Yüzyıllık Kabus Verem!

Kars Harakani Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doktor Gökhan Perincek, 4-10 Ocak: Verem Eğitimi ve Propaganda Haftası hakkında açıklama yaptı.

Volkan KARABAĞ / karsmanset.com

Tüberküloz hastalığının etkeni “mycobacterium tuberculosis” ismi verilen bir basildir ve solunum yoluyla bulaştığını belirten Kars Harakani Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doktor Gökhan Perincek, “Tüberküloz aileden genetik (ırsi) olarak geçmez. Tedavi edilmezse ölümle sonuçlanabilir. Binlerce yıldır var olduğu bilinen bu mikrop, hasta kişilerin öksürmesi, hapşırması, konuşması sırasında oluşan damlacıklar ile bulaşır. Hastalık gelişme riskinin en yüksek olduğu dönem ilk iki yıldır. Bulaşma açısından en riskli kişiler hastayla uzun süre aynı ortamda bulunan aile bireyleri ve yakın çalışma arkadaşlarıdır. Kaşık, çatal, bardak gibi yemek gereçleri, giysiler, çarşaflar gibi eşyalarla bulaşma olmaz. Verem mikrobu, güneş görmeyen ortamlarda havada uzun süre canlı kalabilir.”  dedi.

Belirtiler hakkında da bilgi veren Dr. Perincek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tüberküloz hastalığı sıklıkla akciğerlerde görüldüğünden belirtilerinin önemli bir kısmı da akciğerlerle ilgilidir. Tüberküloz hastalarının en sık görülen yakınmaları;

2-3 haftadan uzun süren ve tedaviye cevap vermeyen öksürük

Balgam çıkarma

Balgamında kan görülmesi

Ateş

Gece terlemesi

Yorgunluk, halsizlik

Kilo kaybı, İştahsızlık

Nefes darlığı

Göğüs ve sırt ağrısı”

“Tüberküloz tanısı balgamda verem mikrobunun gösterilmesi ile konulur.” Diyen Dr. Perincek, “Hastanın yakınmaları ve akciğer film bulguları tüberkülozdan şüphelenmeyi sağlar. Akciğer filmi veya diğer radyolojik incelemelerde tüberküloz hastalığının yaptığı değişiklikler görüldüğünde diğer hastalıklardan ayırt etmek için mikrobiyolojik inceleme yapılmalıdır. Hastadan alınan balgam veya diğer materyaller laboratuvarda incelenir. Tüberküloz basilinin görülmesi ya da ekilen kültürde basil üremesiyle tanı kesinleşir.” ifadesini kullandı.

Hastalıktan korunma yolları ile ilgili bilgi veren Dr. Perincek, “Tüberküloz hastalığından korunmanın en etkili yolu bulaştırıcı hastalara hızla tanı konulup uygun tedavinin başlanmasıdır. Bu sayede bulaşma zinciri kırılabilecek ve yeni nesiller tüberküloz mikrobuyla karşılaşmadan yaşayabileceklerdir. Günümüzde kullandığımız ilaçlar çok güçlüdür. Uygun tedaviye başlandıktan 2-3 gün sonra basil sayısı hızla azalır ve 2-3 haftada bulaştırıcılık büyük oranda ortadan kalkar. Bu nedenle hastalara hızlı tanı koyup tedavi başlamak toplumu hastalıktan korumanın en etkili, en hızlı, en kolay ve en ucuz yoludur.” dedi.

Dikkat edilmesi gerekenleri de dile getiren Dr. Perincek, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Tüberküloz hastasının aynı evde yaşayanlara verem mikrobunu bulaştırma olasılığı yüksektir. Çünkü aynı havayı en uzun süre paylaşmaktadırlar. Bu nedenle, tüberküloz tanısı kesinleşince, bütün aile bireyleri ve hasta ile aynı havayı paylaşan işyeri ya da başka ortamdaki kişiler verem savaşı dispanserinde muayene için çağrılırlar. Buna temaslı muayenesi denilir. Temaslı muayenesi, eğer hastanın yakınlarında da hastalık varsa erkenden tanı koymayı sağlar. Ülkemizde hastaların yüzde 8-9’una temaslı muayenesi ile tanı konulmaktadır. Hasta olmayan ve risk taşıyanlara da koruyucu tedavi verilir. Koruyucu tedavi eğer düzenli kullanılırsa, mikrobu almış kişilerin hastalanmasını yüzde 90’a varan oranda önler. Özellikle çocuklarda koruyucu tedavi çok önemlidir.”

Kars Haber Haberleri