Türkiye'nin Azerbaycan ve Orta Asya'daki Türk cumhuriyetleriyle kara ve demir yolu bağlantılarını güçlendirmesi amaçlanan Zengezur Koridoru ile Alsancak Limanı'nın geleceği, İzmir'de düzenlenen LOGISTECH Fuarı'nda ele alındı. Lojistik sektörünün temsilcileri, bölgesel ticaretin geliştirilmesi, dijitalleşme, altyapı yatırımları ve limanın kapasitesinin artırılmasına yönelik değerlendirmelerini paylaştı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından 7-9 Ekim tarihlerinde Fuar İzmir'de düzenlenen LOGISTECH 5. Uluslararası Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda, Zengezur Koridoru'nun bölgesel ticarete katkısı ve Alsancak Limanı'nın yeni dönem hedefleri masaya yatırıldı. Ulaştırma bağlantılarının güçlendirilmesi, dijitalleşme, operasyonel verimlilik ve altyapı yatırımları öne çıkan başlıklar oldu.
"Hava, kara ve deniz taşımacılığını birlikte değerlendirmeliyiz"
"Zengezur Koridoru: Türk Devletleri Arasında Ulaştırma Koridorlarının Geleceği" başlıklı oturumun moderatörlüğünü Türkiye-Azerbaycan İş Adamları ve Sanayicileri Birliği (TÜİB) Lojistik ve Nakliye Komitesi Başkanı Vusal Xalilov yaptı. Oturumda; Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Yönetim Kurulu Üyesi Ayfer Vurgun, Ege Üniversitesi İşletme Bölümü Lojistik Yönetimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burcu Aracıoğlu, Lojistik Hizmet Sağlayıcılar Derneği (LOJİDER) üyesi ve Artway Lojistik Satış Müdürü Fatih Dülger, AGTL Yönetim Kurulu Üyesi ve WILAT Azerbaycan Başkanı Lamiya Xalilova ile Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Avrupa Ülkeleri Uzmanı Sena Çelikten konuşmacı olarak yer aldı.
UTİKAD Yönetim Kurulu Üyesi Ayfer Vurgun, Zengezur Koridoru'nun Türkiye'nin uluslararası ulaştırma bağlantılarını güçlendireceğini belirterek, "Mevcut güzergâhlara alternatif bir yolun bulunması, bölgesel taşımacılık ağını güçlendiren önemli bir unsur" dedi. Koridorun yalnızca demir yolu üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Vurgun, "Hava, kara ve deniz taşımacılığını birlikte değerlendirmeliyiz. Güzergâh boyunca hizmetlerin ve fiyatlandırmanın şeffaf olması, Hazar geçişlerinde gemi ve tren seferlerinin düzenli hâle getirilmesi gerekiyor" diye konuştu.
Dijitalleşme ve mevzuat uyumu öne çıktı
Ege Üniversitesi İşletme Bölümü Lojistik Yönetimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burcu Aracıoğlu, Zengezur Koridoru'nun başarısının yalnızca ulaşım altyapısının kurulmasına bağlı olmadığını belirtti. Aracıoğlu, "Bir koridorun başarısı için teslimatın maliyetini, süresini ve herhangi bir sorun yaşandığında sorumluluğun kimde olduğunu baştan tanımlamak gerekiyor. Hazar geçişlerinde demir yolu ve deniz yolu entegrasyonu da bu zincirin en kritik noktalarından biri" dedi.
Dijitalleşmenin yanı sıra sınır geçişlerinin ve ülkeler arasındaki mevzuat uyumunun önemine dikkat çeken Aracıoğlu, Türkiye'nin depolama, yük birleştirme ve katma değerli lojistik hizmetler alanındaki gücünün koridorla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Artway Lojistik Satış Müdürü Fatih Dülger de Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridor Projesi'nin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirterek, "Orta Koridor'u tek tek güzergâhlar olarak değil, Londra'dan Çin'e kadar uzanan bütün bir hat olarak düşünmeliyiz. Dijitalleşme de koridorun verimliliği açısından zorunlu. Bir ülkede başlayan dijitalleşme diğer ülkede sekteye uğrarsa maliyet ve süre artıyor" dedi.
"Taşımacılıkta belirsizlik bir maliyettir"
AGTL Yönetim Kurulu Üyesi ve WILAT Azerbaycan Başkanı Lamiya Xalilova, Zengezur Koridoru'nun Türk devletleri arasındaki ulaştırma ve ticaret bağlantılarını güçlendireceğini vurguladı. Xalilova, "Bu koridor Azerbaycan ile Nahçıvan'ı, Türkiye'yi ve Orta Asya'yı birbirine bağlayan önemli bir ulaşım hattı olacak. Hazar geçişlerinin etkin ve düzenli çalışması, koridorun başarısı açısından büyük önem taşıyor" diye konuştu.
