“Yezid’in, Muaviye’nin avukatlığını yapan hocalar var”

Hz. Ali Çarşı Camii İmamı Şeyh Behram Geleyi, Aşure Günü nedeniyle Garnizon Şehitliği önünde düzenlenen törende yaptığı konuşmada, bir kısım hocaların hakkı layıkıyla dile getiremediklerini belirterek, “Halen Yezid'in, Muaviye'nin avukatlığını yapan hocal

 

Geleyi, “Kainatın Efendisi Hz Muhammet Mustafa (SAV)’in getirmiş olduğu din ve şeraitin selameti için ve yeryüzünün en onurlu direnişini sağlayan Hz Hüseyin ve onun 71 yareninin 1373 yıl dönümü münasebetiyle buradayız. Allah inşallah bizleri Resullahın, Kuran-ı Mukaddesin, Ehl-i Beytin yolundan ve ölüm döşeğinde, kabirde de şefaatlerinden mahrum kılmasın.” diye konuştu.
 
BUGÜN; ZALİMİN KARŞISINDA DURMA VE ZALİMLERE HAKKI VE HAKKANİYETİ TANITMA GÜNÜDÜR
Geleyi, daha sonra şunları söyledi:
“Bugün; kanın kılıca galip geldiği bir gün. Bugün; zalimin karşısında durma ve zalimlere hakkı ve hakkaniyeti tanıtma günüdür. Aşura; Hz Peygamberimizin (SAV) kalbinin meyvesi olan Hz Hüseyin’in zulme karşı çıkıp en yakınlarıyla birlikte şahadete nail olduğu bir gündür. Bugün Hz Hüseyin ve bir kısım aile fertleri ve dostları ile “La ilahe illallah” diyerek İslamın bayrağını daima dalgalanması için kan verdiği bir gündür. Hz Hüseyin kimdir? Hz Hüseyin; babası Aliyel Mürteza. Bütün tarih kitapları, hadis kitapları bu açıkça yazar. Herkesten önce Resulullaha iman getiren, 4 yaşından itibaren Resullullahın yanında büyüyen, onun ilmine haiz olan, onun ahlakını kendisine ahlak edinen ve herkesten de önce ona inanan ve onun getirmiş olduğu dine iman getiren insandır. Annesi Fatıma Tüzzehra’dır. Kimdir Fatıma Tüzzehra? Resullullah’ın kızıdır. Hem bu dünyanın, hem ahretin, bütün kadınların efendisi olarak Resullullahın tanıttığı kadın. Yezid kimdir? Yezid Muaviye’nin oğludur. Muaviye kimdir? Ebu Süfyan’ın oğludur. Hz Hamza’nın göğsünü parçalayıp, ciğerini çıkarıp, ağzında çiğneyen kadın Hind’in torunudur.
 
“BİR KISIM HOCALARIMIZ HAKKI LAYIKIYLA DİLE GETİREMİYOR”
Maalesef bir kısım hocalarımız hakkı layıkıyla dile getiremiyor. Muaviye defalarca Hz Ali’nin karşısına çıkıp savaş açan bir insan. Hz. Muhammed (SAV) derki; ‘Her kim Ali ile harp ederse benimle harp eder. Benimle harp eden Allah ile harp eder.’ Maalesef; Emevi hocaları, Muaviye’nin bizzat kendisi ve hatipleri; 80 küsür yıl, Peygamberin minberinde Hz Ali’ye küfrettiler. Resullullah buyurur ki; ‘Her kim Ali’ye sabır ederse bana sabır etmiş olur, Ali’ye küfür eden bana küfür etmiş olur.’
 
HALEN YEZİD’İN, MUAVİYE’NİN AVUKATLIĞINI YAPAN HOCALAR VAR
Halen Yezid’in, Muaviye’nin avukatlığını yapan hocalar var. Bazı hocalarımız bilinçsiz bir şekilde; Kurban Bayramını ‘kavurma bayramı’ olarak nitelendirenler maalesef Aşura Gününü de ‘bayram’ olarak ilan ederler. Aşura Gününü, ‘Aşure Tatlısı, Festivali’ haline getirirler. Bir kısım Emevi neslinden gelen, Muaviye’nin sözünü konuşan ve onun menfaatiyle geçinen insanlar, cepten çıkarma hadisleriyle ortaya çıkıyorlar. Bazı hocalar diyor ki, Aşura Günü Hz. İbrahim ateşten kurtuldu, Hz Nuh gemiye bindi, Hz. Yunus balığın karnından kutruldu. Şimdi siz bu tarihlere bir bakın. Ne kadar daha Emevilerin bu sözleriyle ve onların izinde gideceğiz. Şimdi bu hadisleri nakledenlere bakın. Yezid’in 5. torunu bunu nakleder. ‘Emevi neslinden gelen o zalimler Aşura gününü, Hz Hüseyin’i hatta Peygamberin 17 torunu Kerbela’da Yezid tarafından şehit edildi.’ Yezid’in o mezaliminin üzerine perde örtmek için ‘Aşura’ denildiğinde Hz. Hüseyin’in şahadeti akla gelmesin diye 11 peygamberin bir kısım azametli günlerini getirip bu güne bağlıyorlar.
 
