• BIST 97.717
  • Altın 144,131
  • Dolar 3,5713
  • Euro 3,9962
  • Kars 10 °C
  • Ardahan 9 °C
  • Iğdır 17 °C

AMELLER NASIL BOSA GIDER

Doğan KUŞMAN

Tabi ki yazılarımda inanan, Allah'ı ve Allah'ın indirdiği Kur'an-ı Kerim'e önem veren tek doğrunun Kur'an-ı Kerim'de yazdığını kabul eden kişilere sesleniyorum.
AMELLERİNİZİ geçerlimi, geçerli değil mi? Hangi şartlarda geçerli?  Hiç araştırdınız mı? 
Ben cevaplayayım; HAYIR!
KEHF - 103 :Kul hel nunebbiukum bil ahserîne a'mâlâ(a'mâlen). De ki: "Ameller açısından en çok hüsrana uğrayanları size haber vereyim mi?" 
KEHF - 104 :Ellezîne dalle sa'yuhum fîl hayâtid dunyâ ve hum yahsebûne ennehum yuhsinûne sun'â(sun'an).Onlar, dünya hayatında amelleri (çalışmaları) sapmış (kaybettikleri dereceler, kazandıkları derecelerden daha fazla) olanlardır. Ve onlar, güzel ameller işlediklerini zannediyorlar. 
KEHF - 105 :Ulâikellezîne keferû bi âyâti rabbihim ve likâihî fe habitat a'mâluhum fe lâ nukîmu lehum yevmel kıyameti veznâ(veznen). İşte onlar, Rab'lerinin âyetlerini ve O'na mülâki olmayı (ölmeden evvel ruhun Allah'a ulaşmasını) inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu (boşa gitti). Artık onlar için kıyâmet günü mizan tutmayız.
Hani İslâm'ın beş şartı yeterli idi; bakın Allah ayette heba olduğunu söylüyor. Hangi şartta heba oluyor? Bakın Allah'ın ifadesi aynen şöyle; " İşte onlar, Rab'lerinin âyetlerini ve O'na mülâki olmayı (ölmeden evvel ruhun Allah'a ulaşmasını) inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu" Allah'a mülakî olmayı emreden ayetleri ve Allah'a mülakî olmayı kabul etmemişler. Sorarsanız "Ama ben namazlarımı geçirmemeye çalışıyorum" diyecekler. İyi de İslâm'ın beş şartı sizin Allah'a mülakî olmanızı sağlamaz ki. 
Allah; Allah'a mülâkî olmayı kabul etmiyorsanız hüsrandasınız ve hidayete eremezsiniz diyor.
YUNUS - 45 :Ve yevme yahşuruhum keen lem yelbesû illâ sâaten minen nehâri yete ârefûne beynehum, kad hasirellezîne kezzebû bi likâillâhi ve mâ kânû muhtedîn(muhtedîne).Ve o gün (Allahû Tealâ), gündüzden bir saatten başka kalmamışlar (bir saat kalmışlar) gibi onları toplayacak (haşredecek). Birbirlerini tanıyacaklar (aralarında tanışacaklar). Allah'a mülâki olmayı (Allah'a ölmeden önce ulaşmayı) yalanlayanlar, hüsrandadır (nefslerini hüsrana düşürdüler). Ve hidayete eren kimse(ler) olmadılar (ruhlarını ölmeden evvel Allah'a ulaştıramadılar). 
Önemli olan Allah'ın rızasını kazanıp, dalâletten kurtulmak ve hidayete erebilmek değil mi?
İyide Peygamberimiz SAV Efendimiz insanları Allah'a davet ederken, O'nu çok sevdiğinizi söylerken davetine icabet etmeyeceksin! 
KASAS - 87 :Ve lâ yasuddunneke an âyâtillâhi ba'de iz unzılet ileyke ved'u ilâ rabbike ve lâ tekûnenne minel muşrikîn (muşrikîne). Ve Sana indirildikten sonra, Allah'ın âyetlerinden sakın seni alıkoymasınlar. Ve Rabbine davet et (Allah'a ulaşmaya çağır). Ve sakın müşriklerden olma!
Allah'a davet ediliyorken Allah resulünün davetine icabet etmemek, dinin dışında kalmaktır. Allah; Allah'a davet edenin(ölmeden Allah'ın ruhunu Allah'a ulaştırmayı dileyin diyenin) davetine icabet edin diye emretmiş.
