Vekil Birtane'den Pervari 'Kader'ine Soru Önergesi!

Birtane, öldürülen çocuk gelin Kader Erten için TBMM'ye soru önergesi sundu

Vekil Birtane'den Pervari 'Kader'ine Soru Önergesi!

Birtane, öldürülen çocuk gelin Kader Erten için TBMM’ye soru önergesi sundu

BDP Kars Milletvekili Mülkiye Birtane, Çocuk yaşta evlendirilip, şüpheli bir şekilde silahla vurulma sonucu hayatını kaybeden çocuk gelin Kader Erten’in, evlendirilmesinde ve ardından gelen ölümünde, evli olduğu söylenen kişinin ailesi ve kendi ailesi ile birlikte devletin ilgili kurumlarının sorumluluğunun açığa çıkarılması ve ölüm olayının aydınlatılarak, sorumluların yargı önüne çıkarılması için Anayasa’nın 98. ve İçtüzüğün 104. ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını istedi.

GEREKÇE

Siirt’in Pervari İlçesine bağlı Yapraktepe Köyünde, Mehmet Atak ile evli olan Kader Erten, 12.01.2014 tarihinden silahla vurulma sonucu yaşamını yitirmiştir. Askerde olan Mehmet Atak’ın ailesi, Kader Erten’in düşük yaptığı için bunalıma girdiğini, ölü olarak odasında bulunduğunu, silahla intihar ettiğini öne sürmüştür. Ancak böylesi ölümlerin genel de cinayet olduğu ya da çocuğun kendini öldürmeye zorlandığı açıktır. Kaldı ki bir çocuğun evlendirilmesi, çocuk yaşta çocuk doğurtturulması, ölümü ne şekilde olursa olsun cinayet anlamına gelmektedir. Mehmet Atak da çocuktur yaşta evlendirilmiştir.

Çünkü bir çocuğun isteyerek evlenmesi, isteyerek çocuk yapması kendi vereceği kararlarla gerçekleşecek bir durum değildir. Devletin ve ailelerin görevi onu bu tür risklere karşı korumaktır. Bu nedenle, çocukların evlendirilmesi, sadece ailelerin değil devletin ve bu konuda önlem alması gereken yetkililerinin gözleri önünde gerçekleşen bir felakettir. Bu aynı zamanda çocuk katliamı ile eşdeğerdir. Çünkü çocuk bu nedenle geleceğini yitirmekte, eve hapsedilerek ağır bir yükümlülük altına çekilmekte ve çoğu zaman aile içi şiddete maruz kalarak hayatını kaybetmektedir.

Kader Erten’in, kimlik bilgilerinde 2000 doğumlu olduğu, Mehmet Atak’ın ailesinin ise,  yaşının 1-2 yaş daha büyük olabileceğini söylediği ileri sürülmektedir. Ancak Kader Ertek 1-2 yaş da büyük olsa da çocuktur ve bu yaşta evlendirilmiş olması açık bir suçtur. Üstelik Kader Ertek, çocuk yaşata da iki çocuk doğurmuştur.   

Pervari Cumhuriyet Başsavcılığı da genç kadının ölümünü şüpheli bularak soruşturma başlatmıştır. Ancak buna rağmen bu aşamada gözaltı ve tutuklama bulunmuyor. Yapılan incelemede ise  Kader Erten’in  av tüfeği ile vurulmuş olduğu tespit edilmiştir. Kader Erten intihar etmiş olsa dahi bu devletin  ve ailelerin sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor. Kader Erten hastanede doğum yapmıştır. Devlet hastanesinde doğum yapması, çocuk yaşta evlendirildiğinin ve hamile kaldığının devlete intikali anlamına geliyor ki yetkililerin bu konuda duyarlılık göstermemesi, olayda sorumlulukları olduğunu açıklıyor. Çocuk yaşta evlendirilmiş olduğu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yerel birimleri tarafından okula başlamaması ya da devam etmemesi sebebiyle kolaylıkla edinilebilecek bir bilgidir. Bu nedenle çocuk yaşta evlilikler devletin haberdar olmadığı, gizli evlilikler değildir. Bu evlilikler devletin gözleri önünde, resmi makamların onayı ile gerçekleşmektedir.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı davaya müdahil olacağını duyurmuştur ancak böylesi bir müdahilliğin, Türkiye’de çocuk yaşta evliliklerin vardığı boyut karşısında Bakanlığın üzerine düşen görevi yerine getirdiği anlamı taşımamaktadır. Türkiye’de sadece 2011 yılında 20 bin aile, 16 yaşından küçük kız çocuklarını evlendirebilmek için mahkemelerde dava açmıştır. TÜİK rakamlarına göre 181 bin çocuk gelin var ki gerçek rakam çok daha fazladır.  Şu an Kader Erten gibi çocuk yaşta evlendirilip, aile içi şiddet sonucu hayatını kaybeden binlerce kadın var. Ancak Bakanlık bu davaların hiç birini takip etmiyor.