AŞURA ORUCU YAHUDİ GELENEĞİDİR
Diyanetin çıkarmış olduğu İslam Ansiklopedisinde cilt: 4, sayfa 26’da açıkça bunu yazar: ‘Peygamberlerin olayı kesinlikle bu güne tesadüf etmez.’ Aşura Orucu Yahudi geleneğidir. İbni Teymiye der ki, ‘Bu hadisler Ehl-i Beyte buğz edenler tarafından çıkarılmıştır.’ Hz Hüseyin’in Kerbela’da şahadetinin üzerine perde örtmek için, yani ‘Aşura denince bu bayram havası akla gelsin’ isteniyor. Yezid, Peygamberin torununun kesik başını koydu koltuğuna ve eline bir çubuk alarak Hz. Hüseyin’in mübarek ön dişlerine vurdu. Tarih kitapları şöyle yazar; Yezid aynen şöyle diyor; ‘ben Bedir savaşında, Hendek’te Peygamberin, Ali’nin eliyle katlolunan o ecdatlarımın inkimanı aldım.’ Halen yezidin avukatlığını yapanlar var.
 
EHL-İ BEYT SEVGİSİ
Hz. Hüseyin ilk dünyaya geldiği gün Allah’ın resulünün huzuruna getirirler. Peygamberimiz, aziz torununu aldı kucağına sağ kulağına ezan sol kulağına kamet okuyarak ağlamaya başladı. Esma diyor, ‘ben rahatsız oldum, Ya Resulullah bu senin torunun gerek ki sen sevinesin’ Peygamberimiz şöyle cevap verir: ‘Esma doğrudur, bu benim torunumdur, benim canımdır. Az önce Cebrail bana nazil oldu: Ya Resullullah, Allah sana büyük bir torun verdi. Adını ‘Hüseyin’ koyacaksın. Ama acı bir haberim var; zaman gelecek senin bu torunun Kerbela denen yerde bir kısım zalimler tarafından hunharca şehit edilecek, bu başı bedenden ayrılacak. Esma ağlamamın sebebi budur.’ dedi. Ve Resullullah her Aşura günü geldiğinde Hz. Hüseyin’i alır kucağına bazen validemiz Hz. Ayşe’nin evinde, bazen diğer hanımların evinde, bazen camide Hz Hüseyin’i alırdı kucağına, öperdi, severdi ve başına gelecek faciaları hatırlar ağlardı. Peygamber bugünde ağlıyor ama Yezid; bugünü ve Muharrem ayını ‘bayram’ olarak ilan eder. Günlerce Şam’da 7-8 çeşit gıda maddelerinden yemek yapılıp bütün insanlara dağıtıldı şartlı olarak. Yezid bugünü ‘bayram’ eyledi ama Peygamber her Aşura günü Hz. Hüseyin’ine matem tuttu. Peygamber ümmeti de gerek ki bugünü matem eyleye, aynı Resullullah gibi ağlaya ve gözyaşı döke. Kur’an’ı Kerim’de; ‘namaz kıl, oruç tut, hacca git’ emri varsa, Şura Suresi 23. Ayeti Kerime’de peygamberin ümmetine şunu emreder; ‘Peygamberin yakınlarına, Ehl-i Beytine sevgi göster.’ Peygamberimiz, ‘ben 23 sene size peygamberlik vazifesi yaptım, sizleri karanlıktan ışığa çıkarttım, sizlere hak dini olan islamiyeti getirdim.’ Allah-u Teala buyurur ki, ‘De ki ben bu zahmetimin karşılığında sizden hiç bir şey istemiyorum. Sadece sizden istediğim benim yakınlarıma sevgi, benim Ehl-i Beytime sevgi gösterin.’ Sordular “Bu Ehl-i Beyt kimdir?” Peygamberimiz dedi ki, ‘Hz. Ali ve onun evlatlarıdır. Onlara sevgi gösterin.’ Allah’ın emri de Ehl-i Beyte sevgidir. Sevgi sadece ‘Hasan, Hüseyin, Fatma, Ayşe’ demek değil, sadece Hasan, Hüseyin isimlerini bilmek değil. Sevginin bir icraatı olur, sevginin zahirde bir eseri olur. ‘Ben Ehl-i Beyti tanıyorum isimleriyle; ama ne onların yas gününe ne musibetli günlerine karışıyorum’ demek Ehl-i Beyt sevgisi değildir. Allah bizleri bu dünyada Resullullahın Ehl- Beyti’nin yolundan ayırmasın. Mahşerde de bizleri onların şefaatinden mahrum bırakmasın.”
 

Kars Haber Haberleri