Arslan: Türkiye 49 vatandaşı için 100 gün sustu
AK Parti Kars Milletvekili Arslan, Türkiye’nin rehin tutulan 49 vatandaşı için IŞİD ile ilgili olarak düşük perdeli söylemler içeren bir dış politika izlediğini söyledi.
AK Parti Kars Milletvekili Ahmet Arslan, partisinin Kars İl Başkanı Ali Şakir Yurdakoş’un 5. Olağan Kongre duyurusu nedeniyle düzenlediği basın toplantısında, IŞİD, PKK ve PYD ile ilgili olarak önemli açıklamalarda bulundu.
Milletvekili Arslan açıklamasında, Türkiye’nin Kuzey Irak’ta yaklaşık olarak 100 gün rehin tutulan Başkonsolos ile birlikte 49 vatandaşının can güvenliği nedeniyle İŞİD’e karşı farklı bir dış politika geliştirmek zorunda kaldığını söyledi.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir yıl önce Bakanlar Kurulu kararıyla IŞİD’in bir terör örgütü olduğunu kabul eden kararının, Devletin Resmi Gazetesinde yayınladığını da hatırlatan Arslan, IŞİD’in PKK gibi bir terör örgütü olduğunu da ifade etti.
Türkiye’de bulunan muhalefetin ve Türkiye’yi istemeyen dış güçlerin ne yazık ki IŞİD’İ, PKK’yı ve PYD’yi yanlış tanımlayarak, Türkiye’nin başına çorap örmeye ve Türkiye’nin başına büyük belalar getirmeye çalıştıklarını ileri sürdü.
TÜRKİYE, 100 GÜN, 49 REHİNESİ İÇİN YÜKSEK PERDENDEN KONUŞMADI
Arslan açıklamasında, 49 rehinenin IŞİD tarafından Irak’ta rehin tutulduğu sırada, Türkiye Cumhuriyeti’nin karşısında amaçları, hedefleri, ne yapmak istedikleri belli olmayan ve neyin uğruna mücadele ettikleri dahi belli olmayan bir terör örgütü IŞİD’in olduğunu da söyledi.
Türkiye’nin 100 boyunca 49 rehinesinin can güvenliği için IŞİD ile ilgili olarak özellikle çok yüksek perdeden konuşmadığını da belirten Arslan açıklamasında: “Karşınızda devlet etme kültürü olan, kurumsallaşmış bir yapısını olan bir taraf olursa, siz de ülke olarak ona göre bir dış politika geliştirirsiniz. Ama karşınızda ne olduğu ve ne olacağı dahi belli olmayan IŞİD gibi bir terör örgütü varsa ne yapılırdı? IŞİD’in amacı, hedefi ve ne yapmak istedikleri belli olmadığı gibi neyin uğruna mücadele ettiği de belli değil. Sizin de 49 vatandaşınız orada esir ise siz de ona göre bir dış politika geliştirmek zorundasınız. Dolayısıyla de söylemlerinizi de ona göre düşük seviyeden yapmak zorundasınız. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, o süreçte de bunu yapmıştır. Ve bu konuda hiçbir kimsenin şüphesi olmasın. Eğer IŞİD ile ilgili bu ülke yazın özellikle çok yüksek perdeden konuşmamışsa bilin ki orada esir olan 49 insanı içindir. Ama Türkiye bugün ise çok net bir şekilde konuşuyor. Her kes biliyor ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin IŞİD’in arkasında olması ve desteklemesi gibi bir şey kesinlikle olamaz. Ama Türkiye Cumhuriyeti’ni istemeyenler, karıştırmak isteyenler zaman zaman bu ifadeleri kullanıyor. Bu bölgedeki sorunun IŞİD boyutudur. “dedi.
