AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, "Kanun teklifimiz ile mevcut sermaye piyasalarımıza, ekonomimize ve hak sahibi olan vatandaşlarımıza bir güvence oluşturmuş oluyoruz" dedi.
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi ile ilgili AK Parti Grup Başkanlığı fuaye alanında basın toplantısı düzenledi. Kanun teklifinin detaylarına ilişkin bilgi veren Güler, tamamlanan teklifi az önce Meclis Başkanlığına sunduklarını ifade etti. Güler, küresel ölçekte yaşanan belirsizlik ve umutsuzluğa rağmen ülke ekonomisinin temellerinin sağlam olduğunu da vurguladı.
"Fonlar, piyasalarımızın genel resmini asla göstermemektedir"
Güler, "Sermaye Piyasası Kurulu'nun 17 Eylül tarihinde müdahalede bulunduğu fonlar, piyasalarımızın genel resmini asla göstermemektedir. Rakamlar da bunu açıkça ortaya koymaktadır. Tasfiyedeki fonların toplam büyüklüğü hane halkımızın finansal varlıklarının yalnızca sadece yüzde 2.4'üne tekabül etmektedir. Yine tasfiye halindeki 131 fon sistemimizdeki toplam fon sayısının yalnızca yüzde 4.6'sını oluşturmasıdır. Sorun, fon piyasasının belirli ve sınırlı bir alanında yaşanmıştır. Ama bu demek değildir ki buna sessiz kalacağız veya sessizce izleyeceğimiz bir durum asla söz konusu değildir. Tam tersi üstüne gideceğiz. Kararlılıkla mücadele edeceğiz. Bu virüsü bünyeden söküp atacağız. İşte bu teklifimizle tam da bunu gerçekleştirmek istiyoruz. Meclis Başkanlığı'na sunduğumuz kanun teklifimizle piyasalarımızın sağlam gövdesini korumak, sermaye piyasalarımızı her türlü riskten arındırarak, çok daha güvenli ve çok daha olumlu havada devam etmesini arzu ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Süreç kapsamında hiçbir şekilde kamu kaynağı kullanılmayacağını, bundan sonra da kullanılmasına izin verilmeyeceğini vurgulayan Güler, tasfiye sürecinin fonların kendi varlıkları içerisinden tamamlanacağını hatırlattı. Güler, kanun teklifinin 9 maddeden oluştuğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kanun teklifimizin birinci maddesiyle beraber amaç ve kapsam ve tanımlar bölümünde bunların ne manaya geldiği, hedefin ne olduğu çok açık bir şekilde yazılmıştır. Sermaye Piyasası Kurulu'nun 17 Eylül tarihinde aldığı kararlar çerçevesinde bir tasfiye yapacağı ifade edilmiştir. Tanımlar bölümünde belli başlıklı kavramlar kullanılır. Bu kavramlarla beraber uygulamayı gerçekleştireceğiz."
"Yatırımcılarımızın mağduriyetini önleyenlere 1 milyon lira ara ödeme imkanı da sağlıyoruz"
Tasfiye işlemlerinin SPK'nin sıkı gözetim ve denetiminde olmasını arzu ettiklerini dile getiren Güler, sözlerine şöyle devam etti:
"Merkezi kayıt kuruluşu, takas bank, saklama ve dağıtım kurumlarının kayıtlarını birbiriyle mutabık hale getirerek, her bir fonun gerçek mal varlığını ve gerçek hak sahiplerini tek tek ve şeffaf bir şekilde belirliyoruz. Fonların portföyündeki varlıkların aceleyle ve değer kaybına yol açacak şekilde elden çıkarılması yerine mümkün olan en yüksek ekonomik değerin elde edilmesi hedeflenmiştir. Gerekli hallerde kurulun kararı ve denetimi altında hakim ortağı satma hakkı, toptan satış, özel emir, geçici farklı fiyat marjı ve borsa dışı satış imkanından yararlanabilmesinin önü açılmaktadır. Dördüncü maddemizde açıkça ifade edildiği gibi; yatırımcılarımızın mağduriyetini önleyenlere 1 milyon lira ara ödeme imkanı da sağlıyoruz. Bir diğer önemli düzenleme; fon varlıklarının tamamının henüz nakde dönüştürülmediği aşamada yatırımcılarımıza ara ödeme yapılabilmesinin önünü açıyoruz. Teklifte fon pay sahibinin fiili nakit giriş ve çıkışlarını esas alan net yatırım tutarı üzerinden belirlenen koşullarla kişi başına en fazla 1 milyon lira ara ödeme yapılabilmesi öngörülmektedir. Bu tutar herkese koşulsuz veya peşin ödenecek bir meblağ ya da nihai tazminat vaadi değildir. Dağıtılabilir nakdin yeterli olmaması halinde mevcut nakdin fon pay sahipleri arasında da en fazla sayıda fon pay sahibine ödeme yapılmasını temin eden, kurula yetki veren bir yöntemi de hedefliyoruz. Beşinci maddemizde hukuka ikili işlemlerde şahsi sorumluluk ve TMSF aracılığıyla cebri tahsilat imkanı getiriyoruz. Teklifimizle gerçeğe aykırı değerler üzerinden fonlardan çıkış yaparak, olağan piyasa koşullarının üzerinde getiri elde edenlerin ve fiyatı gerçeğe aykırı oluşmuş paylardan olağan dışı kazanç sağlayanların objektif emsal getiriyi aşan tutarlarını ise gönüllülük esasına göre iade edebilmelerine imkan tanıyoruz. Fon varlığından hukuka aykırı biçimde çıkarılan değerlerin geri kazanılması için de özel hükümleri öngörüyoruz."