Bu tablo karşısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın bazı olaylara müdahil olup, davanın pasif bir takipçisi olması kabul edilemez. Daha önemli olan ise önleyici önlemler almasıdır. Kadın katliamı ve çocuk gelinler dramı devletin çaresiz kaldığı, önüne geçemeyeceği bir durum değildir. Kadın katliamı ve çocuk gelinler, devletin mevcut politikaları, yetkililerin tutumları, kadına bakış açılarının bir sonucudur. Özellikle eğitim alanında yapılan düzenlemeler, erken yaşta evliliklerin önünü açmıştır. Devletin bu konudaki yönlendirmeci politikaları çocukları evliliğe ve aile kurmaya özendirmektedir. Aynı zamanda aileler de bu şekilde yönlendirilmektedir. Devlet kadın ve çocuk kıyımına son vermek için önleyici düzenlemeler almalı ve kadına ve aileye bakış açısını çağdaş ölçülere göre yeniden şekillendirmelidir.

SORU ÖNERGESİ

BDP Kars Milletvekili Mülkiye Birtane, aynı konula ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından Anayasanın 98. ve İç Tüzüğün 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na soru önergesi sundu.

Siirt’in Pervari İlçesine bağlı Yapraktepe Köyünde, Mehmet Atak ile evli olan Kader Erten, 12.01.2014 tarihinden silahla vurulma sonucu yaşamını yitirmiştir. Mehmet Atak’ın ailesi, Kader Erten’in düşük yaptığı için bunalıma girdiğini, ölü olarak odasında bulunduğunu, silahla intihar ettiğini öne sürmüş, eşi ise olayı kaza olarak nitelemiş. Ancak böylesi ölümlerin genel de cinayet olduğu ya da çocuğun kendini öldürmeye zorlandığı açıktır. Kaldı ki bir çocuğun evlendirilmesi, çocuk yaşta çocuk doğurtturulması, ölümü ne şekilde olursa olsun cinayet anlamına gelmektedir.

Çünkü bir çocuğun isteyerek evlenmesi, isteyerek çocuk yapması kendi vereceği kararlarla gerçekleşecek bir durum değildir. Devletin ve ailesinin görevi onu bu tür risklere karşı korumasıdır. Bu nedenle, çocukların evlendirilmesi, sadece ailelerin değil devletin ve bu konuda önlem alması gereken yetkililerinin gözleri önünde gerçekleşen bir felakettir. Bu aynı zamanda çocuk katliamı ile eşdeğerdir. Çünkü çocuk bu nedenle geleceğini yitirmekte, eve hapsedilerek ağır bir yükümlülük altına çekilmekte ve aile içi şiddete maruz kalarak hayatını kaybetmektedir. Kader Erten’in ölümünün sorumlusu devlet ve ailelerdir. Bu bağlamda;

1- Çocuk yaştaki evlilikleri onaylıyor musunuz? Onaylamıyorsanız, çocuk yaştaki evlilikleri ve kadın cinayetlerini önlemek için mevcut düzenlemelerin yeterli olduğunu düşünüyor musunuz? Devletin kadın cinayetlerinin ve erken yaşta evliliklerin önüne geçememesinin sebepleri nedir? Devletin bu konuda samimi bir çabası olduğunu düşünüyor musunuz?

2-Devletin ilgili birimleri, Kader Erten’nin okula gitmemesi, berdel verilmesi, çocuk yaşta iki çocuk doğurması ve av tüfeği ile vurulması olaylarının hiç birine engel olmamışsa, Kader Erten’i bu tür durumlara karşı koruyamamışsa bu birimler ne maksatla kurulmuştur?

3-Kader Erten’in ölüm olayında devletin ilgili makamlarının da sorumluluğu olduğunu düşünüyor musunuz? Devletin, Kader Erten için üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini söyleyebilir misiniz? 

4-Kader Erten okula başlamış mıdır? Okula devam etmemesi ya da başlamaması üzerine okul yönetiminin bir araştırma yapamamış olması;  hamile iken gittiği devlet hastanesinin durumu ilgili makamlara bildirmiş olmasına rağmen, bu konuda önlem alınmaması devlete sorumluluk yüklemiyor mu?

5-Olayda kullanılan silah ruhsatlı mıdır? Ruhsatlı ise silah Mehmet Atak’a mı aittir? Mehmet Atak kaç yaşında iken silah almıştır? Aile ölümün, intihar; eşi Mehmet Atak ise silah temizlerken yaşanan kaza sonucu olduğunu ileri sürmüştür. Çelişkiler bu kadar açıkken şu an  ölüm olayı hakkında kaç kişi gözaltına alınmıştır?  Tutuklanan kimse var mıdır?

6-Olay cinayet olmasa dahi Kader Erten’in berdel verilmesi, çocukken evlendirilmesi, Kader Erten’in evde bulunan silaha ulaşabilmesinin engellenmemiş olması aileyi suçlu duruma düşürmüyor mu?

7-2002-2013  yılları arasında 18 yaşından küçük kaç kız çocuğu cinayete kurban gitmiştir? Şu an kaç dava görülmeye devam etmektedir?

Kars Haber Haberleri