Diyarbakır'da Hanifi Caner, 11 yıl süren diyaliz tedavisinin ardından ikinci kez kadavradan böbrek nakli olarak yeniden hayata tutundu.
2012 yılında Dicle Üniversitesinde kadavradan böbrek nakli olan 39 yaşındaki 4 çocuk babası Hanifi Caner, nakledilen böbreğin üç yıl sonra vücudu tarafından reddedilmesi üzerine yeniden diyaliz tedavisine başladı. Yaklaşık 11 yıl boyunca diyalize girerek organ bekleyen Caner, 2026 yılında Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen ikinci kez kadavradan böbrek nakliyle yeniden sağlığına kavuştu.
'Son iki haftada kadavradan üç böbrek nakli yapıldı'
Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ Nakli Cerrahi Sorumlusu Dr. Nurettin Ay, son iki hafta içerisinde kadavradan üç böbrek nakli gerçekleştirdiklerini aktardı. Ay, "Bu, bizim için son derece sevindirici bir gelişme. 3 hastamız diyalizden kurtuldu. Bu hastalarımızdan biri 8 yaşında bir çocuk. Diğer iki hastamız ise yaklaşık 10 yıldan daha uzun süredir diyaliz tedavisi gören ve organ bekleyen hastalarımızdı. 3 hastamızın da şu anki durumları gayet iyi. Buradan vermek istediğimiz mesaj şu; beyin ölümü gerçekleşen hastaların yakınlarından yoğun bakım şartlarında anestezi uzmanı ve hastane koordinatörü tarafından organ bağışı konusunda görüşme talep edildiğinde, vatandaşlarımızdan ricamız, beyin ölümü gerçekleşmiş yakınlarının organlarını bağışlamalarıdır. Çünkü biliyorsunuz, beyin ölümü gerçek ölümdür, tıbben de ölüm olarak kabul edilmektedir. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra organlar yalnızca belirli bir süre kullanılabilir durumda kalmaktadır. Bu sürenin ardından organlar da hayati faaliyetlerini kaybetmekte, hücresel düzeyde işlevlerini yitirmektedir. Bu nedenle söz konusu geçici süre içerisinde organlar bağışlanırsa organ temini havuzunda bekleyen hastalarımız organlarına kavuşabilecek ve hayatlarına devam edebileceklerdir. Kaybettiğimiz hastalarımızın organları, bağışlanmadıkları takdirde bir şekilde yine toprağa gömülecek ve zaman içerisinde toprakta yapısını kaybedecektir. Ancak bu organlar, başka bir insanın hayatına ve yaşamına devam etmesine vesile olabilir. Bu şansı diğer hastalarımıza da vermemiz gerektiğini düşünüyorum" dedi.
'Organ nakli, bir insanın başka bir insana bırakabileceği en değerli miraslardan biridir'
Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Uzmanı İdris Oruç, nakilin yalnızca ameliyat sürecinden ibaret olmadığını ifade ederek şunları söyledi:
'Ameliyat sonrasında da hastanın uygun bir şekilde düzenli aralıklarla nefroloji ve organ nakli polikliniğine gelmesi büyük önem taşımaktadır. Hastalarımızın ilaçlarını düzenli kullanmaları da son derece önemlidir. Çünkü ilaçlar düzenli aralıklarla alınmadığında organ reddi gelişebilmektedir. İlaçların gereğinden fazla alınması durumunda ise toksisite riski ortaya çıkabilmektedir. Bu durumda hastaların böbrek değerlerinde yükselme görülebilmektedir. Dolayısıyla ilaçların düzenli ve uygun dozda kullanılması büyük önem taşımaktadır. Hastamıza ilk nakil 14 yıl önce kadavradan gerçekleştirilmişti. Bu nakil üç yıl sürdü. Sonrasında 11 yıl boyunca yeniden diyaliz tedavisi gördü. Bu, hastamızın ikinci kadavra nakli oldu. Yani hastamıza ikinci kez kadavradan böbrek nakli gerçekleştirildi. Hastalarımızın bu konuda çekinmemeleri gerekiyor. Organ nakli Koordinatörlüğüne başvurmaları gerekiyor. Daha önce nakil olmuş olsalar bile yeniden başvurabilirler. İkinci nakilleri de rahatlıkla gerçekleştirilebilir. Organ nakli, bir insanın başka bir insana bırakabileceği en değerli miraslardan biridir."
'Organlar toprak olacağına bir cana vesile olsun'
Hanifi Caner ise ilk naklinin 2012 yılında yapıldığını aktardı. Caner, "3 yıllık süreçte sürekli rejeksiyon, yani vücudun böbreği reddetmesi durumu yaşandı. Vücudum böbreği kabul etmedi. Daha sonra 2015 yılında tekrar diyalize girmeye başladım. Ardından 2026 yılında Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yeniden böbrek nakli oldum. Şu an Allah'a çok şükür durumum gayet iyi. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun inşallah. Buradan bütün hasta yakınlarına ve beyin ölümü gerçekleşen hastaların ailelerine seslenmek istiyorum. Organlar toprak olacağına bir fidana, bir cana vesile olsun. Bunu hem kendi adıma hem de bütün hastalar adına söylüyorum. Korkmayın, bu konuda herhangi bir sıkıntı yok. Organ bağışında bulunabilirsiniz. İster kadavradan, ister canlıdan organ nakli yapılabilir. Hastanede kalacağınız süre en fazla 3-4 gün ya da bir hafta olabilir. Çok şükür, bu konuda herhangi bir sıkıntı yaşanmıyor. Hocalarımızdan da Allah razı olsun. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz. Çok memnunuz, hepsine ayrıca teşekkür ediyorum. Beyin ölümü gerçekleşen hastaların aileleri organ bağışında bulunsa, bağışlanan organlar sayesinde örneğin on hastaya hayat verilebilir. Benim de çocuklarım, ailem var, başka ailelerin de çocukları var. Çocuklar yetim kalmasın. Organ bağışı yapan aileler de büyük bir hayra vesile olmuş olur. Biz hastalar içinse bu yeni bir hayata kavuşmak demektir. Diyalize girerken su içemiyor, yemek yiyemiyorduk. Ama şu an Allah'a çok şükür" diye konuştu.
Kaynak:İHA