İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in İran'a yönelik yaptırımlara ilişkin dün düzenlediği basın toplantısına ilişkin açıklamasında, "Burası Normandiya değil, siz de senaryonuzu unutmuşsunuz" ifadelerini kullandı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise Washington'ın tutumuna ilişkin, "Bir zorba, her banka ve hükümetin Washington'ın taleplerine uymak ya da misillemeyle karşı karşıya kalmak arasında seçim yapmak zorunda olduğunu ilan ettiğinde, mesele artık yalnızca İran'dan ibaret değildir" dedi.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in dün İran'ı izole etmeye yönelik kapsamlı yeni yaptırımlara ilişkin açıklamalarına alaycı ifadelerle tepki gösterdi. Galibaf sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yaptırımları "ekonomik Normandiya Çıkarması (D-Day)" olarak nitelendiren Bessent'in bir basın mensubunun sorusuna verdiği cevaba değindi.
"Burası Normandiya değil, siz de senaryonuzu unutmuşsunuz"
Galibaf, Bessent'in bir gazetecinin "ABD, Almanya'ya bir zaman çizelgesi vermemişti. Peki neden yaptırımları bugün uygulamıyorsunuz?" sorusuna verdiği "Küresel finansal sistemi neden havaya uçurmak isteyeyim?" cevabını eleştirdi.
İran Meclis Başkanı, "Önce ekonomik D-Day diyor, sonra "Neden finansal sistemi havaya uçurmak isteyeyim?" diyor. Efendim, burası Normandiya değil, bir doğaçlama gecesi ve siz de senaryonuzu unutmuşsunuz" ifadelerini kullandı.
Bekayi: "Mesele artık yalnızca İran'dan ibaret değil"
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de ABD açıklamalarına ilişkin paylaşım yaptı. Bekayi, "ABD, "Ekonomik D-Day" diyor. Gölge gibi itaatkar görünmeyi tercih edenler de "Her şey yolunda" diyor. Ancak bir dakika, kesinlikle durum yolunda değil. Bir zorba, her banka, şirket, liman ve hükümetin Washington'ın keyfi taleplerine uymak ya da ABD'nin misillemesiyle karşı karşıya kalmak arasında seçim yapmak zorunda olduğunu ilan ettiğinde, mesele artık yalnızca İran'dan ibaret değildir" dedi.
Bekayi, "Bu, uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın en temel ilkeleri olan, devletlerin egemen eşitliği ve kendi geleceğini tayin hakkına saygıyı ortadan kaldırmak anlamına gelmektedir. Egemenliğine ve ulusal çıkarlarına değer veren hiçbir saygın ülke, böylesine kapsamlı bir hukuk ihlalinin ve sistematik baskının normalleştirilmesini kabul etmez" ifadelerini kullandı.
Kaynak:İHA