seferber ettiklerini de belirtti. ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşa ilişkin de değerlendirmede bulunan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu savaşta da Türkiye olarak temel öngörümüz, bir an evvel barışın sağlanmasıdır. Savaş çıkmadan evvel Türkiye olarak barışın sağlanabilmesi için müzakere masasının açık tutulabilmesi için bütün gücümüzle taraflara telkinlerimizi ilettik. Ancak ne yazık ki İsrail'in iteklemesiyle ABD, belki de Amerika'daki Siyonist lobilerin de tesiriyle böylesine büyük bir savaşın içerisine girdi. Şahsen sözlerini takip ettiğim zaman Sayın ABD Başkanı Donald Trump'ın "Beni bu savaşa kim itti?" diyerek endişelenmeye başladığını da görmüyor değilim. Ama İsrail, hazır bölgeyi böyle bulmuşken, bölük pörçük bir İslam dünyası, tamamıyla dağılmış bir Orta Doğu coğrafyası bulmuşken, Amerikan ordularını da bu kadar yüksek silahla bölgeye getirmişken işini bitirmek istiyor. Yani Büyük İsrail'i kurmak istiyor.
Türkiye olarak oynanan oyunun farkındayız. Bu bölgedeki bütün çıkarlarını istikrarsızlık üzerinden elde etmeye çalışanların hangi kirli senaryoları oynamak için sırada beklediklerini de gayet iyi biliyoruz. Dolayısıyla Türkiye olarak tarih boyunca olduğu gibi bu dönemde de barışın, istikrarın, huzurun ve insani değerlerin yanında olduk, olmaya devam edeceğiz."
Kurtulmuş, Türkiye olarak dünyanın her tarafında bütün halklarla kurdukları gönül köprüleriyle de sadece barışı, istikrarı, güvenliği ve insani değerleri hedef alan vizyonla dünyanın her yerindeki halklarla irtibatlarını sürdürdüklerini söyledi.
"İnsanca ve eşitçe muamele etmek Türk milletinin şiarındandır"
Türkiye olarak gönülleri fethetmeye devam ettiklerini belirten Kurtulmuş, şunları kaydetti:
"Bizimle soydaş olmak bakımından geçmişi olmayan, hatta dindaş olmak bakımından benzerliği olmayan nice Afrikalı uluslara Türkiye elini uzatmakta, onlara destek olmaktadır. Suyun hiç gelmediği köylerin, kasabaların Türkiye'nin sivil toplum kuruluşlarının açtığı kuyularla nasıl şenlendiğini bizzat yerinde görmüş olan birisi olarak ifade ediyorum. Maarif Koleji'ni sadece evlad-ı fatihanın olduğu yerlerde ya da Türk unsurların olduğu yerlerde değil, dili, dini, kültürü bize benzemeyen Afrika ve Asya ülkelerinde açmış, orada halkın eğitim alması için gayret sarf etmiş olduklarını gören birisi olarak söylüyorum. Dünyanın birçok yerinde TİKA vasıtasıyla yerel anlamda kalkınma projelerinin nasıl desteklendiğini ve bu projeler eliyle de bölgesel olarak halkların durumunun nasıl iyileştirildiğini yerinde görmüş birisi olarak söylüyorum. Bunlar sadece Türkiye'nin övüncü değil. Bu çalışmalar vasıtasıyla millet olarak dünyaya armağan ettiğimiz bir bakış açısıdır, bir perspektiftir, bir anlayıştır. İnsanları sömürmek değil, insanlarla ortaklaşmak; insanları ezmek değil, insanların özgürlüğünü ve insanların temel insani değerlerine saygı duymak; insanları dinleri ve etnik kökenleriyle ayrıştırmak değil, insanların farklılıklarını bir kazanım olarak bilerek onların kazanımlarıyla birlikte onlara insanca ve eşitçe muamele etmek bizim milletimizin, Türk milletinin şiarındandır."