Anadolu Aşiretler Federasyonu Genel Başkanı Ferhat Armağan, Türkiye'de düzenlenen Cadılar Bayramı etkinliklerine tepki göstererek, bu tür kutlamaların kültürel yozlaşmaya neden olabileceğini belirtti. Armağan, milli ve manevi değerlerin korunması çağrısında bulundu.
Anadolu Aşiretler Federasyonu, Türkiye'de son dönemde düzenlenen Cadılar Bayramı etkinliklerine tepki gösterdi. Federasyon adına açıklama yapan Genel Başkan Ferhat Armağan, söz konusu etkinliklerin ülkenin birlik ve beraberliğine zarar verebileceğini ve gençlerin milli ve manevi değerlerden uzaklaşmasına neden olabileceğini ifade etti.
Türkiye genelinde 60 ilde temsilciliği bulunan, 350'den fazla aşiretin ve 100'den fazla sivil toplum kuruluşunun temsil edildiği federasyonun Genel Başkanı Ferhat Armağan, Cadılar Bayramı etkinliklerine ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Türkiye'de 60 ilde temsilciliği bulunan, 350'den fazla aşiretin temsil edildiği, aralarında çok sayıda âlim, seyyid, kanaat önderi ve akademisyenin yer aldığı, ayrıca 100'den fazla sivil toplum kuruluşunun temsil edildiği bir federasyonuz. Bu kapsamda, Cadılar Bayramı adı altında düzenlenen etkinliği kesinlikle doğru bulmuyoruz. Bu etkinliği, ülkemizin birlik ve beraberliğine zarar verebilecek bir faaliyet olarak görüyoruz. Ayrıca Cadılar Bayramı'nın hiçbir semavi dinde yeri olmadığını, semavi dinlerin kabul edemeyeceği bir etkinlik olduğunu düşünüyoruz. Gerek Hristiyanlıkta gerek Yahudilikte gerekse Müslümanlıkta böyle bir etkinliğin dinî bir karşılığı bulunmadığını ifade ediyoruz. Korkutucu görüntülerle insanları korkuya sürükleyen bu etkinliği, aynı zamanda topluma zarar veren bir oluşum olarak değerlendiriyoruz. Burada iki önemli hususu dile getirmek istiyorum. Birincisi, bizim binlerce yıllık bir medeniyetimiz ve köklü bir geçmişimiz var. Bu medeniyet ve kültür birikimiyle pek çok âli devlet ve yüksek medeniyet inşa etmiş bir toplumuz, bir milletiz. Dolayısıyla başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere yetkililerin, dışarıdan gelerek toplumumuzu etkileyen ve özellikle gençlerimizin ahlakını ciddi anlamda zedeleyebilecek bu tür girişimleri dikkate alması ve gerekli değerlendirmeleri yapması büyük önem taşıyor. Biliyorsunuz, savaş sadece silahla yapılmaz. Savaş ekonomiyle olduğu gibi bir milletin ahlakının, maneviyatının ve değerlerinin yok edilmesiyle de yapılmaktadır. Bir toplumu ve devleti asıl yıpratan unsurlardan biri de manevi değerlerinden uzaklaşması, kendi kültürünü ve değerlerini kaybetmesidir. Dolayısıyla örnek alacaksak kainatın efendisi Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm'ı örnek almamız gerekir. Kur'an-ı Kerim'in ortaya koyduğu ahlakı ve ilkeleri benimsemeli; gençlerimizin, toplumumuzun ve milletimizin bu değerlerden ahlak edinmesini sağlamalıyız. Bütün insanlığa örnek olacak yüce bir medeniyetin temelinde bu ahlaki değerler bulunmaktadır. Bu ve buna benzer oluşumları ve etkileşimleri, toplum üzerinde bir mühendislik faaliyeti olarak değerlendiriyor; toplumumuza ve devletimize zarar verebilecek unsurlar olarak görüyoruz. Bu nedenle asla ve asla kendi benliğimizden, maneviyatımızdan ve değerlerimizden uzaklaşmamamız gerekiyor. Buradan Millî Eğitim Bakanımıza da önemli görevler düştüğünü ifade etmek istiyorum. Gerek aileler gerek bireyler gerekse toplum olarak gençlerimize sahip çıkmamız gerekiyor. Bu konu son derece önemlidir."
Kaynak:İHA