IŞİD DE PKK’DA, BİR TERÖR ÖRGÜTÜDÜR
IŞİD’in de PKK’nın da bir terör örgütü olduğunu ve İŞİD çıktı diye artık PKK’ya bir terör örgütü dememenin söz konusu olamayacağını da açıklayan Arslan: “Sorunun PKK boyutu ise yani IŞİD diye bir terör örgütü ve bela çıktıysa, biz ülke olarak PKK’nın da bir terör örgütü olduğunu söylemekten vaz mı geçeceğiz? ‘PKK, artık bir terör örgütü değilmi dir?’ Diyeceğiz. Böyle bir şey yok. PKK dün olduğu gibi bugünde bir terör örgütüdür. PKK’dan daha beter bir terör örgütü çıktı diye PKK’ya yönelik bu söylemden vaz geçemeyiz. Yani her ikisi de terör örgütüdür. Ve devletimiz de bu iki terör örgütü başka türlü kabul etmesi de söz konusu değildir. Kobani’de yaşananlar nedeniyle yapılan eylemler, PKK’yı resmen kabul etmemiz gibi bir sonucu kesinlikle doğuramaz. Çünkü Türkiye’de ki muhalefet ve Türkiye’yi istemeyen yabancı güçler de bunu istiyor. “ dedi.
PYD BUGÜNE KADAR ESED İLE ORTAK HAREKET ETTİ
PYD’nin bu güne kadar ESED ile ortak hareket ettiğini de ileri süren Arslan açıklamasında ayrıca şu önemli noktalara dikkat çekti: “PYD ile ilgili bir gerçekte şudur. Suriye’den 1 milyon 800 bin kişinin Türkiye’ye gelip ve bunun iki mislinin de Ürdün ve Irak gibi başka yerlere gittiğinde ESED ile birliktelik sağlayan ve O’nun ile ortak hareket eden bir yapı varken, Türkiye Cumhuriyeti o yapı ile ortak hareket mi edecek. Türkiye o yapıya diyor ki, ‘ya arkadaş, ESED’in çıkarı için kendi ülke insanının çıkarı ve benim insanımın huzuruna denk gelecek harekette bulunursan beraber hareket edelim, aksi taktirde senin yanında olmamı bekleme.’ PYD bugüne kadar ESED ile ortak hareket edecek. Sonra da diyecek ki, ‘Türkiye gelsin beni kurtarsın’ Böyle bir şey yok. Çünkü, Türkiye Cumhuriyeti bir komşu ülke olarak yapacağı en insani ve komşuluk görevini yaparak sınırlarını sonuna kadar açarak ‘Huzurlu bir kucak arıyorsan, gel’ diyor. Ama ‘benim ülkeme bela da getirme’ de diyor.
BİRİLERİ, IŞİD, PKK VE PYD’Yİ YANLIŞ TANIMLAYARAK, TÜRKİYE’NİN BAŞINA ÇORAP ÖRMEYE ÇALIŞIYOR
Ne yazık ki birileri, IŞİD’İ de PKK ve PYD’yi yanlış tanımlayarak Türkiye’nin başına çorap örmeye ve Türkiye’nin başına büyük belalar getirmeye çalışıyorlar. Bu gerçekleri her kes bilsin. Yoksa Türkiye son birkaç günde sadece Kobani’den 172 bin Kürdü sınırlarını açarak barındırabilirimiydi. Türkiye’nin Kobani’li Kürtlere bir düşmanlığı olsaydı, bunu yaparmıydı. Türkiye, dün olduğu gibi bugün de diyor ki, ‘biz dün olduğu gibi bugünde komşuysak, aramızdan komşuluk hakkı ve komşuluk hukuku var. Ve ondan da öte biz geçmişte tek coğrafyaydık, aynı kültürle yetiştik, bugün akrabalarımızın bir kısmı ora dadaysa bir kısmında buradadır. Savaş ve zulüm nedeniyle komşu ve akrabalarımız bizler sığınmışlarsa biz onları kucaklıyoruz ve Türkiye Cumhuriyeti PKK, IŞİD ve PYD için değil kardeşlik için, insanlık için ve komşuluk hukuku için 1 milyon 800 bin kişiye sahip çıkıyor. Ve kapım halen açık diyor.“