YENİ Parti Lideri Özel: "Yanlış tuğla ile duvar örüyorsan duvarın altında sen de kalırsın, Allah korusun millet de kalır"

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Yanlış tuğlayla doğru duvar örülmez. Eğer yanlış tuğla ile duvar örüyorsan sonunda o duvarın altında sen de kalırsın, Allah korusun millet de kalır" dedi.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Yanlış tuğlayla doğru duvar örülmez. Eğer yanlış tuğla ile duvar örüyorsan sonunda o duvarın altında sen de kalırsın, Allah korusun millet de kalır" dedi.

Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Partisinin kuruluş talimatını milletin verdiğini ifade eden Özel, " Bütçesini kıt kanaat geçimlerinden artırdıkları paralarıyla, "Hayvanlarımın bir günlük süt parası" deyip koyduğu 900 lirayı yollayarak, "Para yetmedi ama bir römork senin" dediği buğdayını satıp partisine bağışlayarak, 23 bin 500 liralık emekli maaşının 500 lirasını yollayarak, "1 gram bir altın kalmış nereden kalmışsa? Çekmecenin dibinde duruyor yıllardır. Bozdurun bunu, partiye bağışlayın" diyerek 1 gramlık tek altınını yollayarak bu partinin bütçesini kıt kanaat imkanlarla milletimiz oluşturmuştur. O yüzden hepimizin milletimize, üyelerimize, gönlü bizde olan herkese karşı sorumluluğu büyüktür. Yola çıkarken varlığımızı borçlu olduğumuz bu büyük aileye bir söz verdik. Dedik ki "Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Eskiyi geride bıraktık, sizin talimatınızla yeni bir yola çıktık. Yeni nesil siyaset yapacağız." Dediler ki "Ne yeni olacak mesela?" Dedik ki "Mesela söz, yetki, karar tamamen üyenin olacak." Çok istiyorlardı; hep söylendiğinde önlerine çeşitli engeller, mazeretler konuyordu. Dedi ki "YENİ Parti gayretiyle, hızla kurulması gereken bir dönemde bile yüksek motivasyonuyla, ilk kuruluşunu ve bundan sonraki bütün kongrelerini tüm üyelerle yapacak" diye konuştu.

"Yanlış tuğlayla doğru duvar örülmez. Eğer yanlış tuğla ile duvar örüyorsan sonunda o duvarın altında sen de kalırsın, Allah korusun millet de kalır"

Milletin krizler içinde geçim ve yaşam mücadelesi verdiğinin altını çizen Özel, "Yaşadığımız sorunların hiçbirisi gökten zembille inmedi. Hayat pahalılığı gökten inmedi. Devlete olan güvensizlik gökten inmedi. Gelecek kaygısı gökten inmedi. Torpil, kayırmacılık, kutuplaşma gökten inmedi. Bunların hepsi üst üste konmuş yanlış tuğlaların sonucudur. Yanlış tuğlayla doğru duvar örülmez. Eğer yanlış tuğla ile duvar örüyorsan sonunda o duvarın altında sen de kalırsın, Allah korusun millet de kalır. Bunun için o duvarın altında kalanların bir hikayesi, her gün daha trajik, her gün boyutları, etkileri daha büyüyen bir şekilde fon vurgundur. Millet geçim derdi ile kıvranırken iktidar partisinin açtığı yolda, iktidar partisi mensupları tarafından asrın soygunu, asrın vurgunu gerçekleştirilmiştir. Aileleriyle birlikte önce görünen 2 milyon kişi. Ama iş borsaya geldiğinde, borsadaki kayıplara, borsa mağdurlarına, bu 131 tane fonun işlem yaptığı, yukarı taşıdığı, garibanlara "Her gün kazandırıyor, şu kredi kartının yüzde 20'sini yatıracağıma bunu şu kağıda yatırayım. Bak bir ayda üçe katlamış. Borçtan kurtulayım" deyip o garibanların kredi kartının minimum tutarını yutan, emekli maaşından yetmeyen azıcık bir parayı yutan, başkasına borcunu ödeyemediği için cebinde kalan son paraları yutan bu vurgunlara bakıldığında, yani kağıtları yükseltip yükseltip garibanlara satıp, hem de "Bu kağıt kaybetmezmiş filanca bakan bu fondaymış. Filanca bürokrat buradaymış. Bak geçen de şu kazanmış" diye orada burada yanıltılan insanların sırtına bırakılan büyük bir krizle karşı karşıyayız. Bu vurgunun açığa çıkmasının üzerinden tam 34 gün geçti. İlk gün "Ucu nereye varırsa varsın" diyenler, ucu kendine dokununca aniden çark ettiler. Fon Koordinasyon Kurulu kurdular. Altı kez toplandılar, sorunu çözmediler" dedi.