AHKÂF - 31 :Yâ kavmenâ ecîbû dâiyallâhi ve âminû bihî yagfir lekum min zunûbikum ve yucirkum min azâbin elîm(elîmin). Ey kavmimiz! Allah'ın davetçisine icabet edin. Ve O'na îmân edin ki, sizin günahlarınızı bağışlasın ve mağfiret etsin (sevaba çevirsin). Ve sizi elîm azaptan korusun. 
Tabi ki Allah'a davet edenin davetine icabet etmezseniz ; Allah bu kişilere Dalâlette diyor. 
AHKÂF - 32 :Ve men lâ yucib dâiyallâhi fe leyse bi mu'cizin fîl ardı ve leyse lehu min dûnihî evliyâu, ulâike fî dalâlin mubîn(mubînin). Ve Allah'ın davetçisine icabet etmeyen kimse, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacak değildir. Ve onun Allah'tan başka dostları yoktur. İşte onlar apaçık dalâlet içindedirler.
Allah'a davete icabet etmediniz ve bu neden ile Allah'a mülâkî olamadınızsa, amelleriniz boşa çıkacak. O zaman İslâm'ın beş şartı ile kibirlenmenizin ne alemi var ki? Davete icabet etmediğiz için Allah'a mülâkî olamayacağınızdan ameller açısından hüsrana uğrayacağınız KEHF-105 de yukarıda açıklandığı gibi, Allah ap açık söylemiş.
KURTULUŞ İÇİMİZE SEVVA EDİLMİŞ NEFSİN TEMİZLENMESİNE BAĞLIDIR; 
ŞEMS - 7 :Ve nefsin ve mâ sevvâhâ.Nefse ve onu (7 kademede ahsene dönüşecek şekilde) sevva edene (dizayn edene) (andolsun). 
ŞEMS - 8 :Fe elhemehâ fucûrehâ ve takvâhâ.Sonra ona (nefse) fücurunu ve takvasını ilham etti. 
ŞEMS - 9 :Kad efleha men zekkâhâ.Kim onu (nefsini) tezkiye etmişse felâha (kurtuluşa) ermiştir. 
A'LÂ - 14 :Kad efleha men tezekkâ.Nefsini tezkiye eden kimse felâha (kurtuluşa) ermiştir. 
SALİH AMEL YAPAN KİŞİLER MÜMİNDİR;
MU'MİN - 40 :Men amile seyyieten fe lâ yuczâ illâ mislehâ, ve men amile sâlihan min zekerin ev unsâ ve huve mu'minun fe ulâike yedhulûnel cennete yurzekûne fîhâ bi gayri hisâb (hisâbin). Kim seyyiat (şerr, derecat düşürücü ameller) işlerse mislinden daha fazla cezalandırılmaz. Kadınlardan veya erkeklerden kim amilüssalihat (nefsi ıslâh edici ameller, nefs tezkiyesi) yaparsa işte onlar, (îmânı artan) mü'minlerdir. Onlar, cennete konulacak ve hesapsız rızıklandırılacaktır. 
Demek ki nefsin temizlenmesi biz inanalar için önemli. Madem İslâm'ın beş şartını yapıyorsun, neden nefsini de ıslah etmeyesin ki.
NİSA - 122 :Vellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti se nudhiluhum cennâtin tecrî min tahtihel enhâru hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden), va'dallâhi hakkâ(hakkan), ve men asdaku minallâhi kîlâ(kîlen). Onlar ki; îmân edip, nefsi ıslâh edici (nefsi tezkiye edici) salih amel işlerler. İşte onları, altlarından nehirler akan cennetlere sokacağız. Orada ebediyyen kalacaklar. Bu, Allah'ın hak olan, gerçek olan vaadidir. Allah'tan daha doğru sözlü kim olabilir?
Allah'ın sözü var salih amel işleyen CENNET'E girecek. Tabi bunların günahları ne olacak diyeceksiniz, çünkü İslâm'ın beş şartı ile günahları kadar yanıp cennete geçileceğini iddia edenler Allah'a karşı yalan söyleyenlerdir. Hâlbuki Allah; salih amel yapanların günahlarını mutlaka örteceğini söz veriyor.  
ANKEBUT - 7 :Vellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti le nukeffiranne anhum seyyiâtihim ve le necziyennehum ahsenellezî kânû ya'melûn(ya'melûne). Ve âmenû olanlar (hayattayken Allah'a ulaşmayı dileyenler) ve salih amel (nefs tezkiyesi) yapanlar, onların seyyiatlerini (günahlarını) mutlaka örteceğiz ve onları mutlaka yaptıklarının daha ahseni (güzeli) ile mükâfatlandıracağız.