UND Avrupa Ülkeleri Uzmanı Sena Çelikten ise taşımacılıkta öngörülebilirliğin önemine dikkat çekti. Çelikten, "Taşımacılıkta belirsizlik bir maliyettir. Bizim için önemli olan yalnızca yolun varlığı değil, yükün ne kadar sürede ve hangi maliyetle hareket edeceğinin öngörülebilmesi. Sınır geçişleri ve mevzuat farklılıkları da süreci etkileyecektir. Yeni yollar kadar mevcut yolların birbirine bağlanması, belgelerin dijitalleşmesi ve uygulamaların ülkeler arasında uyumlaştırılması gerekiyor" dedi.
Alsancak Limanı'nda yeni dönem ve yatırım hedefleri
"İzmir'in Denizden Geleceğe Açılan Kapısı: Alsancak Limanı'nda Yeni Dönem ve Yeni Vizyon" başlıklı oturumda, limanın bölge ekonomisindeki stratejik rolü, yeni işletme dönemi ve planlanan yatırımlar ele alındı. Türkiye Liman İşletmecileri Derneği (TÜRKLİM) Danışmanı ve eski Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Erdemir'in moderatörlüğündeki oturuma, İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, Türkiye Varlık Fonu (TVF) İzmir Alsancak Limanı Yatırım ve Yönetim AŞ Operasyon ve Ticari Stratejiler Genel Müdür Yardımcısı Arcan Fayatorbay ile Alport Limanlar İş Geliştirme Direktörü Onurhan Kadıoğlu katıldı.
İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, Alsancak Limanı'nın İzmir ve Ege Bölgesi'nin dış ticareti açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek hız ve verimliliğin liman operasyonlarında belirleyici olduğunu vurguladı. Gemilerin limanda bekleme sürelerinin azaltılması gerektiğini belirten Öztürk, "35 yıldır bu limanı savunanlardan biriyim. Limanın temel kullanıcısı gemidir ve gemi hareket etmek ister, durmak istemez. Durmak maliyet kaybıdır. Bu nedenle limanın hızlı ve etkin çalışması gerekiyor" dedi.
Alsancak Limanı'nın yük hacmi artacak
TVF İzmir Alsancak Limanı Yatırım ve Yönetim AŞ Operasyon ve Ticari Stratejiler Genel Müdür Yardımcısı Arcan Fayatorbay, limanın altyapısını güçlendirerek bölgenin ticari faaliyetlerine daha fazla katkı sağlamayı hedeflediklerini söyledi. Rıhtımların rehabilitasyonu, liman sahalarının ve teknolojik altyapının geliştirilmesi, gemi yaklaşma kanalının derinleştirilmesi ve kuru liman yatırımlarının öncelikli başlıklar arasında yer aldığını belirten Fayatorbay, yük hacmini 2029 yılına kadar 1 milyon TEU'ya, ikinci faz yatırımlarıyla da kapasiteyi 3 milyon TEU'nun üzerine çıkarmayı hedeflediklerini ifade etti.
Alsancak Limanı'nın uluslararası rekabet gücünü artırarak Pire Limanı'ndan aktarma yükü çekmeyi amaçladıklarını belirten Fayatorbay, yatırımların İzmir ve Ege ekonomisine katkı sağlayacağını kaydetti.
Limanın kapasitesi artarken kent trafiğine etkisinin azaltılmasının da hedeflendiğini belirten Fayatorbay, otoyoldan limana doğrudan bağlantı sağlanmasına yönelik çalışmaların başlayacağını söyledi. Liman çevresinde tır kuyruklarının oluşmasını önlemek için saha düzenlemeleri yapılacağını aktaran Fayatorbay, limana ait demir yolu bağlantılarının devralınması ve yakınında kurulacak kuru liman aracılığıyla yüklerin demir yoluyla taşınmasının planlandığını ifade etti. Bu düzenlemelerle artan liman kapasitesinin İzmir kent trafiği üzerindeki etkisinin en aza indirilmesi amaçlanıyor.
Liman-demir yolu bağlantısı güçlendirilecek
Alport Limanlar İş Geliştirme Direktörü Onurhan Kadıoğlu, yeni işletme döneminde operasyonların kesintisiz sürdürüldüğünü belirtti. Kadıoğlu, "Limanı devraldığımız anda operasyonun devamlılığı bizim için en önemli konuydu. Bundan sonraki hedefimiz, her gün bir önceki günden daha iyi bir noktaya ulaşmak" dedi. Saha, ekipman, terminal ve dijital altyapının da geliştirileceğini kaydetti.
Oturumun moderatörü Aydın Erdemir ise Alsancak Limanı'nın tarihi gelişiminde demir yolunun önemli bir rol oynadığını vurguladı. Erdemir, "İzmir'de liman ve demir yolunun birlikte gelişmesi, kentin ticari kimliğinin oluşmasında önemli rol oynadı. Bugün de liman-demir yolu bağlantısını modern altyapı ve etkin işletmecilik anlayışıyla güçlendirmek, İzmir'in lojistik geleceği açısından büyük önem taşıyor" diye konuştu.

Kaynak:İHA