"Liyakat böyle bir şey. Dünyayı görmek, bilmek böyle bir şey"

Fon krizi sorunu için ilk hafta kanun teklifi verdiklerini söyleyen Özel, "Kanun teklifini hazırladık, kapalı grup toplantısında sunumunu yaptık, bundan 5 hafta önce, 25 gün önce. Hatta bazı arkadaşlarımız dedi ki haklı olarak, "Ya sorunu çıkaran bunlar. Bir bunlar nasıl çözeceklerini söylesinler." Dedik ki "Biz, yönetebilme kapasitemizi gösterelim. Konuya hakimiz, başta Kerim Rota. 35 yıllık finans, bankacılık deneyimi, fon yönetimi, Türk bankalarının yurt dışında temsili, bunun yanında Ekonomi Eşgüdüm Konseyinde, İMKB'nin kuruluşunda ve yönetiminde yer almış arkadaşlarımızdan tutun bu konularda en deneyimli ekip. Ümit Özlale milletvekili olarak plan bütçede. Liyakat böyle bir şey. Dünyayı görmek, bilmek böyle bir şey. Bu arkadaşlarımızın bazılarının uzmanlık alanı, yıllar önce Amerika'da yapılan bu işin Madoff krizinin nasıl çözüldüğünü ders diye anlatıyor, öğrencisine. Ders diye anlatıyor, dersini okuttuğu işi kanun teklifine dönüştürüyor. Buradakiler daha milleti nasıl dolandıracaklarını, Amerika'dan kopyalarken işin başında liyakatsizler, işbirlikçiler ya da oradan buradan talimatlı, yani "şu kapıyı açık bırak da oradan biz yolumuzu bulalım" talimatına, atanmasına vesile olanlara karşı çıkamayanlar yerine bizim bu liyakatlı kadrolar olsa bunlara kaşını oynattırmaz. Bizimkiler, vurgunu yapanların tam listesinin açıklanması gerektiğini, haksız kazançların son kuruşuna kadar tahsili için tamamının hızla tüm işlemlerinin durdurulmasını ve varlıklarına el konulması gerektiğini, uluslararası anlaşmaları sayıyorlar. Bununla çeşitli ülkelere kaçırılmış paraların peşine nasıl düşüleceğini, nasıl geriye getirileceğini ve hakkaniyetle bu parayı çalanlardan alıp mağdurlara nasıl dağıtılacağını formüle ettiler" değerlendirmesinde bulundu.

"66 yaşında amcam, birinin canını yakmamak ve harama el uzatmamak için kendini cezaevini attırmış"

23 bin liraya mahkum olan emeklinin evladına yük olduğunu, geçinemediğini, evin kirasını ödeyemediğini söyleyen Özel, "En nihayetinde "Para için değil onurum için" diyerek Anayasa Mahkemesi'nin önündeki eylemde canına kıyıyor. Maalesef bir bu kadar trajik olay daha oldu. 66 yaşındaki bir emekli şöyle diyor, "Bu yola başvurdum" diyor. Gerekçesi; "Kışı geçirmem lazımdı, yatacak yerim, yiyecek yemeğim yoktu. Başka çarem kalmadı, cezaevine girecektim" diyor. Eskiden cezaevine girmek için bir suç işleyip girerlerdi. 66 yaşında amcam, birinin canını yakmamak için, harama el uzatmamak için ve öyle bir şey ki belki de bunların hiçbirinin garantisi yok ama en garanti yolu bularak kendini cezaevini attırmış. "Başka çarem yoktu bu yola başvurdum" diyor. Ne yapmış biliyor musunuz? Cumhurbaşkanına hakaret etmiş. Parkta "Kalacak yerim yok, çöplükte mi yatayım?" deyip Erdoğan'a ağzına geleni söylemiş. Dakikalar içinde ihbar edilmiş, gözaltına alınmış, sıcak bir hücreye, günde üç kap sıcak yemeğe cezaevinde kavuşmuş. Bir emekliyi cezaevinde kışı geçirmeye mahkum eden sisteme mi yanayım. Bunu sağlamak için en kolay yolun Erdoğan'a hakaret olmasına mı yanayım" dedi.