Şimdi esas konuya geldik;
İNSAN KENDİ NEFSİNİ TEMİZLEYEMEZ Mİ?
Ne de olsa benim kalbim temiz diyenlere çok rastlarsınız. Allah hiç de böyle söylemiyor.
NİSA - 49 :E lem tere ilellezîne yuzekkûne enfusehum belillâhu yuzekkî men yeşâu ve lâ yuzlemûne fetîlâ(fetîlen). (Habibim), nefslerini tezkiye ettiklerini söyleyenleri görmedin mi? Hayır, öyle değil (nefsini tezkiye ettiğini söyledi diye kimsenin nefsi tezkiye olmaz). Ancak Allah, dilediği kişinin nefsini tezkiye eder. Ve onlar, hurma çekirdeğinin ince ipliği kadar bile zulüm olunmazlar. 
Allah dilemedikçe nefsimizin temizlenmesi mümkün değil. O zaman hangi şartlarda salih amel işleriz?
Tek bir şartı var Allah'a mülâkî olmayı( Ölmeden ruhunuzu ulaştırmayı) dileyeceksiniz ki Allah sizin salih amel işleyecek şartlara ulaştırsın.
KEHF - 110 :Kul innemâ ene beşerun mislukum yûhâ ileyye ennemâ ilâhukum ilâhun vâhid(vâhidun), fe men kâne yercû likâe rabbihî fel ya'mel amelen sâlihan ve lâ yuşrik bi ıbâdeti rabbihî ehadâ(ehaden).De ki: "Ben sizin gibi sadece bir beşerim. Bana sizin ilâhınızın tek bir ilâh olduğu vahyolunuyor. O taktirde kim Rabbine mülâki olmayı (ölmeden evvel Allah'a ulaşmayı) dilerse, o zaman salih amel(nefs tezkiyesi) yapsın ve Rabbinin ibadetine başka birini (bir şeyi) ortak koşmasın." 
Allah'a davet edenin davetine icabet ederseniz, Allah'a mülâkî olmayı dilersiniz. Bu kalbi talebiniz samimi ise mutlaka Allah'tan sizin için tayin edilmiş hidayet ile görevli imamı Allah'tan sormak zorundasınız.
SECDE - 24 :Ve cealnâ minhum eimmeten yehdûne bi emrinâ lemmâ saberû ve kânû bi âyâtinâ yûkınûn(yûkınûne).Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık ve sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize (Hakk'ul yakîn seviyesinde) yakîn hasıl etmiş oldukları için.
İşte bu imamı Allah'tan Hacet namazı ile istemelisiniz.
BAKARA - 45 :Vesteînû bis sabri ves salât(sâlâti), ve innehâ le kebîretun illâ alel hâşiîn(hâşiîne).(Allah'tan) sabırla ve namazla istiane (yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o (hacet namazı ile Allah'a ulaştıracak mürşidini sormak), huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir.
BAKARA - 46 :Ellezîne yezunnûne ennehum mulâkû rabbihim ve ennehum ileyhi râciûn(râciûne).O (huşû sahipleri) ki; onlar, Rab'lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâki olacaklarına ve (sonunda ölümle) O'na döneceklerine yakîn derecesinde inanırlar.
1-Allah'ın size gösterdiği irşatla görevli imamın önünde Allah'a yaptığınız tövbe sizi İMAN sahibi yapar.
2-Allah'ın size gösterdiği irşatla görevli imamın önünde Allah'a yaptığınız tövbe sizin SALİH AMEL işlemenizi sağlar.
3-Allah'ın size gösterdiği irşatla görevli imamın önünde Allah'a yaptığınız tövbe sizin BÜTÜN GÜNAHLARINIZIN SEVABA GEÇMESİNİ sağlar. 
FURKAN - 70 :İllâ men tâbe ve âmene ve amile amelen sâlihan fe ulâike yubeddilullâhu seyyiâtihim hasenât(hasenâtin), ve kânallâhu gafûren rahîmâ(rahîmen).Ancak kim (mürşidi önünde) tövbe eder (böylece kalbine îmân yazılıp, îmânı artan) mü'min olur ve salih amel (nefs tezkiyesi) yaparsa, o taktirde işte onların, Allah seyyiatlerini (günahlarını) hasenata (sevaba) çevirir. Ve Allah, Gafur'dur (günahları sevaba çevirendir), Rahîm'dir (rahmet gönderendir). 
