Devlet Memurları Sendikası Genel Başkanı Tuncay Cengiz, "Çözüm takvimi oluşturulsun, memurlarımızın beklentileri tam anlamıyla karşılansın. Çünkü hak edileni alamamak gibi belirsizlik de yıpratıcıdır" dedi.
Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Sekreteri ve Devlet Memurları Sendikası Genel Başkanı Tuncay Cengiz, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) önünde yaptığı basın açıklamasında, kamu çalışanlarının özlük haklarının iyileştirilmesi, ücret ve tazminat düzenlemelerinin yapılması ve çalışma şartlarının geliştirilmesi yönündeki taleplerini dile getirdi. Basın açıklamasına katılan sendika üyeleri pankartlar açarak slogan attı.
"Ülkemizin en stratejik görev yerlerinde sorumluluk alıyor, görevlerimizi icra ediyoruz"
Sorunların yalnızca bir ücret meselesinden de ibaret olmadığını belirten Cengiz, "Hiç çekinmeden, bir an olsun düşünmeden riskli görevler üstleniyoruz, en kritik tesislerde, askeri üretim ve bakım alanlarında, sınır bölgelerinde ve ülkemizin en stratejik görev yerlerinde sorumluluk alıyor, görevlerimizi icra ediyoruz. Buna rağmen ne hikmetse verilen emeğin karşılığını, özlük haklarımızda göremiyoruz. Bu anlamda, bıçak kemiğe dayanmamış, tam anlamıyla parçalamıştır. Bunca işi yapan, bunca işi yaparken de gözünü budaktan sakınmayan arkadaşlarımız, artan hayat pahalılığıyla boğuşuyor. Her şartta devleti için emek verenler ailelerinden uzak kalmanın ağır yüküyle mücadele ediyor. Zorlu çalışma şartlarında yine bir adım geri durmadan sorumluluğunu yerine getiriyor" ifadelerini kullandı.
"Yılda 45 gün fiili hizmet süresi zammı verilmesini talep ediyoruz"
Taleplerini bir kez daha tekrarlayacaklarını vurgulayan Tuncay Cengiz, "657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 36. Maddesinde "savunma ve güvenlik hizmet sınıfı" oluşturulmasını istiyoruz. 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri personel kanunu kapsamında aylık 4 bin gösterge puanı karşılığı ek ödeme yapılmasını talep ediyoruz. Kritik ve stratejik illerde görev yapan memurlarımıza kritik bölge tazminatı verilmesini istiyoruz. Görevlerimizin niteliği ve taşıdığımız riskler dikkate alınarak yılda 45 gün fiili hizmet süresi zammı verilmesini talep ediyoruz. Tayın bedeli katsayısının 2 bin 400'den 6 bine yükseltilmesini istiyoruz. Millî savunma bakanlığına bağlı sosyal tesislerden ve özel bakım merkezlerinden ailelerimiz ve emeklilerimiz de dâhil olmak üzere bütün memurların kısıtlama olmaksızın tam üye statüsünde yararlanabilmesini talep ediyoruz. Lojman tahsis oranlarının uzman erbaşlardan ayrı değerlendirilmesini ve memurlarımızın barınma ihtiyacını karşılayacak şekilde artırılmasını istiyoruz" diye konuştu.
"Sözleşmeli personelin OYAK'a daimi üye olabilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılmasını istiyoruz"
Genel Başkan Tuncay Cengiz, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
"Milli savunma uzmanı-silahlı kuvvetler uzmanı" ve "savunma hizmetleri uzmanı" kadrolarına kurum içinden özel yarışma sınavıyla atanabilmenin önünün açılmasını istiyoruz. İnsani maksatlı mayın temizleme faaliyetleri ile mühimmat ayıklama, depolama ve taşıma işlerinde görev yapan memurların, tehlikeli ve çok tehlikeli işler kapsamında değerlendirilmesini talep ediyoruz. Memurlarımıza yönelik kapsamlı bir giyim yardımı yönetmeliği çıkarılmasını istiyoruz. Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının iki yılda bir, düzenli ve öngörülebilir biçimde yapılmasını, jandarma genel komutanlığında 8 yıldır yapılmayan unvan değişikliği sınavı ile görevde yükselme sınavının açılmasını istiyoruz. Jandarma genel komutanlığı ve sahil güvenlik komutanlığında sivilleşme ve kariyer uzmanlığı sürecinin başlatılmasını talep ediyoruz. 7068 sayılı kanun kapsamından sivil devlet memurlarının çıkarılmasını istiyoruz. OYAK'ın yönetim, denetim ve disiplin kurullarında memurlarımızın temsil edilmesini; sözleşmeli personelin OYAK'a daimi üye olabilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılmasını istiyoruz."
"Kim ne kadar çalışıyorsa verdiği emeğin, çalışmanın karşılığını alsın"
Cengiz, kimsenin hakkına göz dikmediklerini vurgulayarak, "Bizim derdimiz üzüm yemek ve hakkımız olanı almak. Başka hiçbir düşüncemiz ya da derdimiz yok. Biz istiyoruz ki, kim ne kadar emek veriyorsa, kim ne kadar çalışıyorsa verdiği emeğin, çalışmanın karşılığını alsın. Bu anlamda, bizim taleplerimiz açıktır, gerçeklerimiz ve gerekçelerimiz ortadadır. Beklentilerimiz de sonuna kadar haklıdır. Bugün de burada bir kez daha ifade ettiğimiz taleplerimiz bir günde ortaya çıkmamıştır. Her bir talebin arkasında bir çalışma arkadaşımızın yaşadığı güçlük, bir ailemizin geçim kaygısı, bir meslek grubunun birikmiş beklentisi var. Bu nedenle yetkililerden beklentimiz nettir: taleplerimiz göz ardı edilecek konular olarak görülmesin. Taleplerimiz, masada toplanıp, içilen çaylar eşliğinde rafa kaldırılmasın" şeklinde konuştu.
"Çözüm takvimi oluşturulsun, memurlarımızın beklentileri tam anlamıyla karşılansın"
Talepleri için ivedi bir şekilde somut adımlar atılmasını ifade eden Cengiz, "Çözüm takvimi oluşturulsun, memurlarımızın beklentileri tam anlamıyla karşılansın. Çünkü hak edileni alamamak gibi belirsizlik de yıpratıcıdır. Ayrıca önemle ifade etmek isteriz ki, sürekli ertelenen beklentiler, halının altına süpürülen sorunlar çalışma barışını da zedeler. Ayrıca bizler sadece konuşmuyor, çözüm önerilerimizi de sunuyoruz, tüm bunları yaparken de sadece aynaya bakıyoruz. Memurun hakkını savunduklarını iddia edenler ne demiş diye merak etmeden, kim ne kadar alıyormuş gibi akla ziyan kıyaslar yapmadan, kimin hangi yolun yolcusu olduğuna bakmadan, kimin kafasında hangi planları olduğuna aldırış etmeden, yolumuzda yürümeye, devletimizin daha da güçlenmesi, milletimizin yarınlarından daha emin olması için çalışmaya devam ediyoruz" dedi.
Tuncay Cengiz, haklarını elde edene kadar mücadele etmeyi sürdüreceklerini belirterek, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar" sözünü hatırlattı. Cengiz, hedeflerine ulaşana kadar yürümeye ve hakkın, hak edilenin ve hak edenin yanında durmaya devam edeceklerini ifade etti.
Kaynak:İHA