Yağmur Altında KESK'e Dokunma Protestosu

KESK'e yönelik yapılan gözaltılar, Kars'ta yağmur altında yapılan basın açıklamasıyla protesto edildi.

 

Kars KESK Emek ve Demokrasi Güçleri adına yapılan ortak basın açıklamasında, önceki gün sabah saatlerinde KESK’e yapılan gözaltılar sırasında, evleri, işyerleri basılarak gözaltına alınan ve bugün de sorguları için mahkemeye çıkartılmaları beklenen, aralarında KESK Genel Başkanı Lami Özgen’in yanı sıra bağlı sendikaların eski ve yeni genel başkanları, genel sekreterleri, şube yöneticileri ve üyelerinin serbest bırakılması istendi.

 

At Heykeli önünde bir araya gelen KESK Emek ve Demokrasi Güçleri üyesi bir gurup KESK’li, polisin almış olduğu yoğun güvenlik tedbirleri ve yağmur altında “Kesk’e Dokunma” adında ortak basın açıklaması yaptılar.

Hazırlanan basın açıklaması, Eğitim Sen Kars Şubesi İl Başkanı Çetin Koçyiğit tarafından okundu.

Koçyiğit, okuduğu basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Yine bir zulüm döneminden geçiyoruz. Kendinden olmayan herkese kin duyanların yarattığı öfke dalgaları gözaltı ve tutuklamalarla, “şafak operasyonlarıyla” girdaba dönüşerek emek ve demokrasi güçlerini boğmaya çalışıyor. Bütün toplumu ezerek, yakarak  kendi kurumaya yüz tutmuş kemiklerini ısıtmaya çalışan bir iskeletler sınıfının eğlencesine tanıklık ediyoruz. KESK olarak, ne zaman haklarımızı, özgürlüklerimizi yok sayan düzenlemelere, saldırılara  karşı emek ve demokrasi mücadelemizi yükselterek karşımızda korku imparatorluğunun “ustalaşan” mimarı AKP’yi buluyoruz.

Neredeyse her güne “bugün acaba neresi basılacak, kimler gözaltına alınacak, kimler tutuklanacak kaygısı ile başlar olduk. Bundan tam 132 gün önce tutuklanan 9 kadın sendikacı arkadaşımız için buradaydık. Şimdi ise önceki gün evleri, işyerleri basılarak gözaltına alınan arkadaşlarımız için buradayız. Gözaltına alınan ve bugün sorguları için savcılığa getirilmelerini beklediğimiz arkadaşlarımız arasında KESK Genel Başkanı Lami Özgen’in yanı sıra bağlı sendikalarımızın eski ve yeni genel başkanları, genel sekreterleri, şube yöneticilerimiz ve üyelerimiz bulunuyor.

 Gerçekleri çarpıtma konusunda çıraklıktan ustalığa geçenler, “12 Eylülle hesaplaşacağız”, “temel hak ve özgürlükler genişleten anayasa yapacağız, yargı paketleri hazırlayacağız” safsatalarına inanmamızı bekliyor. Oysa gerçekler gün gibi ortada.

Biz de buradan soruyoruz?

Biz elimize silah mı aldık?  Kime şiddet uyguladık? Kimi linç ettik?  Nereyi kundakladık? Savaş çığırtkanlığı mı yaptık? Hırsızlık mı yaptık? İhaleye fesat mı karıştırdık? KESK emek ve halk düşmanlarının hedefinde. Çünkü KESK, sendikal mücadelenin demokrasi ve özgürlük mücadelesinin bir parçası olduğunu bilen kamu emekçilerinin mücadele örgütüdür. Çünkü KESK, bu ülkede hak verilmez alınır şiarını ilke edinenlerin yarattığı fiili ve meşru mücadelenin adıdır. Çünkü KESK, Faşizme karşı demokrasi, Emperyalizme karşı bağımsızlık, Savaşa karşı barış, Baskılara karşı özgürlük, Irkçılığa ve şovenizme karşı emeğin birliği ve halkların kardeşliği için mücadele eden kamu emekçilerinin sesidir. KESK, tüm Türkiye’ye yayılmış, sadece üyelerinin değil emek ve demokrasiden yana olan herkesin yüreğinde ve beyninde yeri olan bir mücadele örgütüdür. KESK Karadenizlidir, Hopalıdır, KESK Diyarbakırlıdır, KESK İstanbulludur. KESK İzmirlidir, KESK Vanlıdır,KESK Uluderelidir, Roboskilidir. KESK Ankaralıdır.  KESK Türkiyelidir.

İşte bu nedenle; üyelerinin hak ve çıkarlarını korumakla, geliştirmekle görevli her sendikanın, her konfederasyonun yapması gereken sendikal faaliyetlerimiz sorgulama konusu haline getiriliyor.

EVET. BİZ SUÇLUYUZ.

Öyle bir suç işledik ki affedilir gibi değil. Bizim suçumuz çok ağır. Bırakın gözaltına alınmayı, tutuklanmayı kellemiz vurulsa yeridir. Çünkü biz KESK’liler her koşulda değerlerimize bağlı mücadelemizi sürdürdük, sürdürmeye de kararlıyız.

Çünkü biz,  onurlu mücadelemizde kimseye biat etmedik. İktidara gönüllü kulluk yapıp, eteğini öpen yandaşlardan, nokta kadar menfaat için virgül kadar eğilenlerden olmadık. Bunun için her zaman demokrasi ve emek düşmanlarının hedefinde olduk. Bugün de hedeflerinde olmamız bizim için şaşırtıcı değil.

Gözaltına alınan genel başkanımız ve arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın. Sendikalarımız, konfederasyonumuz üzerindeki baskılara son verin. Eğer emek ve demokrasi mücadelesi vermek, sorgularınızın, iddia NAMELERİNİZİN konusu olan sendikal haklar kapsamında yaptığımız faaliyetler suçsa biz de arkadaşlarımız kadar suçluyuz. Sevgili Metin Lokumcunun da dediği gibi “Eğer memleket kurtulacaksa bizi de gözaltına alın, bizi de tutuklayın”

Tacettin DURMUŞ /  karsmanset.com

Kars Haber Haberleri