"Bu felakette tamamen Erdoğan'ın günahı vardır"

Geçen hafta İstanbul'da yaşanan sel felaketine ilişkin konuşan Özel, "Geçtiğimiz hafta İstanbul'da bir sel felaket yaşadık. Sekiz canımızı, sekiz insanımızı kaybettik. Tuhaf ölümler ülkesi, boşuna ölümler ülkesi Türkiye'de ki; meşhur sözdür, "Bir ülkenin nasıl olduğunu öğrenmek istiyorsanız, o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakın" diyorlar. Baştan aşağıya trajedilerle dolu, madenlerdeki ölümlerden, yeni doğan bebeklerin küvezdeki ölümlerine kadar ya da hemen TÜRK-İŞ'in yanındaki kaçak kolonya imalathanesinde yananlardan, karne alınca kar tatiline gidince annesiyle, babasıyla, anneannesiyle yanan evlatlara kadar her birisi tuhaf ölümler ülkesinde. İstanbul'da sekiz insanımızı kaybettik. Sele kapıldılar, hayatlarını kaybettiler. Bir kez daha ailelerine sabır, kendilerine rahmet diliyoruz. Erdoğan'ın 2009'da 31 ölüden sonra helikopterden bakarak selden etkilenen bölgelere "Bundan sonra dere yatağına yapılaşmaya izin vermeyeceğiz." Biliyorsunuz 2001, Erdoğan'dan önce Ayamama dere yatağı. Etrafında otlaklar, etrafında hiç yapılaşma yok. Erdoğan'ın belediye başkanlığından hemen sonra Ayamama dere yatağı, yanında çok katlılar, siteler. Hatta her şeye karar veriyor ya, dereni bile nereden akacağına karar vermiş, çizdirmiş. Sonrasında yaşanan bu felaket. Bu dereye yatağının bu hale gelmesinde Erdoğan'ın imzası, bu felakette tamamen Erdoğan'ın günahı vardır" dedi.

"Halk TV'yi atanan kayyım, AK Parti seçmeninin Halk TV'den doğruları öğrenmesine engel olmaktır"

Konuşmasının sonunda Halk TV'ye atanan kayyuma ilişkin açıklamada bulunan Özel, " Bu duruşma başlayacak, bu duruşmayı kim verecek? Kim verecek? A Haber mi verecek? Bu duruşmayı TV100 mü verecek, yandaşlar mı verecek ya da haberini bile yapmaya korkuttukları merkez medya mı verecek? Bu duruşmaya elbette Halk TV verecek, Sözcü verecek, Koza verecek. Türkiye'nin en çok izlenen haber kanalı Halk TV'ye duruşma başlamadan 4 saat önce gelip kayyım atadılar. Halk TV'yi atanan kayyımın kısa vade, buradan açıkça söylüyorum, bütün milletimiz duysun. Kısa vade hedefi, İBB davasındaki duruşmayı, savunmayı karartmaktır. Halk TV'nin kapatılmasındaki kısa, orta vade hedefi fon meselesinin üstüne gidişini durdurmak, AK Parti seçmeninin Halk TV'den doğruları öğrenmesine engel olmaktır. Orta vade hedefi, muhalefeti sessizleştirmektir. Adaysızlaştırdığı, kurumsuzlaştırdığı muhalefeti sessizleştirmektir. Ama buradan söylüyoruz. Hem Halk TV'ye yapılanın karşısında, bugüne kadar bizim sesimizi duyuran Halk TV'ye, yarın akşam saat 19:00'da Halk TV'nin önünde bütün Halk TV izleyicileri ile birlikte destek olmaya, mücadele yapmaya, Halk TV'nin hakkını halk için savunmaya gidiyoruz" ifadeleri kullandı.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Türkiye Gündem Haberleri