"Kanun teklifimiz ile vatandaşlarımıza bir güvence oluşturmuş oluyoruz"
Diğer maddelere ilişkin de bilgi veren Güler, şu ifadeleri kullandı:
"Fonun kurucusu portföy ve yönetim şirketinin sorumluluğu esas alınmakta, tahsilin ondan sağlanamadığı durumlarda da sorumluluğu belirlenen diğer gerçek ve tüzel kişilere başvurma imkanı getiriyoruz. Altıncı maddemizde; el konulan ve müsaade edilen mal varlıklarının doğrudan fonlara iadesi imkanını getiriyoruz. Ceza soruşturmaları kapsamında el konulan veya yargılama sonucunda müsaade edilen ve ilgili fonla bağlantısı hukuken belirlenen mal varlıkları değerlerinin de fon pay sahiplerinin yararına geri kazanılması amaçlanmaktadır. Geri kazanılan tutarlar TMSF nezdinde her fon için ayrı hesaplarda izlenecek ve yalnızca ilgili fonun tasfiyesiyle fon pay sahiplerine yapılacak ödemelerde kullanılacaktır. Tasfiye tamamlandıktan sonra elde edilen tutarlarda belirlenen usulle yatırımcılara ulaştırılacaktır. Gerçeği aykırı değerler üzerinden fonlardan çıkış yaparak veya suni fiyatlandırılmış paylardan piyasa koşullarının üzerinde olağan dışı kazanç sağlayanlar için nesnel bir çerçeve getiriyoruz. Bu kişilerin objektif emsal getirileri açılacak özel hesaplara gönüllü olarak iade edilmeden de yasal zemin oluşturuyoruz. Sermaye Piyasası Kanunu'nda, 6362 Sayılı Kanun'da yer alan piyasa dolandırıcılığı veya bilgi suistimali gibi fiiller işleyen veya bu fiilleri işleyenlerle birlikte hareket ettiği tespit edilen kişi ve kurumları bu mekanizmanın tamamen dışında tutuyoruz. Suç işleyenin, suistimal yapanın bu kanunun sağladığı ödeme imkanlarından faydalanması asla ve kata mümkün değildir. Amacımız bir yandan yatırımcıların meşru menfaatlerini korurken, diğer yandan da hukuka aykırı işlemlerden doğan sorumluluğun ilgililerine yöneltilmesini ve sermaye piyasasına duyulan güvenin güçlendirilmesini amaçlıyoruz. Kanun teklifimiz ile mevcut sermaye piyasalarımıza, ekonomimize ve hak sahibi olan vatandaşlarımıza bir güvence oluşturmuş oluyoruz."
Güler, kanun teklifinin gelecek hafta TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, daha sonra Genel Kurulda görüşülmesini planladıklarını söyledi.
"Özellikle iki bakanımız hakkında yaptığı iftirayı ve yalanı buradan açıkça lanetliyorum"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat hakkında ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirten Güler, YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale'ye tepki gösterdi. Güler, "Özellikle iki bakanımız hakkında yaptığı iftirayı ve yalanı buradan açıkça lanetliyorum ve kendisini de kınıyorum, ayıplıyorum. Ümit Özlale'ye kendisinin sorduğu soruları soruyoruz. Bu yatırımcının kimlik bilgilerini, hangi fonda ne kadar parası kaldığını gösteren kayda nasıl ulaştınız? Bu bilgiler size kimden geldi? Bu yalan ve iftiralarınızın bilgilerini sizin sorduğunuz gibi soruyorum. Kimden geldi?" diye konuştu.
"Lütfen özür dileyin ve köşenize çekin"
Özlale'den özür beklediğini aktaran Güler, "Bu kadar yalan ve iftiradan sonra bir insandan ne beklersiniz? "Özür dilerim. Kusura bakmayın. Ben Hasan Özdemir isimlerini karıştırmışım." Lütfen özür dileyin ve köşenize çekin. Mevcut yargının da işini yapmasını engellemeyin. Namuslu, onurlu, şerefli insanları maalesef lekeliyorsunuz. Yapmayın" dedi.
Kaynak:İHA