Tırları dar sokaklara sokan navigasyon tehlikesi

Emekli trafik polisi ve trafik güvenliği uzmanı Nihat Şensoy, şehir içi ulaşımda yaşanan alt geçit kazaları, navigasyon yönlendirme hataları ve cezaların caydırıcılığı üzerine açıklamalarda bulundu.

Emekli trafik polisi ve trafik güvenliği uzmanı Nihat Şensoy, şehir içi ulaşımda yaşanan alt geçit kazaları, navigasyon yönlendirme hataları ve cezaların caydırıcılığı üzerine açıklamalarda bulundu. Şensoy, "Zaman zaman tır sürücülerinin dar sokaklara yönlendirildiğini biz de gördük. Kimse bilerek ana yoldan çıkıp İzmit'in içindeki dar bir sokağa girmez. Ancak navigasyon kullanan sürücüler zaman zaman bu sistemler tarafından yanlış yönlendirilebiliyor" dedi.

Şehir içinde tır ve kamyonların alt geçitlere sıkışmasıyla sonuçlanan kazalara değinen Nihat Şensoy, ağır tonajlı taşıma yapacak firmaların Karayolları'ndan mutlaka izin alması gerektiğini hatırlatarak, "Hangi yükün nereye taşınacağı, hangi güzergahın kullanılacağı proje kapsamında hazırlanıyor ve bu bilgiler firmaya ya da taşımacılığı yapacak şirkete veriliyor. Bu izni almadan yola çıkanlar var mı derseniz, evet var. Oysa burada hem önden hem de arkadan eskort araç bulunması gerekiyor. Her ne kadar izin almamış olsa da bu iki aracın önünde ve arkasında bulunması gerekiyor. Bu olmadığı zaman arkadan gelen araç çarpabiliyor ya da yanından geçerken sürtme şeklinde kazalar meydana gelebiliyor. Bu nedenle bu taşımacılığı yapan kişilerin mutlaka Karayolları'ndan ve ilgili trafik birimlerinden izin almaları gerekiyor" dedi.

"Sürücü köprünün altına geldiğinde artık iş işten geçmiş oluyor"

İzin belgesinde kullanılacak güzergah ve köprü yüksekliklerinin tek tek belirtildiğini ifade eden Şensoy, şunları kaydetti:

"Bana göre köprü yüksekliğini gösteren levhalar sadece köprünün üzerinde değil, köprüye gelmeden en az 100 ya da 150 metre önce yer almalı. Sürücü köprünün altına geldiğinde artık iş işten geçmiş oluyor. Önceden uyarılırsa gerekli tedbiri alma şansı olur. Yolu kullanan sürücüler için köprülerin hemen üzerinde değil, köprüye yaklaşmadan önce köprü yüksekliğini gösteren levhaların bulunması gerektiğini düşünüyorum. Kamyon, çekici ya da yüksek tonajlı yük taşıyan firmalar normal şartlarda izinli çalışırlar. Güzergah üzerinde kaç tane üst geçit bulunduğu ve bunların yükseklikleri, Karayolları'ndan aldıkları izin belgelerinde tek tek yer alır. Biz burada daha çok izin almadan bu güzergahları kullanan sürücülerden bahsediyoruz. Elbette bunun cezai yaptırımları var. Ancak amacımız kazaların önüne geçmekse, bu alanlara yaklaşan sürücüleri en az 100 metre önceden "İleride köprü var, yükseklik şu kadardır" şeklindeki levhalarla uyarmamız gerekiyor."

"Okul önü levhaları 30 metre geride olmalı"

Şehir içindeki yaya ve okul geçidi levhalarının konumuna da dikkat çeken Şensoy, "Okul önlerinde bulunan yaya geçidi levhaları da çoğu zaman tam yaya geçidinin bulunduğu noktada yer alıyor. Oysa şehir içinde bu levhaların en az 30 metre geride olması gerektiğini düşünüyorum çünkü sürücü o yolda belirlenen hızla ilerlerken önceden uyarılırsa, okul bölgesine girmeden önce hızını düşürür, bir öğrencinin çıkabileceğini düşünerek frene hazır olur ve gerektiğinde durup yol verir. İnşallah bununla ilgili de gerekli önlemler alınır" dedi.

"Navigasyon tırları dar sokaklara sokuyor"

Navigasyon sistemlerinin araç sınıfını her zaman doğru değerlendirmediğini belirten Şensoy, tır sürücülerinin bu nedenle İzmit içindeki dar sokaklara yanlışlıkla yönlendirildiğini ifade etti. Ayrıca güzergah üzerindeki kronik bir mühendislik hatasına da işaret eden Şensoy, şöyle devam etti:

"Zaman zaman tır sürücülerinin dar sokaklara yönlendirildiğini biz de gördük. Kimse bilerek ana yoldan çıkıp İzmit'in içindeki dar bir sokağa girmez. Ancak navigasyon kullanan sürücüler zaman zaman bu sistemler tarafından yanlış yönlendirilebiliyor. Buradan bir şikayet niteliğinde bir konudan da bahsetmek istiyorum. Bizim "500 Varyant" dediğimiz bir nokta var. D-130'dan D-100'e bağlanan bu varyantta uzun yıllardır devam eden kronik bir sıkıntı bulunuyor. Gölcük istikametine giderken yolun eğiminin normalde sağ tarafa doğru olması gerekirken sola doğru olduğu için araçlar karşı şeride yönelme eğilimi gösterebiliyor. Aynı şekilde Gölcük istikametinden gelen araçlar da sola doğru yöneliyor. Oysa sağ tarafa yönelmeleri gerekiyor. Siz de mutlaka takip ediyorsunuzdur; bu noktada çok sayıda kaza meydana geliyor."

"Para cezası caydırıcı değil, ehliyete el konulmalı"

Trafik cezalarının caydırıcılığını sorgulayan Şensoy, ticari araç sürücülerine verilen para cezalarının yetersiz kaldığını savundu. "Param var, öderim" anlayışının önüne geçilmesi gerektiğini söyleyen Şensoy, "Benim düşünceme göre sadece maddi ceza vermek yerine sürücü belgelerine belirli sürelerle el koymak ve o kişiyi aracın başına çıkarmamak daha caydırıcı olabilir. Görev yaptığım dönemlerde, yasal sürenin üzerinde çalıştığını tespit ettiğimiz sürücüler, çalıştıkları iş yerlerinin kendilerini zorladığını söylüyordu. Hatta "Abi bağla, en azından yatarım" diyenler bile oluyordu. Bu nedenle etkili bir yaptırım isteniyorsa, sadece sürücüye değil; sürücüyü bu şekilde çalıştıran firma sahiplerine ve yükletenlere de ağır yaptırımlar uygulanmalı" dedi.

"Kuralları okumak sadece yarım saat sürer"

Sürücülerin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nu bilmediğine dikkat çeken trafik güvenliği uzmanı Nihat Şensoy, asli kusur sayılan hallerin öğrenilmesinin en fazla 15-30 dakika alacağını belirtti. Şensoy, "Şu an trafiğe çıkan birçok sürücümüze bu kuralları söyleseniz, "O ne" diye soruyor. Hatta yazdığımız cezaya bile "Bu cezayı neden yazdın, bu ne cezası" diye tepki veriyor. Kendisine açıklama yapmasak, hangi kuralı ihlal ettiğini bile bilmiyor. Onun için demek istediğim şu; Karayolları Trafik Kanunu'nda yer alan asli kusurları içeren konuların sürücüler tarafından bilinmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Türkiye Gündem Haberleri