FURKAN - 71 :Ve men tâbe ve amile sâlihan fe innehu yetûbu ilallâhi metâbâ(metâben).Ve kim (mürşidi önünde) tövbe eder ve salih amel (nefs tezkiyesi) işlerse, o taktirde muhakkak ki o, tövbesi kabul edilmiş olarak Allah'a ulaşır (hayattayken ruhu Allah'a ulaşır). 
Bakın, size İslâm'ın farz olan beş şartı yeter diyenlere deyin "Tamam; şimdi bu iddiayı ediyorsanız bize ayet göstere bilir misiniz?" deyin.
Hâlbuki Allah insanları kendisine ulaşmayı (MÜLÂKÎ OLMAYI) dilesinler, hacet namazı ile kendisinden hidayetçilerini istesinler ve tabi olsunlar ki kıyametten sonra huzuruma çağırdığımda korku ve mahzun olmadan gelsinler ki kitaplarını sağdan alsınlar.
İSRA - 71 :Yevme ned'û kulle unâsin bi imâmihim, fe men ûtiye kitâbehû bi yemînihî fe ulâike yakreûne kitâbehum ve lâ yuzlemûne fetîlâ(fetîlen). O gün bütün insanları, (Allah'ın tayin ettiği) imamları ile çağırırız. O zaman kitabı sağdan verilen kimseler, böylece kitaplarını okurlar. Ve (onlara) zerre kadar zulmedilmez (haksızlığa uğratılmaz).
Kibirli iseniz işiniz zor. Ya Aziz Mahmud Hüdaî HZ.leri gibi cübbe ile ciğer satarsınız yada Allah'a karşı Müstağni olup ateş ehli olursunuz. O zaman farz olan İslâmın beş şartı sizi kurtarmaya yetmez.
Mutlaka sizi, etrafınızda basit gördüğünüz bir kişi Allah'a davet edecektir. İşte Allah'ın en güzel sözü dediği sözü söylemiştir aslında. Mütevazi olun ve davete icabet edin.
FUSSİLET - 33 :Ve men ahsenu kavlen mimmen deâ ilâllâhi ve amile sâlihan ve kâle innenî minel muslimîn(muslimîne). Allah'a davet eden ve salih amel (nefs tasviyesi) yapan ve: "Muhakkak ki ben teslim olanlardanım." diyenden daha güzel sözlü kim vardır?
Hacet namazını perşembeyi cumaya bağlayan gecelerde veya kandil gecelerinde kılınması asildir. Ama bütün gecelerde kılınabilir. Önce boy abdesti alınır. Sonra hacet namazına niyet edilir.
Namazda aşağıdaki âyetler okunur:
1. Rekâtta: Subhaneke + Fatiha + 3 Âyetel Kürsî
2. Rekâtta: Fatiha + Ihlâs + Felâk + Nas.
2. Rekâtın sonunda : Ettehiyyâtü
3. Rekâtta: Fatiha + Ihlâs + Felâk + Nas.
4. Rekâtta: Fatiha + Ihlâs + Felâk + Nas.
Namaz tamamlandıktan sonra Allah'tan hacet neyse o istenir. Allah'tan mürşid istemek için bu namaz kılındıysa mürsid istenir.
Bu namazdan sonra hiç konuşmadan yatmak gerekir. Yatarken kıbleyi sağa alacak şekilde yatak kurulur. Vücudun ön cephesi kıbleye çevrilerek yan üstü yatılır, 3 Âyetel Kürsî okunur ve Allah'tan mürşid istenir. Eğer kişinin haceti mürşid değil de başka bir hedefe ulaşmaksa (zahirî veya Batıni bir hedef olabilir) o hedefe ulaşmak istenir. Sessiz zikir (hafî zikir) bu istekten sonra baslar. Yanüstü yatıldığı için sağ kulak yastığa gelecektir. Bas biraz sağa, sola oynatılarak kulakta kalbin atışlarının, basınç sebebiyle rahatça duyulacağı pozisyona gelinir. Ve kalbin her çift atışında "Allah, Allah" diyerek kişi Allah'ı zikr-i hafî ile (yani sessiz olarak) içinden zikredecektir.
Eğer ilk namazdan sonra yatıldığında birşey görülmez ise tekrar tekrar, her perşembeyi cumaya bağlayan gece namaza devam edilmelidir. Her gece de kılınabilir.
ALLAH'A EMANET OLUN.

Bu yazı toplam 746 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Kars Manşet | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0474 212 47 51 / 3 Hat 0545 325 81 44 / Reklam ve Haber İletişim harmankayagrup@gmail.com Faks : 04742124751